
Denizlispor-Bursaspor maçını yamalı bohça deyimiyle tanımlamıştık. Bu akşamki karşılaşmayıysa "korkaklık" kelimesiyle anlatmamız gerekiyor.
Galatasaray maça çok hızlı başladı. İlk 20 dakikada Trabzonspor'u tek kelimeyle sürklase ettiler. Bir ara öyle bir dönem oldu ki Galatasaray, bağıra bağıra gol attı. Kewell'ın golünde bariz savunma hatası vardı ama o top gol olmasa 5 dakika sonra skorbord yine 1-0'ı gösterecekti, buna eminim.
İlk 45 dakikada Galatasaray'ın eleştirilebilecek hiçbir yanı yoktu. Ne olduysa ikinci yarı oldu zaten. Tayfun'un ilk yarının sonlarında attığı gol, maça heyecan katmıştı fakat bu heyecanı doruk noktalara taşıyan Galatasaray savunması oldu. İkinci devre Sarı Kırmızılı hücumcularla savunmacıların arası o kadar çok açıldı ki Colman'ın gol atması şart oldu.
Son haftalarda Mustafa Sarp'ta düşüş var. Ayhan'ın yaşı zaten kemale erdi. Mehmet Topal, "abartılmış" bir ön libero. Galatasaray'ın ciddi ön libero eksiği var aslına bakarsanız. Kış döneminde stoperden, sağ bekten önce defansif orta saha almalı Galatasaray. Yoksa ciddi sıkıntı çekecekler.
2-2'den sonra 4-2-4'e dönen bir Galatasaray seyrettik. Orta saha da oyundan düşünce Trabzonspor ciddi fırsatlar buldu. Serkan Balcı'nın şutu gol olsa işler ciddi anlamda karışacaktı. Şans, Cim Bom'un yanındaydı desek yeri var. Fenerbahçe'ye karşı orta sahasını güçlendirmeli Galatasaray.
Trabzonspor maça o kadar kötü başladı ki hücuma top taşıyamadılar. Defanstakiler şans yardım ederse orta sahayı buluyordu ama 3. bölgeye atılan bilinçli bir tane top yoktu. Haliyle birçok pozisyon yediler ilk 20 dakikada. O berbat durumdan maça ortak olmaları bile uzun uzun konuşulması gereken bir konu.
Gelelim korkaklık meselesine. Maç, 2-2 olmuş ve Galatasaray orta sahası tam anlamıyla çökmüş. Peki, bu sırada Trabzonspor ne yapıyor? İlk yarıdaki kabız futbola devam. Orta sahaya hareket katacak Alanzinho ya da Barış'ı hiç düşünmüyor örneğin. Ya da Gökhan Ünal'ı alıp forveti ikilemeyi. Maç ne zaman 4-2 oluyor, hücumcular o zaman oyuna giriyor. Biz düşünememiştik doğrusu!
Trabzonspor'da ciddi kalite eksikliği var. Tony Sylva kötü oynuyor, burası çok açık. Sinan(Extensor)'ın da dediği gibi refleksleri çok zayıf. Savunmada aslî görevini tam olarak yapan yok. Tayfun hücumda ve ölü toplarda iyi fakat mevkiinde zayıf. Orta sahada Engin Baytar pres yapıyor ama bal yapmayan arı gibi. Colman'a sözüm yok, muhteşem oynuyor. Serkan Balcı da gayet iyiydi. Gabriç'se şampiyonluğa oynayacak bir takımın futbolcusu olduğunu gösteremedi henüz. Umut çok iyi niyetli fakat tek başına yetmiyor. Anlayacağınız Trabzonspor, mevcut kadrosuyla ilk 6'ya girerse başarıdır. Bursaspor, Kayserispor, Eskişehirspor ve hatta Gaziantepspor'u geçebilmek o kadar kolay değil çünkü. Teknik adamlığa Hagi getirilecek deniyor. Takvim başa alınıyor yani.
Futbol anlamında olmasa da keyif anlamında güzel bir maçtı. Trabzonspor'u pek iyi günler beklemiyor maalesef. Galatasaray'ı da çok beğenmedim açıkçası. Orta sahası çok çabuk düşüyor ve bu durum, Fenerbahçe maçı öncesi ciddi soru işareti. 10. hafta, bizlere ne sürprizler hazırlıyor acaba?


linkiboluna ekle!

2 yorum:
Trabzonspor' un bu kadrosunun çok daha iyi bir futbol oynaması lazım bence ama bunun sorumlusu teknik direktör değil bence. Konu Trabzon olunca tek bir sorumlu aramak saçma zaten. Şehir halkı sabır denen şeyi öğrenmedikçe bu iş zor. Hagi de yazık eder kendine.
Bir de futbolcular var tabi. Selçuk İnan' a ne oldu mesela. Ya da Barış' a? Bir futbolcuda kendini geliştirsin dişimi kırıcam.
Galatasaray maçına özel olarak söylüyorsan kuzen, Selçuk o maçta nezle olduğu için oynamamış yok genel anlamda diyorum dersen bence de haklısın. İleri gidiş yok hatta geriye dönüş var. Barış Memiş daha da fena. Yeni bir Gökdeniz geliyor demiştik halbuki! Toparlanmazsa İbrahim Ege gibi birçok Anadolu takımı gezmek zorunda kalacak.
Yorum Gönder