BIY AD

3 Ocak 2009 Cumartesi

Gözden Irak Olan...


Gözden ırak olan gönülden de ırak olur derler ki doğrudur da, işte size Çağdaş Atan örneği. Beşiktaş ve Trabzonspor gibi takımlarda oynayan, İzmirli sol ayaklı stoper, sezon başında Almanya'ya transfer oldu ve Bundesliga'nın zayıf takımlarından Energie Cottbus'un formasını giymeye başladı.

Açık söylemek gerekir ki Çağdaş'ın Almanya'daki performansı hakkında pek bilgi sahibi değilim ama yedek kulübesinin çakılılarından biri olmadığını bloglardaki kimi haberlerden görüyorum. Gel de Çağdaş'ın bir stoper için Rivaldovari duran frikiklerini hatırlama şimdi!

2 Ocak 2009 Cuma

Beşiktaş'ta Organize Ol(a)mayan İşler


3 büyükler içinde transfer yapması en çok gereken takım Beşiktaş fakat en az ses de onlardan çıkıyor. Bugüne kadar Geremi bombası(!) hariç spor sayfalarını şenlendiremeyen Beşiktaş'ta ilginç bir gelişme yaşandı ve Sırbistan 2. liginden bir ön libero denenmek için İstanbul'a getirildi; Borislav Jovanovic.

Açık söylemek gerekir ki bir futbolcu için oldukça şık bir isme sahip Borislav, menajeri ise Galatasaray'ın efsanelerinden Cevad Prekazi. Borislav'ın geldiği takım, Sırbistan ikinci lig takımlarından FK Srem Sremska Mitrovica. İkinci ligden bir oyuncuyu denemek için Türkiye'ye getirerek Beşiktaş yönetimi büyük bir risk aldı. Demek ki eleştirilere hazırlar.

Adı duyulmamış, daha önce denenmemiş bir ismi gündemine aldığı için Beşiktaş'ı tebrik ediyorum ama Sırbistan 2. lig gibi bir ligi bunun için kullanmasına biraz şaşırıyorum. Championship falan olsa neyse ama Sırbistan 2. liginin ayarı nedir, Bank Asya 1. Lig'den farkı var mıdır ya da Bank Asya 1. Lig oraya fark mı atar, işte aklımdaki sorular bunlar!

Büyük ihtimalle gerçekleşmeyecek bir transfer haberiyle karşı karşıyayız. 23 yaşındaki bu ön libero, en iyimser ihtimalle 1-2 hafta denenir ve sonra ülkesine yollanır. Bize de ne olacak bu Beşiktaş'ın hali diye sormak kalır!

1 Ocak 2009 Perşembe

Yeni Yıl Yazısı; Issız Adam


Son zamanların en çok konuşulan filmi ne AROG ne Osmanlı Cumhuriyeti ne de Fatih Ürek'in araba promosyonlu filmi Şeytanın Pabucu oldu, konuşmalarda hatrı en çok geçen film Çağan Irmak'ın Babam ve Oğlum misali bir girişle sinemalara adım atan filmi Issız Adam oldu.

Yılbaşı ertesi futbol gündemimiz biraz boşken ben de bu filmi değerlendirmek istedim. Issız Adam kabaca, İstanbul'a gelmiş bir Anadolu gencinin orada çeşitli ortamlara girip mizacının verdiği yalnızlığı kötü yola düşmüş kadınlarla kapatmasını fakat yine bu emellerle tanıştığı bir genç kıza aşık oluşunu anlatıyor. Filmin kahramanı Alper'in kadınlarla ilgili bildiği tek şeyin malum filmlerde gördüğü sahneler olduğunu da ekleyelim.

Filmin erkek başrol oyuncusu Cemal Hünal'dan ne kadar hazzetmiyorsam, kadın başrol oyuncusu Melis Birkan'a da o derecede hayranım. Melis Birkan, enteresan bir güzelliğe sahip, hani 10 metre öteden ben güzelim diye bağıran kızlar vardır ya kesinlikle onlardan biri değil. Ona yaklaştıkça ve yakınlaştıkça anlıyorsunuz ne kadar güzel bir kadın olduğunu. Ahh, bir de yeni gelin misali yanaklarını kızartmasa.

Yine filme dönelim. Hikaye, klasik bir aşk hikayesi. Onu diğer filmlerden ayıran en önemli özelliği ise müzikleri. Ayla Dikmen'i ölümünden sonra meşhur eden "Anlamazdın", Semiramis Pekkan'ın bir zamanlar şarkıcı olduğunu hatırlatan "Bana Yalan Söylediler" ve Michel Fugain'in Fransız filmi tadındaki şarkısı "Une Belle Histoire" filme gerçekten de apayrı bir tat katmış. Tabii şarkıların bu başarısında filmin yoğun senaryosunun katkılarını da es geçmemiz lazım.

Gelelim o çok konuşulan final sahnesine; hayattaki "keşke"lerin önemini insanın kafasına vura vura hissettiren o anlarda, kişilerin kendi yaşamını ve yaptığı hataları, yanlışları düşünmemesi imkansız.

Bence, bu filme gidin ya da DVD falan işte her neyse izleyin. Belki çok çok inanılmaz bir film değil ama sinema dünyasının bariz bir konu sıkıntısı çektiği şu günlerde, yoğun bir sinema filmiyle buluşun.

*Bir "futbol blogger"ından sinema yazısı ancak bu kadar olur.

31 Aralık 2008 Çarşamba

Eskişehirspor ve Transferler


Eskişehirspor, transfer çalışmalarına hızlı başladı. Beşiktaş'tan sol bek Emre Özkan'ı 1,5 yıllığına kiralayan Es-Es, Türk futbolunun yıldız adaylarından Batuhan Karadeniz'i de 6 aylığına kadrosuna dahil etti.

Bu transferlerin yanı sıra Mısırlı stoper El Saka da Eskişehir'in yolunu tutacak gibi görünüyor. Anlayacağınız Gençlerbirliği, Arap-Türk "suni" çekişmesinde tercihini kullanmış oldu.

34 yaşındaki El Saka, fevkalade yanlış bir transfer bence. Umarım yanılıyorumdur ama Tayfun ve diğer yabancı stoperlerin(Safet Nadareviç, Luka Vucko) yanında El Saka, ortalığı karıştırmak dışında hiçbir işe yaramayacaktır. Ligde ilk haftalarda, diğer stoperlerin cezası sebebiyle forma bulma ihtimali olan Saka'nın ilerleyen haftalarda pek iş yapabileceğini düşünmüyorum. Ahh, bir de araştırarak transfer yapmayı becerebilsek ve boşta gördüğümüz ilk oyuncuya atlamasak; o zaman herşey ne kadar da güzel olacak!

2009 Kutlu Olsun!

TSL'de Sezonun En Çok Gelişme Gösteren Oyuncusu?


Devrenin takımı ve kalecisi anketlerinden sonra sıra, sezonun en çok gelişme gösteren oyuncusuna geldi.

Aslında bu ankette bir numarayı Galatasaray'ın "10 numarası" Cassio Lincoln hak ediyor ama onun kalitesinde, kariyerinde ve yaşında bir oyuncuyu bu ankete koymak hem ona hem de bize "büyük" bir saygısızlık olur.

İşte başlıyoruz;

30 Aralık 2008 Salı

Ertuğrul Sağlam, Bursaspor'a Doğru


Bursaspor, teknik direktör arayışlarına noktayı koydu gibi görünüyor. Dün akşam saatlerinde OLAY Tv'de "Final" programını izlerken Bursaspor başkanı İbrahim Yazıcı, yayına bağlandı ve Ertuğrul Sağlam ile 3.5 yıllık sözleşme konusunda prensipte anlaştıklarını duyurdu.

Bol keseden uzun sözleşmeler imzalamak kolaydır ki Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'ta da oldukça uzun bir sözleşmesi vardı fakat bitirmek kısmet olmamıştı. Bu kez neler olur bilemem ama Türkiye'de bir teknik direktörün sözleşmesinin sonuna kadar takımının başında kalmayı başarması benim, mucizelere olan inancımı yeniden gün yüzüne çıkartacak.

Geçtiğimiz günlerde transferlerle ilgili bir yazı yazmıştım. Bursaspor'un 2 Brezilyalı futbolcuyla sözleşme imzaladığını duyurmuştum. Dün öğrendim ki bu transferlerden biri askıya alınmış. Santrafor Anderson Francisco Nunes'in transferi yeni teknik direktörün görüşüne göre netleşecekmiş fakat sağ açık Daniel Menendes Rezende için artık Bursaspor'un futbolcusu diyebiliriz.

Turkcell Super Lig'in En İyi Kalecisi; de Sanctis


Blogda yaptığımız Turkcell Super Lig'in en iyi kalecisi oylaması sona erdi. 131 kişinin katıldığı ankette birincilik, beklediğim gibi Morgan de Sanctis'in olurken ikincilik basamağında hiç ummadığım bir isim, Ömer Çatkıç vardı. Bronz madalya ise TSL'nin "ne zaman, ne yapacağı" belli olmayan kalecisi Volkan Demirel'e gitti.

29 Aralık 2008 Pazartesi

TFF 2. Lig / 1. Grup; İlk Devrenin Sonu


TFF 2. lig ile ilgimi blogu takip edenler yakından bileceklerdir. Özellikle TFF 2. Lig, 1. grupla olan alakamı. Dün oynanan maçlarla birlikte TFF 2. lige de noktayı koyduk.

Domestik takımım Bozüyükspor, 20 karşılaşmalık ilk devreyi 24 puan toplayarak 11 takımlı puan cetvelinde 9. sırada tamamladı. Bozüyükspor lige felaket bir performansla başlamıştı. Ligin ilk 5 haftasında toplanan 0 puan, geride kalan 15 maçı bir bakıma ipotek altına almıştı. İpotek altına girmiş 15 maçta da ancak 24 puan toplanabildi ve bu 24 puan, ligde üst sıralara çıkmak için yeterli olmadı. Sezona İsmail Ertekin yönetiminde başlayan Bozüyükspor, korku filmi tadındaki 5 maçın ardından teknik direktör değişikliğine gitti ve geçtiğimiz sezonlarda Güngören Bld. Spor'u çalıştıran Mustafa Serin, Bozüyükspor teknik direktörlüğüne getirildi.

Grupta play-off yoluna devam eden takımlarsa yıllardır Bank Asya 1. Lig için yanıp tutuşan Eyüpspor ve 3. ligden bu sezon yükselip 2. lig 1. grubu transit geçiş için kullanan Körfez Bld. Spor oldu.

Ligin dibindeyse blog camiasında adından sıkça söz edilen bir takım var; Beylerbeyi. Galatasaray'ın pilot takımı görünümündeki Beylerbeyi, paf karmalı bir takıma sahip olsa da genellikle yıllanmış şarap tadındaki futbolcuları oynatıyor. Beylerbeyi'nin teknik direktörlüğünü ise Fenerbahçe ve Galatasaray'ın eski futbolcusu İlyas Tüfekçi yapıyor.

TFF 2. Lig'de klasman maçları çok daha büyük bir heyecana sahne olacak. Çünkü bu sezon 3 takım bir alt ligin yolunu tutacak. 9 takımlı bir serinin yaşanacağı düşünülürse klasmana lider başlayan takım da ligin sonunda 3. ligin yolunu tutabilir; sonuncu başlayan takım da bir üst lige pekala yelken açabilir.

28 Aralık 2008 Pazar

Bursaspor ve Brezilyalılar


Bursaspor, bu sezon ligde ne çektiyse Romaschenko ve Ivankov hariç fevkalade yanlış yabancı tercihleri yaptığı için çekti. Düşünün eski günlerinin çok çok uzağında olan bir Maxim Romaschenko bile Bursaspor'da Yusuf Şimşek'in sakatlık ertesi günlerinde takımın yıldızı olabiliyor.

Sezona Samet Aybaba ile başlayan Bursa, birkaç hafta da Güvenç Kurtar'ı denedi fakat onunla da özlenen birleşimi sağlayamadı. Yeşil Beyazlılarda, hoca ve yabancı futbolcu arayışı şu günlerde devam ediyor. Teknik direktör konusunda spekülatif iddialar hariç yol kat edemeyen Bursa, yabancı futbolcu transferinde 2 Brezilyalıyla anlaşmış görünüyor.

Bu futbolcular, santrafor Anderson Francisco Nunes ve orta saha oyuncusu Daniel Menendes Rezende. Açık söylemek gerekir ki iki oyuncuyu da tanımıyorum. İnternette de haklarında doyurucu bir bilgi bulamadım. Bu iki Brezilyalı, sezonun başında takıma dahil edilen Brezilyalıları hatırlatıyor bana, umarım sonları ve performansları birbirlerine benzemez.

Ayrıca Bursaspor'u nispeten iyi başlamış bir sezonu yine kördüğüm aşamasına getirdiği için tebrik etmek gerekiyor, bilmem çare olur mu!

Francileudo dos Santos & Gaziantepspor


Gaziantepspor, Celal Doğan'ın başkanlığından beri süregelen bir geleneği bugün de devam ettiriyor. Bu gelenek, kaliteli yabancı futbolcuları saflara katmakla ölçülen ve değerlendirilebilen bir Antep adeti.

Batista, Lima, Johnson ve Preko gibi oyuncuları kim unuttu ki ya da bugün Gaziantepspor forması giyen Tabata, Ivan De Souza ve Beto gibi Güney Amerikalı futbolcuları bilmeyenimiz var mı?

Bugün gazetelerde Gaziantepspor'un yeni bir transfer peşinde olduğunu okudum. Araştırdıkça gördüm ki peşinde oldukları futbolcu gayet kariyerli bir isim. Bu futbolcu, Brezilya asıllı bir Tunus vatandaşı olan Francileudo dos Santos.

Dos Santos, Belçikalı Standard Liege tarafından profesyonel futbola kazandırılan bir oyuncu. 1996 ile 1998 yılları arasında Liege forması giyen futbolcu, Belçika'da pek başarılı olamadı ve Jean Fernandez'in çalıştırdığı, Tunus takımı Etoile du Sahel'in yolunu tuttu.

Sahel'de geçen iki sezonun ardından 50 maçta 32 gol atan Santos, 2000 senesinde teknik direktörü Fernandez'in peşinden o zamanlar Fransa ikinci liginde yer alan FC Sochaux'ya transfer oldu. Sochaux'da oynadığı 5 sezon boyunca 53 gol atmayı başaran Santos, ardından 3.25 milyon € karşılığında Toulouse kadrosuna dahil oldu.

Toulouse'un ardından FC Zurich ve yeniden Toulouse formalarını giyen Santos, bu sezonun başında eski ve kariyerinin en parlak günlerini geçirdiği kulübü -Mevlüt Erdinç'in de formasını giydiği- FC Sochaux'ya transfer oldu. Ve şimdi de adı ülkemizin yabancı futbolcu konusunda en istikrarlı ve en verim süzebilen takımı Gaziantepspor'la anılıyor.

Brezilya doğumlu fakat Tunus asıllı santraforun ulusal kariyeri, 40 maçta giydiği milli formayla sınırlanıyor. Francileudo dos Santos, bu sınırlar dahilinde 2005 FIFA Konfederasyon Kupası, 2006 Dünya Kupası ve 2008 Afrika Uluslar Kupası'nda Tunus milli takım formasını sırtladı.

*dos Santos'un adı bundan önce de Trabzonspor ve Konyaspor ile anılmıştı; bakalım bu kez transfer görüşmeleri, anılma aşamasından çıkıp resmiyete dökülebilecek mi?