BIY AD

10 Eylül 2008 Çarşamba

Dikkat, Fransız Hakem!


Fransız hakemler Türk futbol literatüründe pek sağlam bir yere sahip değildir. Genelde bize gıcıklıklar yapmasıyla tanınan Fransızların Milli takım ve kulüp takımlarımızın yönettiği maçları genellikle büyük fiyaskolarla sona erer.

Birkaç örnek vereyim: İstanbul'daki Galatasaray-Steaua Bükreş maçını herkes hatırlıyordur ve tabii orada Lincoln'e yapılan penaltıyı da. Ama hakem bu penaltıyı vermemiş, es geçmişti peki o hakem kimdi? Fransız Laurent Duhamel!

Biraz gerilere gidersek hatırlayacağımız diğer Fransız hakem ise Letonya-Türkiye maçının hakemi meşhur Gilles Veisseire. Deplasmandaki maçta bariz hatalar yapan Veisseire, spor basınımıza göre TFF yöneticileri tarafından asansörde sıkıştırılmış ve haddi bildirilmiş bir isim.

Sıra belki de en büyük Fransız hakem faciasında. 23 Ağustos 1995'te Beşiktaş-Rosenborg maçı oynanıyor. Beşiktaş, deplasmandaki ilk maçı Aumann'ın feci hatalarıyla 3-0 kaybetmiş buna rağmen umudunu kırmadan İstanbul'da en azından 3-0 kazanacağına inanarak turu atlayacağına kendisini kabullendirmişti. 8. dakikada Kuntz'un golü inancı iyice körükler ama bu sefer ortaya Fransız hakem Marc Batta çıkar. O kadar alakasız kararlar verir ki taraftarlar sahaya inmemek için kendini zor tutarlar. Sonuç olarak maç 3-1 sona erer, Batta buz gibi bir Beşiktaş golünü saymaz, Beşiktaş'ın kalecisi Aumann ile birlikte Kartal için Şampiyonlar Ligi yolunu kapatır. Maçın sonunda spiker Ercan Taner'in söylediği şu söz aslında her şeyi özetler:"Kara gömlekli, kara vicdanlı Fransız hakem!"

Bunları neden mi yazdım? Bu akşam oynanacak Türkiye-Belçika maçı için. Bu maçı da Fransız hakem Stephane Lannoy yönetecek. Umarım yukarıda yazdıklarıma yeni bir facia eklenmez!

0 yorum: