BIY AD

28 Ekim 2009 Çarşamba

Saat Saat Bursaspor-İBB


Bursaspor-İBB maçını yazacağım diye başınızın etini yedim fakat bir türlü yazamadım. Ziraat Türkiye Kupası maçları oynanırken elimiz en sonunda klavyeye gidebildi. Elle klavye hazır buluşmuşken fırsatı kaçırmayalım ve Bursaspor-İBB macerasına başlayalım;

Saat 13.30: Metroyla stadyuma gitmek üzere yola çıktım. Yaklaşık 25 dakikalık bir yolculuktan sonra Merinos durağından stadyuma yürürken buldum kendimi.

Saat 14.00: Stadyumdayız. Ben ve arkadaşım, bilet almak üzere stadyumun diğer tarafına doğru yürüyeceğiz şimdi. Bursa Atatürk Stadyumu'nda anlayamadığım tek şey, gişenin 1 tane olması. Açığa girecek futbol sever, bütün stadyumu kat etmek zorunda kalıyor. Hele maç kalabalığında, bu yürüyüş pek bir zor oluyor. Bir yandan arabalar, bir yandan insanlar, diğer yandan polis barikatları.

Saat 14.30: Biletimizi nihayet aldık. Bilet kuyruğunda ilginç görüntüler vardı. Sağa sola yığılmış 10-15 küçük çocuk, 2 TL peşinde koşturup duruyordu. Bu kez hiç karaborsaya rastlamadım, bilmem sevindirici olduğunu söylemeye gerek var mı?

Saat 14.45: Biletleri aldıktan sonra simit, su gibi "maç klasikleri"ni almak üzere Altıparmak caddesine çıktık. Yukarıdaki fotoğraf, o ana aittir.

Saat 15.15: Tüm ihtiyaçları tedarik ettikten sonra stadyum N kapısından sıraya daldık. Burada, karaborsa olmasa da ilginç anlar yaşandı. Yine birkaç ufaklık, stadyuma sokulabilmek için kimi bulsa yalvarıyordu. Bize de geldiler ama yardım edemedik haliyle. Stadyum sıralarında yaşananlar çok ilginç geliyor bana.

Saat 15.50: Maç başlamak üzere. Yerimizi almış ve koltuklarımıza oturmuştuk ki takımlar sahaya çıktı. Klasik görüntüler; 90 dakika öncesi galibiyet yeminleri. Fotoğrafı yukarıda. İBB maç öncesi oldukça istekli görünüyordu!

Saat 16.00-18.00 arası: Yukarıdaki fotoğrafın herhangi bir ilginçliği yok. Aslına bakarsanız var ama herhangi bir aksiyon yok. Fotoğrafın tek önemi, Bursa kalecisi Yavuz Özkan'ın topla ender buluştuğu anlardan birini simgeliyor olması. Kayıtsız bir kale vuruşu.

Saat 16.00-18.00 arası: İlk yarı oyun biraz daha dengeliydi fakat Bursaspor, üstünlüğü bir an elinden bırakmadı. İBB 2+1 kırmızı kart görmemiş olsaydı da Bursaspor, en az 2 farkla oyunu kazanırdı. İBB'nin en net pozisyonu ilk yarının ortalarında gerçekleşen Serhat Gülpınar'ın şık vuruşuydu. Serhat'ın şutu çok şıktı ama Yavuz'un üstüne gitti. Gol olsa kesinlikle haftanın golü olacaktı!

Saat 16.00-18.00 arası: Herhangi bir gol sonrasını anlatır yukarıdaki fotoğraf. Benim de bulunduğum açık tribün, tıklım tıklım doluydu. Maraton tribününde -özellikle "yeni maraton"da- az da olsa boşluklar vardı. Diğer kale arkası yani kapalı kale arkası, Teksas'larla tıka basa dolmuştu. Numaralıyı söylemeye gerek yok zaten. Orada satılan her bilet kârdır bana göre.

Saat 16.00-18.00 arası: Hava karardı haliyle!

Saat 18.00: Ve maç sonu. 6 gol atan Bursaspor futbolcuları tribünleri teker teker dolaşıyor. Her tribünde ayrı bir marş paniği. "İyi günde, kötü günde" demekten dillerindeki tüy bitti Ömer Erdoğan'ın, Sercan'ın, Batalla'nın. Ben de kapıya doğru yönelmişken yukarıda gördüğünüz fotoğrafı çektim. Dikenli tellerin ardından dikkatlice bakarsanız futbolcular zor da olsa seçilebiliyor.

Saat 18.30: Metroya doğru bir yolculuk başladı yine. Stadyumdan çıkmış durağa doğru yürüyordum ki Atatürk Spor Salonu'nda Oyak Renault-Karşıyaka maçının olduğunu gördüm. Hatta stadyumdan çıkan birçok kişi direkt salona girdi. Ben de girecektim ama Eskişehirspor-Beşiktaş maçına yetişmem gerekiyordu, bu sebepten pas geçtim.

Saat 18.45: Metro durağındaki inanılmaz kalabalıkla birlikte bir maç gününün daha sonuna gelmiştim! Durak o kadar kalabalıktı ki "iğne atsan yere düşmez" dersem abartmış olmam.

*Fotoğraflar üstüne tıklayınca büyüyen cinsten.

8 yorum:

muyek dedi ki...

eline saglik guzel bir gun gecirmissin , aksam bi de iskender ziyafeti cekmek guzel olurmus boyle bir gun sonunda :)

Senden bir ricam var , mumkunse ankarasporun elde kalan kadrosu ile ilgili bir yazi yazar misin ? Bugun zannedersem TR kupasinda tokatspor ile oynadilar neca 2 gol atmis ama kadrolarina veya klupte kimlerin kaldigina dair hic bir bilgim yok, resmi web sitesi gozunuz aydin diyor baska bir bilgi yok, nedir simdi son durumu bu takimin ? Rober ve neca disinda kimler kaldi acaba takimda ? Neca da keske denizliye gitseydi

gkslsrt dedi ki...

İskender de olsaydı mükemmel olacaktı hakikaten :) Bir dahaki maça yapalım bari

Muyek birşey diyeyim mi sözü ağzımdan aldın. Az önce benim de aklımdan geçti Ankaraspor'un mevcut kadrosunu gözden geçirmek. Bugünkü maça Röber çıkartmamış sanırım takımı kaleci antrenörüyle çıkmışlar. TFF kayıtlarına baktım daha eklenmemiş. Eklensin hemen birşeyler karalayacağım.

emosimo dedi ki...

Hocam Ankaraspor'da sadece Neca oynamış, gerisi A2 takımı...

Üzerine yazı yazılabilecek bir yanı yok yani...Tek merak ettiğim adam Murat Tosun orada...

Ayrıca Ligde oynamasna izin verilmeyen Ankaraspor kupada niye oynadı ki acaba...yaa tokat'ı yenip Ankaragücüyle aynı gruba düşse ne olacaktı acaba...

gkslsrt dedi ki...

Kupa izni verilmesi sahiden ilginç. Ankaragücü gruplarda rakip olsa tam komedi olacaktı.

Neca'yı nasıl almamışlar hayret ettim. Anadolu'da o kadar çok oynayabileceği takım var ki Neca'nın. Murat Tosun da dünkü maçta oynamış sanırım.

muyek dedi ki...

Zannedersem omer aysan trabzona gitmis , fena oynamiyordu son zamanlarda ankarada.

Neca Kasimpasa veya Denizliye derman olurdu , sahsen denizliye gitmesini isterim.

Ankaraspor gercekten gokceklerin pis oyunlarina kurban gitmeseydi kesin ilk 10 yapardi roberle. Kadrolari bir cok anadolu takimindan kaliteliymis simdi tek tek oyunculari dusundugum zaman , hem genc hem yetenekli adamlar ama pic ettiler iste goz gore gore.

emosimo dedi ki...

Süleyman, Serdar(Dk. 65 Aytaç ), Abdullah, Emre, Volkan , Orhan, Uğur(Dk. 66 Mustafa), Mehmet(Dk. 78 Burak ), Anıl, Umut, Neca

Hocam dün Ankaraspor'un mücadele eden kadrosu şu şekildeymiş...

l_f_celine dedi ki...

neca ceyhun'u her türlü ikiye katlar,ama gelin görünki teknik-taktik işlerin değil de çeteleşmenin hüküm sürdüğü ankaragücü klübü'nde c.e. ve çetesini(barbaros-ilkem-serkan) sürdürecek basirete sahip bir teknik heyet yok.

gkslsrt dedi ki...

Röber için dünkü maçtan önce şehir dışında dediler. Acaba ülke dışında mı yoksa başka bir şehirde mi? bu da bir soru işareti olsun :)

Teşekkürler emosimo, TFF kayıtlarına baktım ama oraya girmemişler daha. Girince oradan doğum tarihlerini alıp bir şeyler yapayım diyorum.

Neca tercihinde yüzde yüz haklısın. Konate'nin yerine alınabilirdi pekala. Ve çok da iyi olurdu. Bendeki Konate düşmanlığı niyeyse :)