skip to main |
skip to sidebar

- Fenerbahçe, ilk 20 dakikaya hiç beklenmedik bir şekilde çok hızlı başladı ve o dakikalar içinde oldukça güzel futbol oynadı.
- Alex'in attığı golle birlikte Fenerbahçe yine eski Fenerbahçe'ye dönüştü. Savunmaya çekilen, yan pas rekorları deneyen bildik haline.
- Maçın genelinde ve 20 dakikalık o kısımda Alex, takımın en iyi futbolcusuydu. Uzun zamandır bu kadar hareketli bir Alex seyretmemiştim. Bunda elbette takımın iki ön liberoya kavuşması da etkiliydi.
- İki ön libero demişken; bu ikili Alex'i son derece rahatlattı ama sahada Fenerbahçe'yi 10 kişi bıraktı çünkü Maldonado da Josico da aynı türün adamları ve bence yan yana oynamaları israftan öte birşey değil. Josico ise bence yersiz bir transfer; bugün 90 dakika sahada kaldı ama adını 10 kez bile duymadım.
- Hacettepe, 30. dakikadan sonra üstünlüğü tamamen eline aldı ve ilk yarının sonunda bulduğu golle soyunma odasına berabere gitti. İkinci yarıda Fenerbahçe'ye birkaç pozisyon verse de hakimiyet Hacettepe'nin elinde kaldı.
- Hacettepe'de en beğendiğim oyuncular, İbrahim Şahin ve Sandro'ydu. Özellikle İbrahim Şahin, yeni bir Mehmet Yıldız'ın gelişini müjdeler gibiydi.
- Hacettepe, Fenerbahçe'nin üstüne gittiği dönemlerde oldukça etkili oldu ama son pasları kötü kullanmaları onların taktiğini bozdu.
- Fenerbahçe'de Edu ve Lugano'nun olmaması takımı çok kötü etkiledi. Özellikle Lugano'nun yerine oynayan Can'ın hataları Fenerbahçe'nin oyununu alt üst etti, hem gollerde hem de penaltı pozisyonunda Can başrollerdeydi.
- Hakeme gelirsek; son dakikada Hacettepe'ye verdiği penaltı hariç bence iyi bir maç yönetti ama penaltıda çok hatalıydı. Hacettepeli Sukaj, kafayı vurduktan sonra Volkan'la çarpıştı ama ortada penaltılık bir pozisyon yoktu. Volkan'ın penaltı kaçtıktan sonraki "yukarıda Allah var!" türü harekete hakemin verdiği sarı kart ise doğruydu. Kısacası, artık klasikleşmiş bir Volkan kırmızı kartı izledik.
- Son sözü de Roberto Carlos'a ayırmak istedim. Carlos, muhteşem bir kariyere sahip ama geldiği günden beri tek müsbet maçını izleyemedik. Ya sakattı ya da normal bir sol bekin yapabileceği, vasat şeyleri yaptı sahada. Bugün maç sonunda hakemin yanına koşarken gösterdiği performansı sahada da göstermesini Fenerbahçeliler çok isterdi sanırım. Bu maçın ışığında Porto maçına baktığımızda ortalık çok karanlık gözüküyor. Şampiyonlar liginin futbolcularca ayrı bir hevesle oynanması Fenerbahçe için tek umut ışığı!
0 yorum:
Yorum Gönder