10. haftada iç sahada Eskişehirspor'a karşı alınan yenilginin ardından takımı Süper Lig'e taşıyan teknik direktör Yücel İldiz'le yollar ayrılmıştı. Kısa zamanda birçok aday arasından bu görev için Bülent Korkmaz seçildi. Şimdi samimi olalım, bu haber yayıldığında futbol kamuoyunun %80'i Karabükspor küme düştü gözüyle bakmaya başlamıştı. Ben bu kadar karamsar değildim ama riskli bir tercih olduğu konusunda hemfikirdim. Fakat lig sonuna vardığımızda Korkmaz, sürpriz ata oynayanları kazandırmayı başardı.
Spor Toto Kupası maçlarını saymazsak Bülent Korkmaz Karabükspor'un başında 24 Süper Lig maçına çıktı. Bu maçlarda 11 galibiyet, 3 beraberlik, 10 mağlubiyet aldı. Takımı 34 gol atarken 42 kez topu filelerinden çıkarttı. Yücel İldiz'den 8 puanla 16. sırada devraldığı takım, 44 puanla 12. sırada sezonu tamamladı. Süper Lig'deki başarısının yanı sıra Ziraat Türkiye Kupası'nda da takımı yarı final oynadı. Yani istatistiklere ve eldeki verilere baktığımızda Bülent Korkmaz'ın oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz.
Bana göre Korkmaz'ın Karabük'teki en önemli başarısı kış transferini çok olumlu geçirmesiydi. Yaz döneminde Emenike'yi kaybeden, yerini hakkıyla dolduramayan Karabükspor'da kış transferi büyük sirkülasyona sahne oldu.
Gelenler:
Mustafa Sarp(Samsunspor), Güven Varol(Ankaragücü), Kağan
Söylemezgiller(Ankaragücü), Larrys Mabiala(Nice), Anıl
Karaer(Adanaspor), Uğur Uçar, Jugurtha Hamroun(Chernomorets Burgas),
Sanel Jahic(Apoel), Mehmet Yıldız(Eskişehirspor), Bora
Körk(Ankaragücü), Ergin Keleş(Ankaragücü)
Gidenler:
Mehmet Batdal(Galatasaray-Kiralık döndü), Rıdvan Şimşek(Elazığspor),
Sinan Kaloğlu(MP Antalyaspor), Danilo Nikolic, Ali Kuçik(Göztepe),
Orkun Usak(MP Antalyaspor), İsmail İsa(Elazığspor-Kiralık)
Yapılan 11 transferin 6-7 tanesi direkt 11 oynadı ve yepyeni bir takım kurulmasına rağmen yeniden kurulmanın sancıları hemen hemen hiç görülmedi. Bunda Bülent Korkmaz'ın motivatörlük gücü çok etkili oldu düşüncesindeyim. Korkmaz değil de daha sistem hocası bir teknik direktör gelse yeni düzene alışmak birkaç haftaya mal olabilirdi.
Bu noktada değinmek gereken şu mesele var: Karabükspor kötü gittiği dönemlerde taraftar inisiyatifi eline aldı ve şehrin kültürüne uygun olarak "çalışmak", "mücadele", "emek" gibi kavramları ön plana çıkardı. Taraftarın bu itici gücü Bülent Korkmaz'ın zaten doğasında bulunan motivasyonla birleşince Karabükspor kadrosunda yer alan hiçbir futbolcunun daha az koşma imkanı yoktu.
Motivasyon kısa süreçte çok etkili bir araç, burası kesin. Fakat uzun vadede soru işareti. Neyse, bunu başka bir zaman konuşuruz.
Bülent Korkmaz'ın bu kadar başarılı olduktan sonra K. Karabükspor'dan ayrılma sebebinin sözleşmesine zam talebi olduğunu sanmıyorum. En azından ana sebep bu değildir, olmamalı. Çünkü Bülent Korkmaz şu an kendini kanıtlama evresinde bir teknik adam ve paradan ziyade kariyere ihtiyacı var. Karabükspor'da, Kayseri Erciyesspor'dan sonraki en güzel günlerini yaşadı. Sözleşmesindeki miktarı düşünerek bu kararı almışsa çok yazık ama yukarıda söylediğim gibi hiç sanmıyorum.
Karabükspor kümede kalmayı garantiledikten sonra Bülent Korkmaz gelecek sezonki durumuyla ilgili hep temkinli mesajlar vermişti. Kendi planları olduğunu ve yönetimden bu planlara destek gelmezse devam etmeyebileceğini söylüyordu. Demek ki sezon planlaması konusunda anlaşamadılar ve yollar ayrıldı. Bu durumun iki taraf için de iyi bir şey olduğunu kimse iddia edemez herhalde.
Bülent Korkmaz bu sezonki başarısının ardından yeni sezon öncesi Anadolu takımları için aranılan teknik adamlardan olacaktır. Karabükspor'da ise yaz transferinin kış transferi kadar hızlı geçmeyeceği, ekonomik olarak biraz kemer sıkılacağı söyleniyor. Yani Karabükspor teknik direktör seçerken çok dikkatli olmalı, eldeki malzemeyle iyi işler çıkartabilecek, her oyuncusundan iyi verim almayı düşünecek bir teknik adam tercihi onları bu kaostan fazla zorlanmadan çıkartır düşüncesindeyim. Adı şimdiden dolaşmaya başlayan yabancı tercihler Skibbe ile Carvalhal kendi oyuncularını transfer ettirmek isteyeceklerinden riskli bir durum oluşturabilir.