BIY AD

5 Temmuz 2009 Pazar

Galatasaray'ın Halet-i Ruhiyesi


Trabzonspor ve Fenerbahçe "halet-i ruhiyeleri"nden sonra sıra Galatasaray'da. Sezona TSL'nin en iyi transferlerinden Rijkaard hamlesiyle başlayan Galatasaray, transfer sezonunda da kadrosunu doğru futbolcularla takviye etti ve anlaşılan etmeye devam edecek.

Kaleden başlayalım, Leo Franco gözümde ortalama bir kalecidir. Onu Barcelona'da da oynatabilirsiniz; herhangi bir takımda da. İkisinde de sırıtmaz. Kimi zaman inanılmaz kurtarışlar yaparken kimi zaman, takımını yakan adam olur.

Sağ bekte Uğur Uçar'ın nihayet hazır olduğu söyleniyor. Doğru mu, hayal mi lig başlayınca göreceğiz. O olmazsa yeri Sabri'nindir. Servet'in O.M işi olmayınca Galatasaray, iyi bir stoper ikilisine sahip oldu. Servet, geçen sezonun yarısını sakat geçirse de kalitesinden şüphe edemeyiz. Yanındaki Gökhan Zan, sık sık sakatlansa, ne zaman ne yapacağı belli olmasa da TSL sınırları dahilinde iyi bir defanstır. Sol bekteki Hakan Balta, her zaman güven duyulabilecek bir isim.

Gelelim, 4-3-3'ün ilk 3'lüsüne. Bu bölgede, Arda'nın oynayabileceği söyleniyor ama pek zannetmiyorum. En azından bu sezon için. 3'lünün geriye dönük ismi, Mehmet Topal olacaktır. Kendini toparlayabilirse Linderoth da rotasyona dahil olabilir. Mustafa Sarp da yabana atılmayacak bir isim. Ön tarafa koyacağım ilk oyuncu Ayhan. 10 numara olarak başladığı futbol hayatına keskin bir dönüşle ön libero olarak devam eden Ayhan, 10 numara günlerinin verdiği teknikle çift yönlü olarak orta sahayı kullanabilecek bir futbolcu. En azından, genleri böyle söylüyor. Ayhan'ın yanında Barış Özbek oynayacaktır. Barış, çok kabiliyetli olmasa da çalışkan bir orta saha elemanı. Bu 3 oyuncuyla Galatasaray, oldukça sert bir orta sahaya sahip olacak.

Sıra, ikinci üçlüde. Yeni transfer Keita, Lyon'da 18 milyon Avro'nun altında ezilse de Galatasaray'a kesinlikle faydalı olacaktır. En azından, bir kaç mükemmel maçını seyredeceğimize eminim. Sol taraftaysa Arda'nın oynayacağını düşünüyorum. Arda'yı anlatmaya zaten gerek yok. En büyük gol silahı, yine Baros olacak. Geçtiğimiz sezon yeniden doğan Baros, bu yıl da üst düzey oynayıp yeniden "top" kulüplere gitmeyi düşleyecektir.

Takımı bitirdik ama Kewell'dan bahsetmedik. Kewell, muhteşem bir futbolcu ama Extensor(Sinan)'un da söylediği gibi Kewell'a güvenip sistem kurulamaz. O, takımın tadına doyulmaz kaymağı olacaktır ve en kötü ihtimalle 20 maçta forma giyecektir.

Şu ana kadar değerlendirdiğimiz takımlar içinde sezona en hazır gözüken Galatasaray. Galatasaray yönetimi, şimdi çıkıp transferi bitirdik derse kimse bir şey diyemez ama Trabzon ve Fenerbahçe'de durum böyle değil.

Galatasaray'ın başına gelebilecek en kötü şey, yeni bir sisteme geçmenin sancılarını yaşama ihtimalidir. Rijkaard'ın Barcelona macerasındaki ilk günlerine benzer günler, Türkiye'de tolere edilemeyebilir.

2 yorum:

dinipro dedi ki...

4-3-3'ü şöyle dizebilir :

İlk 3'lü ;
İki ön libero (M.Topal - Barış)
Önlerinde Arda (10 numara)

İlerideki 3'lü ;
Kanat forvetler Keita - Kewell
Ortada Baros .

Ama dediğiniz gibi Kewell herne kadar klas oyuncu olsa da güvenilip yola çıkılamaz .Duruma göre Ayhan , hatta Aydın veya (transferde ismi geçen Hleb gibi) isimler monte edilecektir .

Gökhan Zan konusunda ise ; Eğer direk 11 için düşündülerse hatalı , yedek için düşündülerse iyi transfer .

Zan'ın tranferinden dolayı Senderos - Mensah tarzı adamlardan vazgeçmeleri hata olur .

gkslsrt dedi ki...

Stoper alacaklarını pek zannetmiyorum açıkçası. Servet'in O.M işi olmayınca ekonomik anlamda, orta saha ya da sağ bek sorununa daha önce çözüm bulmaya çalışacaklardır.

Stoper olarak, hem sağ bek hem de sağ stoper oynayabilen bir futbolcu alınabilir ama.