BIY AD

9 Eylül 2008 Salı

Mevki Mevki Futbolum #3


Mevki mevki futbolum yazılarının son bölümü, 3 büyüklerimizin hücum hattından oluşuyor.

Yine teker teker isimleri verirsek; Galatasaray'da Milan Baros, Fenerbahçe'de Güiza ve Beşiktaş'ta Bobo takımlarımızın hücum bölgelerinde 1 numaralı santraforları.

Sonuç: Milan Baros, ligimize henüz yeni geldi ve ancak 20 dakika Galatasaray forması giyebildi; kötü bir oyuncu olmadığı muhakkak ama son dönemlerinde ciddi bir düşüş yaşadığı da bir gerçek. Henüz yaşının genç olması, gerçekten çok kaliteli bir futbol kumaşına sahip olması onun ve Galatasaray'ın artıları. Baros, ligimize uyum sağlar ve Liverpool'daki ilk günlerine dönebilirse çok faydalı olacaktır. Kewell'ın şu anki iyi futbolu eski takım arkadaşı adına geleceğe dair bize bir fikir verebiliyor.

Fenerbahçe'nin santraforu ise geçen sezonun İspanya La Liga gol kralı Dani Güiza. Penaltısız 27 golle bu ünvana ulaştığını da belirtelim. Penaltısız yani etin "kemiksiz" kısmı gibi bir şey. Güiza, ligimizde henüz gol atamasa da spor yazarlarının, yorumcuların hatta Ahmet Çakarların bile beğendiği bir isim. Gol atmak için çırpınıp duran, oradan oraya koşturan bir İspanya gol kralını ligimizde bir daha izleyemeyebiliriz, bu dönemlerin kıymetini bilelim. Güiza, elbet bu şanssızlığını kıracak ve gollerini atmaya başlayacaktır; bence ligin en iyi transferlerinden biri kendisi.

Beşiktaş'ın nokta santraforu, bu transfer dönemi içerisinde satılması için oldukça gayret gösterilen Bobo. Bobo, bu gayretlerin boşa olduğunu göstermek ister gibi sezona muhteşem bir başlangıç yaptı. Sezonun henüz bu kısmındaki istatistikleri 3 gol, 3 asist. Tartışma götürmez bir gerçek ki sezonun en formda forvetlerinden biri Bobo, diğeri ise Fenerbahçeli Semih Şentürk. Bobo'nun kariyeri Fenerbahçeli ve Galatasaraylı rakiplerine oranla daha düşük olsa da gösterdiği performansla bu arayı kapatacak gibi görünüyor. 

Sıralamaya gelirsek; listede bir numaraya Fenerbahçeli Dani Güiza'yı yerleştirdim, ikinci sırada ise iki oyuncu onu takip ediyor: Baros ile Bobo.

Sıra 3 büyüklerdeki diğer santraforlarda: Ümit Karan, Semih Şentürk, Filip Holosko.

Galatasaraylı Ümit Karan, bu sezona pek formda başlayamadı. Geçen sezonki iyi performansını, bu sezon sakatlıklar nedeniyle sergileyemeyen Ümit Karan, Baros'un gelişiyle birlikte onun ekürisi olacak gibi görünüyor.

Fenerbahçe, bu mevkide en şanslı takım. Ellerinde Semih Şentürk gibi yedek kalsa sorun etmeyen, ilk 11 oynarsa neredeyse her maç gol atabilen bir santraforları var. Semih, tipik nokta santrafor olarak düşünülse bile bu sezon Aragones, onu Güiza'nın bir adım arkasında oynatıyor. Güiza ile iyi bir ikili oluşturdukları da ligdeki ve Avrupa'daki maçlara bakılınca anlaşılabilir.

Beşiktaş, normalde tek santrafor Bobo ile oynuyor ama 3 büyükler arasında değerlendirme yapacağım için Holosko'yu da santrafor olarak göstermek zorundayım. Holosko, tam bir sprinter. Boş alanlarda inanılmaz hızlı olabiliyor ve son vuruşları da bu tür oyuncularda görülmeyecek bir biçimde güçlü. Beşiktaş'ın öne geçtiği maçlarda dağılmış rakiplere karşı çok etkili olabilecek bir silah!

Sıralamaya geçersek; bana göre ve sanıyorum herkese göre bir numara Semih Şentürk. İki numara Holosko ve üç numara ise Ümit Karan.

Mevki mevki futbolum yazılarında sıralamaları bitirdik; şimdi yapılacak iş verdiğim puanlara göre takımları sıralamak; onu da ileride burada görebilirsiniz!

0 yorum: