skip to main |
skip to sidebar

- Başladığı gibi 0-0 biten karşılaşma maç boyunca kendisini hiç inkar etmedi ve seyircilere(pek yoktu ama!) zevksiz bir maç izletti.
- Galatasaray, maça "Barça" taktiği 4-2-3-1 ile çıkmıştı, önde tek forvet Ümit, arkasında Kewell, Arda, Aydın üçlüsü. Skibbe, maça ön liberoda Mehmet Topal ile başlamasa da 12. dakikada Barış sakatlanınca, Topal'ı mecburen oyuna sokmak zorunda kaldı. Galatasaray'da Skibbe ile M. Topal arasında bir sorun var gibi duruyor, ilerleyen günler bu sorunun cevabını verecektir herhalde.
- Kayserispor, Puroviç'in sakatlığı nedeniyle zorunluluktan 4-5-1 sistemiyle oynadı. Forvette çoğu zaman yalnız kalan Aghahowa, bitiricilik konusunda pek iyi olmasa da koşularıyla savunmayı baya zorladı.
- Bugün Galatasaray'da De Sanctis'i ilk defa sahada gördük. Pek fazla top gelmese de iyi bir performans gösterdiğini söyleyebiliriz. Özellikle Olembe'nin kale önünden yaptığı vuruşta oldukça başarılıydı.
- Galatasaray'ın son transferi Milan Baros, 75. dakikada Ümit Karan'ın yerine oyuna girdi, açık söylemek gerekir pek de performans gösteremedi. Zaten havada gol kokusu olmadığı için onun varlığı Galatasaray'da bir şeyleri değiştirmeye yetmedi. Baros konusunda birkaç söz daha söylemek lazım eğer Skibbe, bugünkü tek forvetli sistemine tüm maçlarda devam ederse takımdaki 3 forvet çok sorun yaşayacak gibi duruyor, örneğin Ümit Karan oyundan çıkarken memnuniyetsizliği yüzünden okunuyordu.
- Kayserispor, iyi bir takım ama 3 büyüklere karşı bir türlü istediği futbolu ortaya koyamıyor. Bugün özellikle maçın ikinci yarısında o kadar çok geriye çekildiler ki sıradan bir Anadolu takımından farksız duruma düştüler. Tabii bu durumda takımdaki eksiklikler de(Aydın, Puroviç) etkili olabilir ama Kayserispor'un büyükler karşısında genellikle böyle oynadığını da söylemek lazım.
- Sonuç olarak maç hak edildiği şekilde berabere sona erdi. İki takımdan biri kazansa diğerine çok yazık olacaktı çünkü iki takım da kazanmak için ortaya pek bir şey koymadı!
0 yorum:
Yorum Gönder