
"Halet-i Ruhiyeler" bölümünde sıra Beşiktaş'a geldi. Geçtiğimiz sezon, devre arası yapılan transferlerle şampiyonluğu kazanan Beşiktaş, bu transfer dönemini de hiç ummadığım biçimde hareketli geçirdi. Genelde, yerleşmiş kuraldır; şampiyon olan takım, iskeleti korumak düsturuna bağlanır ve kaliteli birkaç isim haricinde transfer yapmaz; bu kez âdet bozuldu.
Kaleden başlayalım; Rüştü ve Hakan, TSL'yi rahatlıkla götürebilecek kaleciler. CL için de büyük bir sorun çıkacağını zannetmiyorum. En azından ikisi de verilen görevi en iyi şekilde yapacak derecede profesyoneller.
Sağ bek, Rıdvan ve Erhan Güven transferlerine rağmen yine Ekrem Dağ'ın olacaktır. Ekrem, omzundan ciddi bir sakatlık geçirse de sezon başlangıcına dek düzeleceğini düşünüyorum. Dün gece biten Ferrari transferinden sonra Beşiktaş'ın stoper rotasyonu, Ferrari-Toraman ya da Ferrari-Sivok şeklinde oluşacaktır. İbrahim Toraman'ın sağ bek olarak kullanılma ihtimali, sağa alınan üç futbolcuyla birlikte neredeyse sıfırlandı. İbrahim, ciddi bir ameliyat geçirdiği için sezon başı Beşiktaş savunması, Ferrari-Sivok ikilisine emanet olacak. Sol beke alınan İsmail Köybaşı çok büyük bir yetenek ama İbrahim Üzülmez, ciddi anlamda büyük bir tehlike. Belki de çoğu kişi beklemiyor ama İbrahim, İsmail'den de formayı kaparsa hiç şaşırmam.
Mustafa Denizli, pragmatik düşünerek her maça farklı taktikler ve kadrolar çıkarsa da genellikle 4-3-3 sistemini tercih ettiğini söyleyebiliriz. Defans hattını geçtiğimize göre sıra, orta saha 3'lüsünde. Hattın en gerisinde elbette ki Ernst oynayacak. Şampiyonluğun en kilit isimlerinden olan Ernst, özellikle CL'de Beşiktaş'ın kaderini çizebilir. Ernst'in hemen önünde Fink ve Tello'nun oynayacağını düşünüyorum. Fink için alınan referanslar gayet olumlu. Ernst'in hücumcu versiyonu olduğu doğrultusunda çoğu kişi birleşiyor. Maaşına zam isteyen Tello'ysa geçen sezonun 20 ile 30. haftaları arasındaki performansıyla sol bek alınıp oyun kurucu oynamanın inceliklerini gösterdi ve bu artışı hak etti. Yeni sezonda da formasını kaptırmayacaktır.
Gelelim hücum hattına. Nihat Kahveci transferiyle iyice zenginleşen bu bölge, Delgado'nun sakatlığıyla biraz sarsıldı. Mustafa Denizli'nin sol açık gibi oynattığı Delgado-Yusuf rotasyonu böylelikle bir kişi eksildi. Bu bölgeye büyük bir ihtimalle yeni bir transfer yapılacak.
Sağ forvet olarak, özellikle sezon başında Holosko'nun oynayacağını düşünüyorum. Nihat Kahveci, askerlik nedeniyle geç başladığı sezonda takımın temposuna biraz zor uyum sağlayacaktır. Hedef santrafor olarak Bobo, Nobre ve Batuhan, rotasyonda görülen isimler. İç sahada Bobo'yla, dışarıda Nobre'yle, maçın sıkıştığı anlarda Batuhan'la oynamak, en doğrusu gibi gözüküyor. Bobo'nun transferi hakkında her gün yeni bir haber ortaya atıldığı için pek de emin konuşmamak lazım. Bobo, Beşiktaş'tan ayrılıp başka bir takıma giderse bölgesine yeni bir oyuncu transferi beklemiyorum. Ondan boşalan kontenjan, sol açık(forvet) bölgesinde kullanılacaktır.
Beşiktaş'ın şu anki en büyük problemi sol forvetteki eksiklik. Yusuf, çok kaliteli ve "iş bitiren" bir oyuncu olsa da 34 yaşındaki futbolcuya en az 50 maçlık serüvende güvenmek, pek doğru değil. Delgado'nun sakatlığı da ciddi olduğuna göre yönetim, mutlaka birini alacaktır. Yerli olarak Yıldıray; yabancı olarak Tabata konuşuluyor, bekleyip göreceğiz.
Beşiktaş, Galatasaray'la birlikte "şu anda" lige en hazır takım olarak görünüyor. Sol tarafa yapılacak bir transferle muhtemeldir ki transfer sezonu noktalanacak. Beşiktaş'ın CL gruplarına üçüncü torbadan gireceğini hesap edersek 4. torbadan "sürpriz" güçlü bir takım çekilmezse -en azından- Avrupa Ligi yolu açık olacaktır. Fikstür de çekildi, liglerin başlamasına 1 ay var.