
Günlerce süren Mehmet Topuz olayından sonra Kayserispor ile Gençlerbirliği'nin arasında James Troisi davasının çıkması, tek kelimeyle ironidir. Televizyonları gezip etik dersi veren Süleyman Hurma'nın bu konuda baş aktör olması, ironinin bir başka boyutudur.
Troisi, Gençlerbirliği'ne Newcastle UTD.'dan transfer edilmişti. Adana'daki Kayserispor maçı haricinde çok da iyi oynadığı bir maç hatırlamıyorum. Kayserispor yöneticileri de galiba, o maçın büyüsüne kapılarak gemileri yaktılar.
Mesele anlayabildiğim kadarıyla şöyle; Troisi, Gençlerbirliği'ne transfer olurken bir ön protokol imzalamış ve Gençlerbirliği, bu protokole sadık kalınması için 1 milyon Dolar tazminat maddesi koydurmuş.
İşte, Kayserispor burada bir açık yakaladığını iddia ediyor. 1 milyon Dolar'ı Gençlerbirliği hesabına yatıran Kayserispor yöneticileri, oyuncunun serbest kaldığını söylüyorlar.
Troisi, ön protokolun ardından Gençlerbirliği'yle resmî olarak anlaşmış ve Gençlerbirliği kulübünün futbolcusu olmuştu. Buradaki en can alıcı soru, sözleşme resmiyete döküldüğüne göre ön protokol otomatikman kullanımdan kalkar mı?
Gençlerbirliği, bu soruyu evet diye yanıtlıyor; Kayserispor'sa hayır diyor. Dün Ankara'ya getirilen Troisi'yse öğleden sonra Kayseri'ye götürüldü ve ilk idmanına çıktı. Gençlerbirliği de bu gelişmelerin ardından FIFA'ya başvuracağını açıkladı.
İşte tam burada, bize bir atasözü gerekiyor. Onu da sizlere bırakıyorum!


linkiboluna ekle!

2 yorum:
Bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu?
Maydanoza git git, yapraga beah!
Belki de tukurdugunu yalamak deyip gecmek lazim.
Normal sezonda Kayserispor bu kadar konuşulmamıştı. Hatta UEFA'ya gittikleri dönem bile bu derece gündem olduklarını hatırlamıyorum. Bu transfer döneminin baş kahramanlarından biri Kayserispor oldu.
Yorum Gönder