BIY AD

27 Ocak 2012 Cuma

Maçlardan Önce #23


Cezalılar:

Hürriyet Gücer(Eskişehirspor)
Anthony Seric(K. Karabükspor)
Gökçek Vederson(Bursaspor)
Elyasa Süme, Bekir Ozan Has, Emre Güngör, Turgut Doğan Şahin(Gaziantepspor)
Samuel Holmen, Mahmut Tekdemir(İBB)
Reto Ziegler(Fenerbahçe)
Giray Kaçar(Trabzonspor)
Kemal Tokak(Samsunspor)
Ömer Aysan Barış(Manisaspor)
Zurab Khizanishvili, Cristian Riveros(Kayserispor)
Veli Kavlak, Hugo Almeida(Beşiktaş)

Afrika Uluslar Kupası'ndaki Futbolcular:

J. Faty(Sivasspor)
E. Eboue(Galatasaray)
Didier Zokora(Trabzonspor)
J. J. Gosso(Orduspor)
N. Amrabat(Kayserispor)
M. Basser(Bursaspor)
Wissem Ben Yahia(MİY)
Prince Tagoe(Bursaspor)
Kamil Zayatte(İBB)
Aristide Bance(Samsunspor)
H. Ragued(K. Karabükspor)

Eksikler:

Selim Teber, Gurur Yazar(Samsunspor)
Armand Deumi(Kardemir Karabükspor)
Zydrunas Karcemarskas, Mahmut Bezgin, Ivan de Souza(Gaziantepspor)
Dany Nounkeu, Kerim Zengin-oynama ihtimalleri var-(Gaziantepspor)
Fatih Tekke, Saso Fornezzi, Numan Çürüksu(Orduspor)
Wilfried Dalmat-oynama ihtimali var-(Orduspor)
Mehmet Güven(Manisaspor)
Serdar Aziz-oynama ihtimali var-(Bursaspor)
Petr Janda, Ali Zitouni, Doğa Kaya, Sedat Ağçay, Sammy Ndjock(MP Antalyaspor)
Mert Nobre, İbrahim Kaş, Beto, İbrahim Ferdi Coşkun(Mersin İdman Yurdu)
Gökhan Süzen, Ali Güzeldal, Kenan Hasagic, Cihan Haspolatlı(İBB)
Efe İnanç-oynama ihtimali var-(İBB)
Franco Cangele, Diego Biseswar(Kayserispor)
Sezgin Coşkun(Eskişehirspor)
Bülent Ertuğrul, Serdar Özbayraktar, Diomansy Kamara, Dede, Akos Elek-oynama ihtimalleri var-(Eskişehirspor)
Debatik Curri, Oktay Delibalta, Ante Kulusic, Emre Aygün(Gençlerbirliği)
Tayfun Cora, Robert Vittek(Trabzonspor)
Ziya Erdal, Muhammet Ali Atam, Sandro, Hayrettin Yerlikaya(Sivasspor)
Mehmet Aurelio, Bebe(Beşiktaş)
Tomas Sivok, Roberto Hilbert, Ricardo Quaresma-oynama ihtimali var-(Beşiktaş)
Selçuk Şahin, Özgür Çek(Fenerbahçe)
Emre Belözoğlu-oynama ihtimali var-(Fenerbahçe)
Milan Baros, Yekta Kurtuluş, Servet Çetin(Galatasaray)

-Güncellenecek-


MP Antalyaspor - Gençlerbirliği

Antalyaspor tahmini güç bir takım diye sürekli söyleyip duruyorum. Bu hafta son haftaların başarılı 11'inden 3 oyuncu yok. Sammy'nin sakatlığı eskidi diyebiliriz ama Zitouni ve Doğa Kaya özellikle topu ileri çıkartmada önemli isimler. Zitouni takımın gol yüküne epey katkı sağlamıştı. Doğa'ysa gösterişsiz ama çok faydalı işler yapıyor. Gençlerbirliği'nde Curri sezonu kapattı. Kulusic'in de sakatlığında stoper ihtiyacı iyice artacak. Zaten son haftalarda sol bek M. Sedef stoper oynuyordu. Burak Özsaraç'ın oynamasını bekliyorum ama o da tecrübesine karşılık oldukça ağır bir futbolcu. Antalyaspor 27 puanının 19'unu içeride toplamış, Gençlerbirliği'nin deplasmanda 11 puanı var. Zor maç olacak. Ben Antalyaspor'un Gençler önünde gol bulacağını ama Gençlerbirliği'nin de boş durmayacağını düşünüyorum. Tahminim karşılıklı gol var. Sonuç olarak beraberlik seçeneğine yakınım.

Bursaspor - Galatasaray

Öncelikle bu maçın yorumuna girmeden Bursa'daki hava durumuna bakmak gerek. An itibariyle ufak bir araştırma yaptım, Bursa'da da tüm Türkiye'de olduğu gibi kar yağışı epey fazla. Kar bu şekilde devam ederse maçın ertelenme ihtimali olabilir. Maç ertelenmese dahi ağır bir zeminle birlikte soğuk hava olacağı belli. Ayrıca Bursaspor'un cezası nedeniyle karşılaşmada yalnızca kadın ve çocuk seyirciler olacak. Bu soğukta ve karda ne kadar talep olur, merak ediyorum. Bursaspor çok golcü bir takım değil. Bunun yanı sıra Ertuğrul Sağlam ligimizdeki "önce durdur sonra vur" felsefesinin bayrak adamlarından biri. Baros'suz Galatasaray da çok golcü değil. Son Ankaragücü maçını bu karşılaşmaya örnek gösteremeyiz. Bana golü atanın kazanacağı bir maç izleyecekmişiz gibi geliyor. Zaten bu maçta 3'ün üstünde golü asla beklemiyorum. Tahminim hava koşullarını da göz önüne alarak alt.

26 Ocak 2012 Perşembe

Arif Erdem'in Arayışları


Arif Erdem, Abdullah Avcı'dan bayrağı devralalı 12 maç haftası olmuş. Bu süreçte Büyükşehir Belediyespor 12 puan toplamayı başarmış. Abdullah Avcı dönemindeyse tam 18 puan toplandığını görüyoruz. Teknik direktör değişikliklerinden sonra hızlı iniş ya da çıkışlar yaşanması doğal ki bu değişim yardımcı antrenörün en tepeye geçmesinden ibaret olsa bile.

Bu yazıda Arif Erdem'i biraz eleştireceğim. Bunun için çiçeği burnunda teknik direktörlük kariyerindeki en başarılı sonucu bekledim. Arif Erdem umut veren bir teknik direktör ve en büyük şansı İBB gibi yoğun baskı yaşamayan, ekonomik gücü yüksek bir takımda çalışması. Erdem'i eleştireceğim konu kadro istikrarını bir türlü yakalayamaması. Özellikle savunmada.

Erdem 12 karşılaşmada 4'lü savunmada tam 10 futbolcu kullanmış(ilk 11'de başlayan 10 farklı futbolcu). Lig lideri Galatasaray aynı süreçte 8 farklı futbolcu kullanmış. Sayı yakın gibi gözükse de Galatasaray'ın genellikle Eboue, Semih, Ujfalusi, Hakan 4'lüsünü kullandığı bir gerçek. Ama İBB'de enteresan bir durum var. Bu 12 haftada bir kez bile arka arkaya aynı savunma 4'lüsünü kullanarak çıkmamışlar. Hatta 3 maç arka arkaya oynayan futbolcu sayısı bile sınırlı. Özellikle sağ ve sol bekte büyük bir sirkülasyon görüyoruz.

Sağ bekte Rızvan, Cihan, Kus dönüşümlü olarak oynarken; sol bekte Ekrem, Gökhan ve Eren forma kovalamış. Elbette bu istikrarsızlığın tek sebebi Arif Erdem'in tercihleri değil. Yaşanan uzun vadeli sakatlıklar, Zayatte'nin Afrika Uluslar Kupası'na gidişi gibi sebepler de bu sık değişimlerin müsebbibi.

Ama ben Arif Erdem'in teknik direktörlük profilinde başarısız sonuçların ardından sık oyuncu değişiklikleri olduğunu düşünüyorum. Bu çok kötü bir şey değil tabii ki ama sık değişiklik uzun vadede başarının gelmesini engelleyen faktörlerden biri. En azından sık rotasyon yaparak başarıya ulaşmış takım sayısının ideal 11'e bağlı ilerleyen ve başarılı olan takım sayısından çok daha az olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

İşte size bahsettiğim 12 haftadaki savunma 4'lüleri:

11. Hafta: Kus, Metin, Zayatte, Ekrem
12. Hafta: Rızvan, Metin, Zayatte, Ekrem
13. hafta:  Rızvan, Metin, Marcus, Gökhan
14. Hafta: Cihan, Metin, Zayatte, Gökhan
15. Hafta:  Rızvan, Can, Zayatte, Ekrem
16. Hafta: Rızvan, Can, Metin, Gökhan
17. Hafta: Kus, Can, Marcus, Gökhan
18. Hafta: Rızvan, Zayatte, Metin, Eren
19. Hafta: Cihan, Zayatte, Metin, Ekrem
20. Hafta: Rızvan, Can, Metin, Ekrem
21. Hafta: Rızvan, Marcus, Metin, Ekrem
22. Hafta: Kus, Marcus, Metin, Ekrem

25 Ocak 2012 Çarşamba

88'e 2


Ömer Üründül stili "futbol enteresan bir oyun" dersem bana kızmayın. Çünkü Gençlerbirliği-Bursaspor maçı enteresan bir maçtı. Abartmış olmak istemem ama 88 dakika oyunun hakimi olan taraf Gençlerbirliği'ydi buna karşılık Bursaspor 2 dakikalık hakimiyetiyle 2 gol buldu ve oyunu az kalsın kazanacaktı. 90. dakikada futbol adalet terazisini kurdu ve Gençlerbirliği'nin beraberlik golü geldi. Sahadaki oyuna bakarak Gençlerbirliği'nin 2 puan kaybeden, Bursaspor'un 1 puan kazanan taraf olduğunu söyleyebilirim.

Bursaspor'un yeni transferi Pinto'yu ilk defa bu karşılaşmada alıcı gözle seyretme fırsatı buldum. Ne yalan söyleyeyim, Bursaspor'un yine karavana bir transfer yaptığını düşünüyordum ama Pinto beni şaşırttı. Tadeu, Tagoe, Bangura türünde olmayacağını gösterdi. İlk 60 dakikadaki Pinto kaleye arkası dönük etkili, uzun boyuna rağmen teknik ve nispeten hızlı ayrıca mücadeleci bir futbolcu. Kafa topu hakimiyetini söylemeye gerek yok, zaten golü de kafayla attı. Pinto 60'dan sonra yoruldu ve oyundan düştü. Ama 60 dakikalık bu kesit Pinto'nun karavana olmayacağını gösterdi. 

İki takımın kadrolarını teraziye koyup tartsak Bursaspor daha ağır basar. Ama sahada hakimiyetini kabul ettiren Bursa değil Gençlerbirliği'ydi. Bunun nedeni Gençlerbirliği'nin takım olmayı başarmış oluşu. Örneğin birçok takımdan beğenilmeyip gönderilen Mehmet Sedef oynadığı tüm bölgelerde fevkalade başarılı oluyor. Mehmet Akgün'ü hangi taraftar isimce görüp kendi takımına ister. Yaşı kemale ermiş Herve Tum'un özverisi ve golleri dikkat çekmiyor mu? İşte bunlar hep takım olmanın artıları. Sağ kanattaki Hurşut, sol kanattaki Yasin Öztekin bu "takım"ın kremaları. İşte bu sebepten Gençlerbirliği, Bursaspor'dan daha iyi durumda.

Bursaspor 1-2'nin üstüne yatıp skoru koruyabilirdi ama son dakikalardaki oyundan düşüş bir türlü engellenemedi. Ertuğrul Sağlam'ın Pinto-Turgay değişikliği %100 doğruydu. Keza Batalla da. Ama golden önce oyuna Ömer Erdoğan girse en azından hava toplarına karşı bir engel oluştursa diye düşünmedim değil. Son dakikalardaki düşüşün diğer müsebbibiyse elbette ki yoğun fikstür.

Fuat Çapa'nın Burak değişikliği zorunluluktandı. Ergün Teber-Azofeifa değişikliğiyse Gençlerbirliği'ne orta saha üstünlüğünü tamamen getirdi. Azofeifa yanılmıyorsam 70 küsuruncu dakikada çok önemli bir hamle yaparak Bursaspor'un 3. golünü de engelledi. Soner-Zec değişikliğiyle orta saha üstünlüğünden vazgeçilip hücumda 1 fazla adam bulundurmak düşünülmüştü. Fuat Çapa'nın yaptığı tüm değişiklikler beklediği/istediği sonuçları verdi.

Gençlerbirliği kaldığı yerden devam ediyor. Çok büyük aksilikler yaşanmazsa ilk 8 play-off'larını garanti görüyorum. İlk 4 de olmayacak şey değil. Bursaspor 8 barajının 3 puan gerisinde. Ama bu yarışın içerisinde minimum 5 takım var. Ve hepsi birbirine çok yakın puanlarda. Arayı açmak, fark yaratmak için bu haftaların iyi kullanılması mecburi. Yoksa tren kaçabilir. Ben, Bursaspor'un ya kıl payı ilk 8'e kalacağını ya da aynı şekilde ilk 8 dışında olacağını düşünüyorum. Yeni transfer Pinto'nun fiziksel açıdan kuvvetlenmesi Bursaspor'a ekstra puanlar getirebilir.

24 Ocak 2012 Salı

Maçlardan Önce #22


Cezalılar:

İsmail Köybaşı(Beşiktaş)
Hüseyin Tok(Manisaspor)
Hasan Üçüncü(Mersin İY)
Gökhan Ünal(Kayserispor)
Alvaro Cabezas(Samsunspor)
Rızvan Şahin(İBB)
Safet Nadarevic(Eskişehirspor)
Hakan Aslantaş, Scott Carson, Ibrahim Bangura(Bursaspor)
Florin Cernat, Erkan Taşkıran(Kardemir Karabükspor)

Afrika Uluslar Kupası'ndaki Futbolcular:

Issiar Dia(Fenerbahçe)
J. Faty(Sivasspor)
E. Eboue(Galatasaray)
Didier Zokora(Trabzonspor)
J. J. Gosso(Orduspor)
N. Amrabat(Kayserispor)
M. Basser(Bursaspor)
Wissem Ben Yahia(MİY)
Prince Tagoe(Bursaspor)
Kamil Zayatte(İBB)
Aristide Bance(Samsunspor)
H. Ragued(K. Karabükspor)

Eksikler: 


Abdullah Keseroğlu(Ankaragücü)
Uğur Boral, Simone Zenke, M. Fink(Samsunspor)
Armand Deumi, Orkun Usak, Anıl Karaer(Kardemir Karabükspor)
Numan Çürüksu, Fatih Tekke(Orduspor)
Saso Fornezzi-oynama ihtimali var-(Orduspor)
Ivan de Souza, Zydrunas Karcemarskas(Gaziantepspor)
Mehmet Güven(Manisaspor)
Stanislav Sestak, Ozan İpek-oynama ihtimalleri var-(Bursaspor)
Franco Cangele, Diego Biseswar(Kayserispor)
Ali Güzeldal(İBB)
Gökhan Süzen, Kenan Hasagic-oynama ihtimalleri var-(İBB)
Sammy Ndjock, Mehmet Yılmaz, Erkan Sekman(MP Antalyaspor)
İbrahim Kaş, Zurita, Hakan Bayraktar, İbrahim Ferdi Coşkun(Mersin İY)
Sezgin Coşkun, Bülent Ertuğrul, Serdar Özbayraktar(Eskişehirspor)
Robert Vittek, Tayfun Cora(Trabzonspor)
Hayrettin Yerlikaya, Ziya Erdal(Sivasspor)
Emre Aygün, Aykut Demir, Randall Azofeifa, Ante Kulusic(Gençlerbirliği)
Ricardo Quaresma, Roberto Hilbert, Tomas Sivok, M. Aurelio(Beşiktaş)
Özgür Çek, Sezer Öztürk, Selçuk Şahin(Fenerbahçe)
Gökhan Gönül, Serdar Kesimal, Reto Ziegler-oynama ihtimali var-(Fenerbahçe)
Milan Baros, Yekta Kurtuluş(Galatasaray)

-Güncellenecek-


Sivasspor - MP Antalyaspor

Sivasspor son haftaların en formda takımı. Bursa önünde enteresan bir galibiyet aldılar ama bu durum formda oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Cerny, Erman, Grosicki ve Eneramo'dan oluşan hücum hatları bu lig için ciddi fark yaratmakta. Sivasspor 12. haftadan bu yana kaybetmeyen bir takım ve 12'den 21'e toplam 19 gol atmışlar. Maç başı ortalama 2,1 oluyor ki hiç fena değil. Antalyaspor karşısında önemli bir eksikleri bulunmuyor. Antalyaspor gol atmada zorlanan bir takım. Ayrıca Sivas'ta onları pek alışık olmadıkları sert bir zemin ve zorlu hava koşulları bekleyecek. Tita, Necati gibi futbolcuların buna nasıl tepki vereceğini merak ediyorum. Ayrıca ayağı kırılan kaleci Sammy'nin yerine kimin oynayacağı da muamma. Çünkü tecrübeli Ömer son hafta maç kadrosuna dahil edilmemişti. Form durumu, moral-motivasyon ve hava koşullarına alışkanlık gibi maçı etkileyecek ibreler Sivasspor'u gösteriyor. Metal yorgunluğuna uğramazlarsa kazanırlar diye düşünüyorum. Tahminim Sivasspor kazanır.

Manisaspor - Samsunspor

Alt sıraları çok yakından ilgilendirecek bir maç. Manisaspor 12. haftadan bu yana kazanamıyor. Bundan daha kötüsü son haftalarda takımda muazzam bir düşüş göze çarpıyor. Samsunspor'daysa çok daha önce gerçekleşmesini beklediğim teknik direktör değişikliği gerçekleşti ve Petkovic görevinden alındı. Bu maçta takımın başında yardımcı antrenör Burak Dilmen olacak. Tahmini çok zor bir karşılaşma. Manisaspor formsuz ama direkt rakibiyle oynayacak. Sahasında onlara yenilmemesi şart. Samsunspor'sa zor günleri atlatmak için acil kazanmak zorunda. Ama teknik direktör değişikliğine gittiler ve son haftaki galibiyete rağmen hücumda hala sıkıntı çekiyorlar. Karşılaşma tipik bir beraberlik maçı görüntüsü veriyor. Bu sonuç iki tarafı da pek fazla üzmez. Fakat direkt beraberlik diyecek kadar da cesur değilim sanırım. Bu yüzden az gol olura güveneceğim. Tahminim alt. Siz yine de beraberlik ihtimalini gözden geçirin.

Mersin İdman Yurdu - Kayserispor

Son haftalarda iki takımın da beğenilecek bir tarafı yok. MİY 2. devre oynadığı 4 maçta da puan çıkartamadı, Kayserispor ise yalnızca 1 puan kazanabildi. MİY'de bu maç öncesi merkez orta saha sıkıntısı yaşanıyor. Hakan Bayraktar, Zurita, İbrahim Ferdi sakat; Hasan Üçüncü cezalı. Elde hazır ve genellikle o bölgede oynayan bir tek yeni transfer Bueno var. Kayserispor her zaman söylediğim gibi ne yapmak istediğini bilmiyor. Zirveye mi oynayacaklar, oyuncu mu yetiştirecekler artık bir karar vermeleri gerekiyor. 2. devreden umduğunu bulamayan bu iki takımın maçında az gol bekliyorum. İkisinin de öncelikli amacı puan kazanmak olacaktır. Lig tablosunda da henüz çok acil bir durumları yok. Yani bir puan ikisini de keser. Ben yine direkt beraberlik diyecek kadar cesur davranmayacağım ve az gol olur diyeceğim. Tahminim alt.

Beşiktaş - Gaziantepspor

Beşiktaş'ın son haftaları çok şenlikli geçiyor. Kaleci hataları, çizgiden geçip sayılmayan goller, vs. Ama şunu söylemek gerekir ki Quaresma'nın yokluğu Beşiktaş'ı beklendiği kadar kötü etkilemedi. Ankaragücü beraberliğini bir kenara ayırırsak umulmayan bir puan kaybı yaşanmadı. Gaziantepspor'sa kış transferleriyle birlikte toparlanma sürecinde. Sapara takıma çok olumlu katkı yaptı, Turgut Doğan da bugün yedekten bile olsa oyuna girecektir. Ayrıca Cenk Tosun'un toparlanışı dikkate değer. Tosun'un bu vitrin maçına özel olarak hazırlandığını düşünüyorum. Beşiktaş'ı zaten biliyoruz. Gol atmama ihtimalleri çok çok az. Bir şekilde sonuca ulaşıyorlar. Maçın favorisi elbette Beşiktaş ama benim tahminim karşılıklı goller izleyeceğimiz yönünde. Tahminim karşılıklı gol var.

Gençlerbirliği - Bursaspor

Bir tarafta sezonun en büyük sürprizlerinden biri diğer tarafta en büyük hayal kırıklıklarından biri var. Gençlerbirliği 2. devrenin başında sallanır gibi olsa da silkelendi ve kendine geldi. İlk yarıdaki futbollarına döndüklerini söyleyebiliriz. Bursaspor'da sıkıntı devam ediyor. Gol atmada hala çok zorlanıyorlar. Üstelik bu karşılaşmada takımın en büyük silahı Ozan İpek'in oynamama ihtimali bulunuyor. En iyi ihtimalle bile 90 dakikayı çıkartamayacağını düşünüyorum. Gençlerbirliği'nin bu sezon oynadığı 4 maçtan 3'ü 2-3 gol sınırında sonuçlanmış. Bursaspor'sa 2 tane 2-3 gollük maç oynamış. Hem istatistikler hem de iki taraftan beklediğim oyun beni 2-3 gole yönlendiriyor. Tahminim 2-3 gol.

Trabzonspor - Eskişehirspor

Trabzonspor'daki Burak Yılmaz gerçeği göz ardı edilemeyecek bir şey. Ağır fikstüre rağmen performansı hiç düşmüyor. Neredeyse her maç 1 golü garanti. Yani formda bir Burak Yılmaz'ın oynadığı Trabzonspor maçlarına alt demek çok zor. Hele rakip karşılık verebilecek çetin bir takımsa. Eskişehirspor savunmada ve orta sahada toparlanmış durumda ama hücumda kordinasyonsuzluk sürüyor. Bu sebepten de gol yollarında zorlanıyorlar. Trabzon'dan puan kopartmanın en iyi yollarını eski teknik direktörleri Ersun Yanal bilir. Ve onun da bilebileceği gibi Trabzon'da 0-0'a yatmak ve bunda başarılı olmak çok zor. Trabzonspor bu sezon 3 büyüklerle oynadığı maçlar ve iç sahadaki İBB karşılaşması dışında her maçta gol atmış. Mağlubiyetle döndükleri Karabük deplasmanından sonra hücum istekleri daha da artacaktır. Eskişehirspor'un da bu deplasmanda gol bulabileceğini düşünüyorum. Onların da puana ihtiyacı var ve ilk 4 için direkt rakipleriyle oynuyorlar. Tahminim üst.

İBB - Fenerbahçe

İBB geçen hafta kazandı ama kesin şeyler söyleyebileceğimiz bir futbol oynamadı. İlk 20 dakikada atılan 3 gol ve kaçan fırsatlar bir tarafa, yenilen 2 gol ve son dakikalardaki telaş diğer tarafa. Şahsen ben İBB'ye hala güvenemiyorum. Fenerbahçe 2 haftadır daha iyi durumda. Kayseri'ye karşı Manisaspor maçındaki kadar göze hoş gelen bir futbol oynamadılar ama skora daha rahat ulaştılar. Kesinlikle kolay bir maç olmayacak. Arif Erdem'li İBB sallanıyor ama kaliteli kadroları hala mevcut. Fenerbahçe de doğal olarak kazanmak için yola çıkacak. 2-3 gol arasında bir maç bekliyorum. Tahminim 2-3 gol.

Orduspor - Kardemir Karabükspor

Alt sıraları çok yakından ilgilendirecek bir maç. Belki de haftanın stratejik olarak en önemli maçı. Ordu'da Fornezzi yarın da yokmuş. Hasan Kabze'nin lisansı hazır ve antremanlara çıkmaya başlamış. Bruno'nunsa hala lisansı yok. Bir son dakika sürprizi olmazsa oynama şansı az. Karabükspor, Trabzonspor'u yenerek büyük bir iş başardı. Yeni Karabükspor hakkındaki yorumumu birkaç yazı önce belirtmiştim. Bana kalırsa hiç fena bir takım olmadılar. Bu maçta Cernat cezalı. Oyunu yönlendirmek ve gerektiği anlarda soğutmak için mutlaka aranacaktır. Şimdi fikir jimnastiği yapalım. Orduspor hücumda olmasa da savunmada sağlam bir takım. İlk 4 maçta sadece 3 gol yediler. Orduspor için beraberlik kötü sonuç sayılmaz. Tabii öncelikle galibiyet isteyeceklerdir ama yenilmemek ve dolayısıyla puan farkını 1'e indirmemek daha önemli. Kardemir Karabükspor'sa sanki istese bile savunma yapamayacak bir takım. Cernat'ın oyun kuruculuğu ayrıca aranacaktır. Tahmin açısından zor bir maç olmakla beraber Orduspor'un kaybetmeyeceğini düşünüyorum. Tahminim Orduspor yenilmez.

Galatasaray - Ankaragücü

Fikstüre baktığımız zaman haftanın en kolay maçıymış gibi gözüküyor. Öyle olabilir ama Galatasaray ciddiyeti ele almadan sahaya çıkarsa rahat bir galibiyet alamaz. Bunun örneklerini daha önce de gördük. Ankaragücü doğal olarak önceliği savunmaya vermiş bir takım. Ve hakları var, savunmada oldukça başarılılar. 4 maçta sadece 5 gol yediler ki bu gollerin 3'ü Sivas deplasmanında geldi. Şunu da eklemek gerekir ki Galatasaray Baros'un yokluğunda hücumda zorlanıyor. Maçın favorisi tabii ki Galatasaray. Erken bir gol bulurlarsa maç farka gidebilir. Ama Galatasaray'ın bu zorlu fikstür içinde skoru yakaladığı takdirde kendisini çok fazla sıkacağını sanmıyorum. Maksimum 3 fark olur gibime geliyor. Ankaragücü hücumda oldukça etkisiz ve doğal olarak Galatasaray önünde gol atma ihtimaller az. Tüm bu veriler ışığında tahminim 2-3 gol.

23 Ocak 2012 Pazartesi

Larissa'dan Samsun'a


* Beşiktaş maçları 2 haftadır çok tartışmalı geçiyor. Geçen hafta Rüştü'nün topu yanlışlıkla içeri sokmasından sonra bu hafta Cenk filelere giden topu içeriden çıkardı ama yan hakem olayı süzemediği için gol güme gitti. Bu dakikaya kadar Antalyaspor üstünlüğünde giden maç birden şekil değiştirdi ve Beşiktaş bu sezon belki de ilk kez ilk yarısından daha iyi bir ikinci yarı oynadı. Ankaragücü deplasmanı Beşiktaş için ne kadar büyük bir ekstra kayıpsa bu 3 puan -oyuna da bakınca- o derece ekstra bir kazanç. Maçın en kötü olayı muhakkak ki Sammy'nin ayağının kırılması. Kaleyi devraldığından beri sadece 1 gol yedi diyerek nazar değdirdik.

* Kış transferinin en başarılı hamlelerinden biri kuşkusuz Marek Sapara. Olcan'ı bırakan Gaziantepspor, Sapara'yı almasaydı eğer çok daha kötü günler geçirebilirdi. Ayrıca Gaziantepspor'da ilk devrenin formsuz ismi Cenk Tosun geri dönüş sinyalleri veriyor. Cenk kendini bulursa neler yapabileceğini siz zaten biliyorsunuz. Mersin İdman Yurdu'nda tüm aksilikler üst üste geldi ve gelmeye devam ediyor. Bu maçta özellikle 2. yarıda çok pozisyon buldular ama atamadılar. Orta sahadaki boşluk onların canını fena yakıyor. Bir de Nobre'nin aklının başka yerlerde olması.

* İBB-Manisa maçı öyle bir başladı ki direkt olarak geçen haftaki Manisaspor-Fenerbahçe maçını sorgulamaya başladık. İBB 10-19. dakikalar arasında tam 3 gol buldu ve neredeyse bir o kadarını kaçırdı. 3-0'ın verdiği rahatlık az kalsın başlarına bela açacaktı ama Arif Erdem, stratejik açıdan çok önemli bu maçı kazanmayı başardı. Manisaspor'da en büyük şaşkınlığım Ahmet İlhan'ın yedek kulübesinde maça başlamasıydı. Ahmet İlhan sevgim malum, bunu subjektif bir yorum olarak görebilirsiniz ama takımdan Joshua Simpson, Yiğit İsmail Gökoğlan ayrılmışken sıra Ahmet'e nasıl gelmez merak ediyorum. Neyse, Kemal Özdeş yanlıştan çabuk döndü ve onu oyuna aldı. Maç da 3-2'ye geldi ama Manisaspor'un gereksiz ve aşırı telaşı 3-3'ün önüne koca bir engel çıkardı. Bu arada şunu söylemek şart, Kemal Özdeş bu ligin en efendi teknik direktörü. Hem de açık ara.

* Yunan bir oyuncunun Türkiye'de gol atması elbette ilgi çekici bir durum. Angelos Charisteas Yunan futbolunun Hakan Şükür'üyse Theofanis Gekas da Oktay Derelioğlu'sudur. İşte Samsunspor böyle önemli bir oyuncuyu kadroya dahil etmeyi başardı ve kritik Orduspor maçında meyvesini topladı. Samsunspor'un en büyük problemi topu 3. bölgeye taşıyamamaktı. Bu maçta da sıkıntıyı tam olarak yenemediler ama top 3. bölgeye indiği zaman onu kaleye vuracak iyi bir forvete sahip olmanın avantajını yaşadılar. Fanis Gekas ile Ekigho Ehiousun ileride iyi anlaşacak gibi. Eğer uyum sürerse Samsun için büyük kazanç olur. Bance, Zenke, Ekigho ve Gekas. Samsunspor'un uluslararası standartta sayılacak 4 forveti var ama hala küme düşme hattında. Bu işte bir yanlışlık var. Orduspor fena mücadele etmedi ama pozisyon yakalayamadı. Yakaladıklarını da Ertuğrul uzaklaştırmayı başardı. Yeni transferler Hasan Kabze, Bruno Mezenga ve sakatlıktan dönmesi beklenen Fatih Tekke Orduspor rotasyonuna dahil olunca daha iyi sonuçlar alacaklarını düşünüyorum.

* Sivasspor Bursaspor'u yenerek ilk 4 yarışına resmen dahil oldu. Grosicki ve Eneramo başta olmak üzere o kadar sağlam ve en önemlisi uyumlu bir hücum hatları var ki bu başarı sürpriz değil. Hep eleştirilen Rıza Çalımbay'ı şimdi övme vakti. Bursaspor kısır oyuna devam ediyor ve edecek gibi gözüküyor. Yeni transfer Pinto'yu çok detaylı izleyemedim. Konuşmak haksızlık olur. Gelelim çok konuşulan penaltıya. Öncelikle şunu söylemek gerek Carson'un yaptığı İngiltere milli takımında oynamış, Premier League havası solumuş bir oyuncuya yakışmadı. Hakemin kararı doğru ama oyunun genelinde tartışılacak epey durum var.

* Fenerbahçe'nin futbolu Manisa karşısındaki kadar tatmin edici olmasa da alınan skor çok daha ötelerdeydi. Oyunu 3 bölüme ayırabiliriz. Navarro'nun hatası ve ilk gol-Kayserispor ağırlığında geçen ama bal üretmeyen kısım-Alex'in penaltı vuruşu. Bu üç bölümde oyun tamamen biçim değiştirdi ve çok rahat bir biçimde Fenerbahçe'ye geldi. Stoch'un Fenerbahçe'de yavaş yavaş hak ettiği değeri bulması sevindirici. Mevcut kadroda Alex'in tahtını devralabilecek tek futbolcu o. Kayserispor'un sorunu biraz daha mental. Yönetim kurulundan başlayarak kulübün amacını en başından net bir biçimde ortaya koymalılar. Yoksa şimdi olduğu gibi kafa play-off oynayalım, ayaklar kümede kalsak yeter diyen bir takım ortaya çıkıyor. Bu arada Navarro çok büyük bir hatayla gol yedi ama bence üstüne düşülmesi gereken bir kaleci. Belli ki yetenekli bir eldiven.

* Ankaragücü'nü küçümseyen takım tokadı yer. Mersin ve Beşiktaş yedi, Gençlerbirliği direkten pardon Ramazan'dan döndü. Gençler özellikle golü bulduktan sonra çok rölanti oynadı. Özellikle Yasin Öztekin'le farkı açacak fırsatları yakaladılar ama bulamayınca Ankaragücü'nün direnci arttıkça arttı. Ve son dakikada Serol'un çektiği şut maçın kırılma noktası oldu. 3. ligden, Ankara Demirspor'dan kiralık dönen bu oyuncu belli ki iyi şutlara sahip. Kalan haftalarda dikkat etmek gerek.

* Galatasaray çift forvetsiz olmayacak. Bence bu, dün akşam net bir şekilde ortaya çıktı. Yine bana göre ortaya çıkan başka bir şey daha vardı: Baros'un sık sakatlandığını göz önüne alırsak Galatasaray'ın önceliği Shakiri değil bir "santrfor" olmalı. Çünkü Elmander, yanında ona koşu alanları açan bir santrfor olmayınca orta saha oyuncusu gibi kalıyor. Bir de şunu söylemem gerek. Eboue'nin gidişi sağ bekte oynadığı büyük rolü ve alternatifsizliğini gösterdi. Ama bana göre bir de Hakan Balta'nın değerini ispatladı. Eboue'nin gidişiyle sağ bek bu kadar çökerken Hakan Balta'nın istikrarına şapka çıkarmak gerek. Ersun Yanal kendi Eskişehirspor'unu yavaş yavaş kurmaya başladı. Dün akşam gördük ki savunma ve orta saha oturmuş. Yalnız hücum hattında sıkıntılar var. Tello, Batuhan ve Kamara kordinasyonsuzluk içinde. Orta sahada onları besleyen eski formundaki bir Alper de olmayınca ilerideki bu üçlü kendin çal, kendin oynadan başka bir şey yapamıyor. Eskişehirspor bunu oturttuğunda Skibbe'nin son dönemlerindeki formuna geri dönebilir.

Haftanın Kare Ası:


Kupa As: Luton Shelton(Kardemir Karabükspor)
Sinek As: Theofanis Gekas(Samsunspor)
Karo As: Miroslav Stoch(Fenerbahçe)
Maça As: Diego Angelo(Eskişehirspor)

22 Ocak 2012 Pazar

Çanlar Kimin İçin Çalıyor


Bülent Korkmaz Karabükspor kariyerinde hatalar yaptı, yapıyor ve daha da yapacak. Ama şu konuda ona hak vermek gerek. Açıklamalarında belirttiği gibi 2011-2012 sezonuna başlayan Kardemir Karabükspor kadrosu çok zayıftı ve takımdan ayrılan oyuncuların neredeyse hepsi en fazla Bank Asya takımlarına gidebildi. Yani bu takımda köklü bir değişikliğe olan ihtiyaç muhakkaktı. Transferlerin gecikmesiyle değişim biraz yangından mal kaçırır gibi oldu ama nihayet oldu.

Maça başlayan Karabükspor 11'inden 6'sı kış transferinde kadroya dahil edilen isimler: Güven, Jahic, Kağan, Hamroun, Mehmet Yıldız ve Mustafa Sarp. Gelin yenilerin Trabzonspor maçındaki performansını değerlendirelim: Güven her zamanki gibi iyi mücadele etti, sağ kanattan iyi bindirmeler yaptı, zaman zaman açıklar da verdi ama sırıtmadı. Jahic savunmada iyiydi, bir de gol atarak yeni kariyerine muazzam bir start verdi. Kağan Söylemezgiller sahanın en iyilerindendi. Cernat'ın arkasında takımın gerideki oyun kurucusuydu. İyi de mücadele etti ve Colman ile Aykut'u verimsizleştirenlerden oldu. Hamroun eli avuca sığmayan kanat oyuncuları familyasından. Çok göze batmadı ama ilerleyen haftalarla kendini bulacaktır. Asla kötü bir oyuncu değil. Karabükspor'daki forvet eksikliği geçtiğimiz haftalarda o kadar barizdi ki henüz hazır olmayan ve takımıyla sadece 1 antreman yapan Mehmet Yıldız çölde vaha etkisi yarattı. Mustafa Sarp her zamanki gibiydi. Hırsıyla, mücadelesiyle rakibin oyununu bozmada etkili oldu.

Korkmaz'ın Trabzon karşısındaki en doğru kararı Tomic'i olması gereken yere koymasıydı. Eskilerden Muhammet Özdin ve Seric de iyi günlerindeydi. Gerçi Karabük'te kötü oynayan bir futbolcu yoktu. Ama sahanın en iyi iki oyuncusu Cernat ile Luton Shelton'du. Cernat, önünde gerçek bir santrfor olunca ve ona oyun kuracak alanlar açınca asıl görevini yani arkadaşlarını beslemeyi tam olarak yaptı. Cernat-Shelton ikilisi arasında şu daha iyiydi demek çok zor ama benim şahsi fikrim Shelton'un bir adım önde olduğu yönünde. Shelton'daki yükselişin müsebbibi de Mehmet Yıldız. Yıldız stoperleri oyalayıp savunmayı meşgul edince Shelton sol kanatta adeta uçtu. Shelton belki yeni bir Emenike olamayacak ama doğru kullanıldığı takdirde çok canlar yakacak.

Gelelim Trabzonspor'a. Bugün özellikle ilk 60 dakikalık sürede çok kötüydüler. Burak savunmada eritilince Alanzinho ve Henrique etkisiz eleman görüntüsüne hapsolunca tüm yük Olcan'ın omuzlarına kaldı, o da tek başına rakibin çok arzulu savunmasını geçemedi. Ama şunu söylemem şart, Olcan en iyi kış transferlerinden biri.

Jahic'in golünden sonra Karabükspor tipik Anadolu takımı içgüdüsüyle geri çekildi. Bülent Korkmaz çok abartılı defansif değişiklikler yapmasa da oyuncular adeta hücumu unuttu. Hele son 10 dakika yarı sahadan çıkmadılar. Bu dönemde Trabzonspor'un gol bulmasını engelleyen şey Kardemir Karabükspor'un mücadele azmi ve Trabzonspor'un Burak ile Olcan'ın yanına üçüncü bir hücum silahını ekleyememesiydi. Alanzinho, Henrique ve Mierzejewski zor maçlarda sorumluluk almazsa bu takım ilk 4'e girme yolunda çok zorlanır.

Sabah kuşağındaki maçta da Samsunspor Fanis Gekas'ın 2 golüyle Orduspor'u yendi. 16 ve 17. sıradaki takımların bu haftaki galibiyetleri alt sıraları epey keyiflendirecek. En yakın rakip Orduspor'la Samsunspor'un 6, Karabükspor'un 5 puan farkı var. Hafta içi Karabük, Ordu deplasmanına gidecek. Samsunspor'un rakibiyse Manisaspor olacak. Sonuçlar her ne olursa olsun artık ok yaydan çıktı. Kümede kalma yarışı gerçek anlamda başladı!

19 Ocak 2012 Perşembe

Maçlardan Önce #21


Cezalılar:

Larrys Mabiala(Kardemir Karabükspor)
Veysel Sarı(Eskişehirspor)
Egemen Korkmaz(Beşiktaş)
Ismael Sosa(Gaziantepspor)
Turgay Bahadır(Bursaspor)


Afrika Uluslar Kupası'na Giden Futbolcular:

Issiar Dia(Fenerbahçe)
J. Faty(Sivasspor)
E. Eboue(Galatasaray)
Didier Zokora(Trabzonspor)
J. J. Gosso(Orduspor)
N. Amrabat(Kayserispor)
M. Basser(Bursaspor)
Wissem Ben Yahia(MİY)
Prince Tagoe(Bursaspor)
Kamil Zayatte(İBB)
Aristide Bance(Samsunspor)
H. Ragued(K. Karabükspor)

Eksikler:

Abdullah Keseroğlu(Ankaragücü)
Selim Teber, Simone Zenke, Uğur Boral(Samsunspor)
Armand Deumi(K. Karabükspor)
Mustafa Sarp, Anıl Karaer, İlhan Parlak, Güven Varol-oynama ihtimalleri var-(K. Karabükspor)
Ivan de Souza(Gaziantepspor)
Şenol Can-oynama ihtimali var-(Gaziantepspor)
Fatih Tekke, Numan Çürüksu, Saso Fornezzi(Orduspor)
Ali Güzeldal, Kenan Hasagic, Gökhan Süzen(İBB)
Mehmet Güven(Manisaspor)
Diego Biseswar, Franco Cangele(Kayserispor)
Zurab Khizanishvili-oynama ihtimali var-(Kayserispor)
Ömer Çatkıç, Mehmet Yılmaz, Kenan Özer, Sedat Ağçay, Erkan Sekman(MP Antalyaspor)
Hakan Bayraktar, Beto, İbrahim Kaş, Ferdi Coşkun, C. Zurita(Mersin İY)
Erman Özgür-oynama ihtimali var-(Mersin İY)
Sezgin Coşkun, Bülent Ertuğrul, Serdar Özbayraktar(Eskişehirspor)
Diomansy Kamara-oynama ihtimali var-(Eskişehirspor)
Hayrettin Yerlikaya(Sivasspor)
Ziya Erdal-oynama ihtimali var-(Sivasspor)
Randall Azofeifa, Aykut Demir, Emre Aygün, Ante Kulusic(Gençlerbirliği)
Robert Vittek, Tayfun Cora(Trabzonspor)
Volkan Şen-oynama ihtimali var-(Trabzonspor)
R. Quaresma, Roberto Hilbert, M. Aurelio(Beşiktaş)
Necip Uysal, Mustafa Pektemek-oynama ihtimali var-(Beşiktaş)
Semih Şentürk, Sezer Öztürk, Selçuk Şahin(Fenerbahçe)
Alex de Souza, Serdar Kesimal, Bekir İrtegün-oynama ihtimali var-(Fenerbahçe)
Yekta Kurtuluş, Milan Baros, Albert Riera(Galatasaray)

-Güncellenecek-

MP Antalyaspor - Beşiktaş


Antalyaspor son haftaların formda takımı. Son 6 maçta 11 puan kazandılar ve düşmek üzere oldukları kötü durumdan kurtuldular. Özellikle Ömer'den kaleyi kapan Sammy'nin performansı çok dikkat çekici. Ve ilginç bir istatistik, Antalyaspor'un son 7 maçı alt bir sonuçla nihayetlenmiş. Rakip Beşiktaş Quaresma'nın yokluğunda pozisyona girmekte zaman zaman sıkıntı yaşıyor. Sıkıntı yaşamadığı karşılaşmalarda da pek çok fırsattan yararlanamıyor. Beşiktaş'ın son 6 maçından 5'i alt sonuçla tamamlanmış. MP Antalyaspor daha önce kendi sahasında Fenerbahçe ve Galatasaray'la 0-0 berabere kaldı, bu maçta da benzeri bir skor bekliyorum. Riske girerek beraberlik denenebilir ama şahsi fikrim alttan yana. Tahminim alt.

Gaziantepspor - Mersin İdman Yurdu

Gaziantepspor beklenen çıkışı hala yapamamış olsa da yavaş yavaş kendine geliyor. Son 3 maçta 4 puan kazanmayı başardılar. Mersin İdman Yurdu ise ikinci devreye formsuz başlayanlardan. Yahia'nın Afrika Uluslar Kupası'na gidişi onları fena bozdu. Üstüne üstlük Hakan Bayraktar da sakatlandı ve yarınki müsabakada hasta olan Zurita da oynamayacak. Yarın MİY'in beraberlik amacıyla Gaziantep deplasmanına çıkacağını düşünüyorum. Tıpkı Bursa deplasmanında olduğu gibi. İyi kalecilerine güvenecekler ve gol yememeye çalışacaklar. Gaziantepspor golcü bir takım değil. Henüz ikinci devre bir maçta 1 golden fazlasını atamadılar. İki takımın kalesinde de çok iyi kaleciler var. Gaziantep'te Karcemarskas, MİY'de Sehic çok gol yemeye alışık isimler değil. Takımların defansif güvenliği kolay kolay bırakmayacaklarını da düşününce aklıma alttan başka bir şey gelmiyor. Tahminim alt. İkinci sırada Gaziantep galibiyeti var.

İBB - Manisaspor

İki takım da 12. haftadan bu yana kazanamıyor. Ve iki takım da 12. haftadan bu yana sadece 3 puan alabildi. İki takımın da bu düşüş için öne sürebilecek ciddi bahaneleri var. İBB teknik direktör değişikliğine gitti ve "yeni" takım hala oturmadı. Manisaspor'sa ekonomik sıkıntıların doğal etkilerini yaşamakta. Önce Yiğit İsmail'i Galatasaray'a verdiler ardından Simpson sözleşmesini feshederek İsviçre'ye gitti. Hücum hattında özellikle kenarlarda sıkıntı yaşayacaklar. Yarınki maçta İBB'nin galibiyete ihtiyacı daha fazla. Çünkü Arif Erdem hala kendini ispat edemedi ve bir mağlubiyet işleri daha çok bozabilir. Manisaspor'un 1 puanı temel alarak sahaya çıkacağını düşünüyorum. Isaac, Ahmet İlhan gibi kontra silahlarıyla gol kovalayacaklardır. Zaten savunmayı iyi yapıyorlar. Yine de maçın golsüz geçeceğini sanmıyorum. Öncelikle İBB olmak üzere takımlar bir şekilde gole ulaşacaktır. Ama fazla gol de beklemiyorum. Bu yüzden tahminim 2-3 gol.

Samsunspor - Orduspor

Samsunspor Petkovic'i göndermek için hatrı sayılır bir mücadele veriyor ama tazminat problemini hala aşabilmiş değiller. Çok kritik bir dönemde, iyi kadrolarına rağmen zorlu sıkıntılar yaşıyorlar. Acil tarafından seri yakalamazlarsa lige geri dönmeleri hiç kolay olmayacak. Cuper Orduspor'a beklediğimden çabuk uyum sağladı. Cuper'li Orduspor 2 beraberlik, 1 galibiyet aldı. Ve bu süreçte 2 gol atıp 1 gol yedi. Normal şartlar altında tipik bir alt maçından bahsediyoruz. Ama tahmin edebileceğiniz gibi şartlar pek normal değil. Artık Samsunspor kazanmak zorunda. Maçın başında bir gol atamazlarsa geride açık verebilirler ve savunmaları çok da güvenilir değil. Orduspor bu deplasmanda taş çatlasa 2 gol atar. Normaliyse 1 gol atmalarıdır. Samsunspor'un da atabileceği maksimum gol sayısı 2. 3 gol hatrı sayılır bir sürpriz olur. Yorum yapması çok zor bir maç. Ortada görünüyor ama gidişata göre her şey olabilir. Bu maç için de tahminim 2-3 gol.

Kardemir Karabükspor - Trabzonspor

Cumartesinin sağlam maçlarından biri. Savunma güvenliğini oturtamayan ve genellikle hücuma dayalı dizilişlerle oynayan Karabükspor neredeyse takımından fazla gol atacak Burak Yılmaz'a sahip Trabzonspor'la oynayacak, bu da demektir ki büyük bir aksilik olmazsa bol gollü bir maç seyredeceğiz. Zevkli, seyir zevki yüksek bir maç bekliyorum. Bu arada Karabükspor Mehmet Yıldız dahil tüm yeni transferlere lisans çıkarttı. Tahminim üst. Karşılıklı gol var da denenebilir.

Bursaspor - Sivasspor

Sivasspor son haftaların en formda takımlarından. Son 11 haftada tam 21 gol bulmuşlar ki ortalamaları hayli yüksek. Hele bir Anadolu takımı için. Yarınki maç öncesinde takımda Hayrettin dışında ciddi bir eksik bulunmuyor. Bursaspor, geçen hafta Beşiktaş'a kaybetti ama ben takımı iyi buldum. En azından hücumda biraz daha iyi işler yapıyorlar artık. Bursaspor son 4 haftada her maç gol atmayı başarmış. Bu süreçte toplam 6 golleri var. Doğrusu tahmin için sıkıntılı bir maç. Ama Sivasspor'un bu deplasmanda gol atabileceğini düşünüyorum. Bursaspor da evinde boş geçmez. Tahminim karşılıklı gol var.

Fenerbahçe - Kayserispor

Kayserispor ligin 2. yarısında henüz 1 puan alabildi. Hücumda oldukça etkisizler ve beklenenin çok uzağındalar. Kötü gidiş takıma ve teknik heyete baskı unsuru olmaya başladı. Taraftardan artık ciddi tepkiler geliyor. Fenerbahçe geçen hafta sezonun en iyi oyunlarından birini oynadı ama son dakika golüyle çok zor kazandı. Bitirici noktada Alex'i aradıklarını söyleyebiliriz. Alex son antremana çıkmış, yarınki maçta da büyük ihtimalle oynayacak. Formsuz Kayserispor önünde Fenerbahçe çok ağır basıyor. Tahminim Fenerbahçe kazanır.

Ankaragücü - Gençlerbirliği

Ankara derbisi. Taraflardan biri maddi manevi çok zor günler geçiriyor olsa da geçmişi ve niteliği olan bir maç. Karşılaşmanın favorisi elbette Gençlerbirliği. Hem uzun zamandır olmadıkları kadar formdalar hem de kadro olarak çok daha üstünler. Ama Ankaragücü'ne karşı iyi motive olamayan takımlar çok zorlanıyor. Mersin ve Beşiktaş'ta bunu gördük. Hatırlatmak gerek, ligin ilk yarısında 4. haftaya dek puansız giden Ankaragücü ilk puanını Gençlerbirliği'nden almıştı. Ankaragücü öncelik olarak gol yememeye çalışacak. Geri kalan 3 maçta gördük ki savunmayı fena yapmıyorlar. Ben Gençlerbirliği'nin bir şekilde gole ulaşacağını düşünüyorum. Ama Ankaragücü de beklenmedik bir sayı bulabilir. İçimden alt geçse de mantığım bu maçta 2-3 gol çıkacağını söylüyor. Tahminim 2-3 gol.

Eskişehirspor - Galatasaray

Ersun Yanal-Eskişehirspor henüz uyum problemi yaşıyor. İlk 3 haftada sadece 1 puan alabildiler. Attıkları gol sayısıysa 2. Ama geçen haftaki Gençlerbirliği maçında gördüm ki Ersun Yanal yavaş yavaş varlığını hissettirmeye başladı. Artık Dede sol önde, Batuhan en ileride oynuyor. Ben yarın biraz daha toparlanmış bir Eskişehirspor bekliyorum. Hele çok muhtemel büyük taraftar desteğini düşününce. Galatasaray ligin en formda takımı. Bunu tartışmaya lüzum yok. Ama Baros'un sakatlığı hücumda işleri bir nebze bozabilir. Selçuk'a, Melo'ya çok iş düşecek. Ayrıca Eskişehir'de zemin çok ağır. Buzlu bir saha bekliyor Galatasaraylıları. Bu koşullarda Emre Çolak ve Selçuk zorlanabilir. Melo, Hürriyet ve Alper gibi orta saha oyuncularına karşı kuvvetli kalmalı. Tahminim karşılıklı gol var

17 Ocak 2012 Salı

20. Haftadan Kısa Kısa


*Galatasaray-Karabükspor maçı beklediğim gibi bol pozisyonlu, bol gollü geçti. Karabükspor ilk dakikada yakaladığı pozisyonu gol yapsa sonuç değişir miydi, pek sanmıyorum. Özellikle hücumda fena mücadele etmediler ama savunma yol geçen hanı olunca ve kırmızı kart gelince 5-1'lik sonuç kaçınılmaz oldu. Bülent Korkmaz düşündüğüm oyuncuları -1 stoper, 1 santrfor- alırsak işimiz kolaylaşacak demiş. Ben şu kadarını söyleyeyim, tren kaçmak üzere acil galibiyet şart. Hep dediğim gibi Galatasaray ligin en formda takımı ve 1 numaralı şampiyonluk adayı. Yine de bu maçta verilen pozisyonlar pek iyiye işaret değil. Bu durumu daha çok Galatasaray'ın rakibini küçümsemesine bağlıyorum.

*Ankaragücü erken gol yerse toparlanması çok zor olacak bir takım. Nitekim Sivasspor kapıyı 14'te açtıktan sonra bir daha Ankaragücü'nün kendisine yetişmesine müsade etmedi ve net bir sonuçla maçı kazandı. Sivasspor iyi bir takım ve play-off adaylarımın tepesinde yer alıyor. Ankaragücü'nün yaşadıkları 2 gündür yine medyanın gündeminde. Islak forma "ayıbı" nihayet çözülmüş. Ama şimdi Aydın, Bora Körk ve Ergin'in ayrılması tehlikesiyle karşı karşıyalar. Onlar adına işler gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.

*Cuper, Orduspor'a yavaş yavaş alışıyor. Cuper'in takımı kupa dahil oynadığı 4 maçta 2 gol atıp bir gol yedi. Henüz hiç mağlubiyet tatmadı. Oynanan futbol da gün geçtikçe gelişiyor. Gördüğüm kadarıyla transfer döneminin son günlerini de iyi kullanıyorlar. Barcelona altyapısında yetişmiş Javito ve son anda bir aksilik çıkmazsa Hasan Kabze'yi transfer ettiler. İlerleyen haftalarda daha iyi olacaklardır diye düşünüyorum. Arif Erdem takımın savunma kurgusunu bir türlü oturtamadı. Her hafta 11'inde değişiklikler yapıyor ve bu da şekilde görüldüğü üzere iyi sonuçlar vermiyor. Neyse, İBB için ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

*MP Antalyaspor hep bahsettiğim gibi enteresan bir takım. 8. haftada 2-2 biten Trabzonspor maçından sonra deplasman golü atamamıştı. Nihayet bu şanssızlığı kırdı ve 2. haftadaki Kayserispor deplasman galibiyetinden sonra ilk deplasman galibiyetini elde etti. Yine de Antalyaspor'a istikrarlı bir performans için hala güvenmiyorum. MİY çöküş evresinde. Bir de buna rağmen Nobre'yle yolları ayırmaya kalkıyor. Aslında MİY'in sorunu Nobre'den öte Ben Yahia. Onsuz galibiyeti bırakın puan almayı bile başaramadılar.

*Burak hakikaten insan değil. Bazen takımından fazla gol atacak diye korkuyorum. Bir de kendini atma huyunu bıraksa süper olacak ama şimdilik bu kusuru görmezden gelmemiz için pek çok sebep sunuyor bizlere. Ayrıca Olcan, şu ana dek gerçekleştirilen kış transferleri arasında en faydalısı. Ona verilen 3.250 mio Avro kesinlikle fazla bir rakam değil. Gelelim Samsunspor'a. Artık Petkovic'le olmayacağına eminim. Petkovic Süper Lig'e "yabancı" bir teknik adam ve o ısınıncaya kadar lig bitecek. Samsun'u lige çıkartan Hüseyin Kalpar'la yola devam etseler şu ana dek en az 20 puan toplayacaklarına eminim. İşleri bundan sonra hiç kolay değil. Haftaya Ordu maçı tam bir kilit olacak.

*Beşiktaş son dönemde klasiği olduğu üzere iyi bir ilk yarının ardından kötü bir ikinci yarı oynadı ve biraz da şansının yardımıyla Bursaspor'u 3-1 geçmeyi başardı. Rüştü'nün çok tartışılan pozisyonu ve Ozan İpek'in 3. golden önce kaçırdığı karşı karşıya maçın kırılma noktalarıydı. Birkaç haftadır Mustafa Pektemek yeni Ahmed Hassan mı diyordum, galiba öyle. Eğer onu 11'de santrfor olarak oynatmayacaksanız yedek kulübesinde oturup ciddi bir alternatif oluştursun çok daha iyi. Bursaspor'u doğrusu beğendim. Gol yollarında sıkıntı sürüyor ama artık 3. bölgeye daha rahat ulaşıyorlar. Pinto umarım iyi çıkar, onda da zarar ederlerse vaziyet kötü. Bu arada Turgut Doğan-Bursaspor transferi nihayet bitti deniyor. Resmi imzayı görmeden inanmam.

*İlk yarı Kayserispor, ikinci yarı Gaziantepspor pozisyonlar yakaladı ve maç bu adilliğe uyarak 1-1 berabere sonuçlandı. İşin aslı Kayserispor ilk yarıda 2-0, 3-0 gibi bir sonuç yakalayabilirmiş ama sahneye bir kez daha Karcemarskas çıkmış. Bu arada Biseswar Kayseri'nin yeni Amrabat'ı olacak gibi. Tabii önce zamana ihtiyacı var. Gaziantepspor ikinci yarıda toparlanmış ve beraberliği yakalamış. Bu puan onlar adına kazanç, Kayserispor adına kayıp. Ama iki takım da bana göre hayal kırıklığı.

*Fenerbahçe Alex'siz son zamanların en hızlı futbolunu oynadı ama topu çizgiden geçirmeyi bir türlü başaramadı. Son dakikadaki şans golü olmasa çok mühim bir 2 puanı Manisa'da bırakacaklardı. Fenerbahçe'de Stoch ve Caner'in performansı oldukça etkileyiciydi. Özellikle Caner hem hücumda hem savunmada maçın oyuncusu oldu. Alex gelince Stoch, Caner, Alex dizilişi nasıl olacak merak ediyorum. Manisaspor orta sahada oyunu derleyip toparlayacak bir oyuncuyu fazlasıyla aradı. Murat Erdoğan ile Mehmet Güven olmayınca oyunu çift yönlü yönlendiremediler. Takım savunmacılar ve hücumcular şeklinde ikiye ayrıldı. Son dakikaya dek sonucu korumaları bir şanstı ama son dakikada gelen kendi kalesine golle şans verdiklerini fazlasıyla geri aldı. Manisaspor 1-1'i getiren golden sonra Murat ile yakaladığı pozisyonu değerlendirse çok farklı ve beklenmedik bir skor ortaya çıkabilirdi.

*Gençler-Eskişehirspor maçı hakkındaki yorumumsa şurada ikamet etmekte.

Haftanın Kare Ası

Kupa As: Johan Elmander(Galatasaray)
Sinek As: Caner Erkin(Fenerbahçe)
Karo As: Burak Yılmaz(Trabzonspor)
Maça As: Ergün Teber(Gençlerbirliği)

15 Ocak 2012 Pazar

Farklılıklar


2. devre başladığından beri Ersun Yanal'ın yeni şeyler denemediğini M. Skibbe'nin mevcut sistemini devam ettirdiğini söylüyordum. Gençlerbirliği'ne karşı ilk kez bu anlamda bir farklılık yaşandı. Ersun Yanal gol atmada sıkıntı yaşayan takımına ilk neşteri hücum hattında vurdu. Hem kadrodaki isimler hem de mevkiler değişti. Sonuç pek olumlu olmasa da ilk değişiklik olması açısından bu detay mühimdi.

Gençlerbirliği kupayı da işin içine katarsak kötü bir dönem yaşamakta. En azından yaşamaktaydı. Bu maçta Aykut, Azofeifa ve Kulusic gibi takım için çok önemli eksikler olsa da ilk devredeki takım oyunundan ciddi esintiler sundular. Mehmet Sedef stoperdeydi, Gençler'deki farklılığı siz düşünün.

İki taraf da açık oynayınca keyifli bir maç seyrettik. Gençlerbirliği rakip kaleye az gelmiş gibi gözükse de son 10 dakika haricinde oyunun hakimiydi. Yeni transfer Ergün Teber'le sol kanadı çok iyi kullandılar. Ortalarından biri gol oldu, birkaç tanesi de gol olabilecek pozisyonlar yarattı. Karşılaşmanın Gençlerbirliği adına bir diğer iyi ismiyse Herve Tum'du. Attığı gol, tam bir birinci sınıf pivot santrfor golüydü. Pası verdi, içeri geçti ve uzun savunmadan daha yükseğe zıplayarak topu filelere gönderdi. Ben bu golde Hakan Şükür tadı aldım, siz ne dersiniz?

Ersun Yanal başta da söylediğim gibi yeni şeyler denemekteydi. Dede'ye verdiği sol açık soslu serbest futbolcu görevi ofansta farklılık yarattı fakat Dede'nin arkasında savunması çok da güçlü olmayan bir bek Volkan Yaman olunca sol taraf SOS verdi ve Gençlerbirliği'nin ilk golü bu kanattan geldi. Defansif anlamda sağ tarafta da sıkıntılar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ersun Yanal'ın yeni orta sahası bence olmuş. Hürriyet, Veysel ve Alper Süper Lig için ideal bir 3'lü ama Alper'deki form düşüklüğü çok net gözüküyor. Eskişehirspor'un gol yollarında zorlanmasının bir diğer nedeni de Alper'deki bu düşüş. Zaten Skibbe döneminde de Eskişehirspor'un çok verimli bir hücum hattı olduğunu söyleyemeyiz. Alper'in yüksek formu o dönem takımdaki pek çok sorunu bitirmişti.

Pivot santrfor asla vazgeçilmeyecek bir moda. Çok uçtaki takımlar dışında pivotsuz oynayan ve başarılı olan takım yok gibi. Fuat Çapa aradığı pivotu Tum'da buldu ve mutlu mesut hayatlarına devam ediyorlar. Ersun Yanal'sa şu an arayışta. Sanki Batuhan tercihi yalnız bu maçlık olmayacak, uzun vadede de devam edecek. Batuhan'ı Gençlerbirliği önünde biraz toparlanmış gördüm. Bence Yanal onunla özel olarak ilgileniyor. Birkaç hafta içerisinde çok daha iyi noktalara gelebilir.

Maçta çok tartışılan ve tartışılacak 2 pozisyon yaşandı. İlki Batuhan'la kazanılan Eskişehirspor'un penaltısı. Lig TV pozisyonu ters açıdan çektiği için bana pozisyon penaltıymış gibi gelmedi. Teber'in Batuhan'ı çektiği kolu kameranın görüş açısı dışında kalıyordu. Bu yüzden pozisyon bana pek inandırıcı gibi gelmedi. Ama maçı tribünde izleyen arkadaşlar-hatta Gençlerli arkadaşlar- Teber'in Batuhan'ı çektiğini söylüyor. O vakit bana söz düşmez. Veysel'in kırmızı kart gördüğü pozisyon bana göre faul değildi. Veysel'in oyuncuya dokunmadan önce topa vurduğunu gördüm. Tabii durum böyleyse ne faul, faul ne de kırmızı kart, kırmızı kart. Bu pozisyondan doğan frikiği Soner kullandı ve çok yakın mesafeye rağmen topu kaleye düşürmeyi başardı. Gole mani olan kale direkleriydi.

Gençlerbirliği bu galibiyetle birlikte ilk devredeki formuna döner düşüncesindeyim. Onlara böyle bir moral motivasyon kaynağı gerekiyordu. Eskişehirspor'un durumu biraz daha karmaşık. Aynı sezonda ikinci defa yeni bir tarza alışmaya çalışıyorlar. İlk tarzda başarılı olmalarına rağmen ikinci tarza geçişleri durumu biraz karmaşıklaştırıyor. Eskişehirspor'un ihtiyacı olan şey zaman. Skibbe'nin ilk haftalarını düşünün, kovulacak noktaya gelmişti. Ersun Yanal'lı Eskişehirspor da er geç çıkışa geçecek. Bu çıkış çok geçe kalmazsa ilk 4 iddialarını sürdürecekler kanısındayım.