29 Kasım 2009 Pazar

Sivasspor-Beşiktaş Maçının Ardından


Artık klasikleşmiş bir Beşiktaş maçı izledik. Oyunu tutmaya çalışan, yalnızca bulduğu şanslarla rakip kaleye inen Beşiktaş, rakibinin ofansif yetersizliğinin de katkısıyla sonuç anlamında olmasa da oyun olarak rahat bir galibiyet elde etti.

İlk 10 dakikada, Sivasspor top dolaştırıp Beşiktaş'ı üstüne çekmeye çalıştı. Beşiktaş bu taktiğe karşılık vermeyince Sivasspor zoraki hücumlara girişti. Bu anlarda, Sivassporlu futbolcuların paslaşmalarını izledik. 2. bölgede top dolaştırıp durdu Muhsin Ertuğral'ın oyuncuları. 3. ve asıl tehlikeli bölgeye geçebildiklerine hiç tanık olmadım.

Sivasspor'un yarım yamalak hücum girişimlerinden sonra Beşiktaş, hafif hafif bastırmaya başladı. Özellikle İbrahim Kaş, atak girişimlerinde çok etkiliydi. Nihat'ın da kıpırdanmaya başlamasıyla Beşiktaş sağ kanadı Sivasspor'u beklenenden fazla zorladı. Nitekim gol de İbrahim Kaş'ın yerden yaptığı ortayla geldi. Bobo'nun golü attığı pozisyonda sakatlanması ve 15 dakika sonra oyundan çıkması, Beşiktaş adına büyük talihsizlikti. Yerine giren Nobre, hızlı hücumlarda Bobo kadar etkili olamadı. Bobo'nun durumu, gelecek maçlar adına çok büyük önem taşıyor.

Golü bulduktan sonra tamamen Beşiktaş lehine dönen bir oyun seyrettik. Sivasspor'un aradan geçen 14 haftaya rağmen geçen sezonki Sivasspor'un tırnağı olamayacağına bir kez daha tanık oldum bu gece. Öyle zayıf bir hücum hatları var ki birkaç karambol pozisyonu saymazsak gol şansı yakaladıklarını söylemek, mübalağa yapmak olur. Sivasspor'un işi çok zor. Kış transferini iyi değerlendirip oyuna direkt etki edecek futbolcular transfer etmezlerse sezon başında "acı bir şaka" gibi görünen Bank Asya'ya düşüş gerçekleşebilir.

İkinci yarı aynı sessizlikle başladı ve her şeyin riske edildiği son 10 dakikaya kadar öyle sürdü. Sivasspor bastırıyormuş gibi gözükse de rakip yarı alanda bir tek tehlikeli pozisyon bulamadı. Sivasspor'un ofansif anlamda en etkili oyuncusu İBB'den transfer edilen Erman Kılıç'tı. Karambolde bulduğu pozisyonu kaçırmış olsa da Beşiktaş defansını en fazla meşgul eden futbolcu oydu. 6 pastaki şutu gol olsa haftanın oyuncusu olacaktı muhtemelen.

Beşiktaş klasik defans dörtlüsü ve ön libero ikilisinin önünde solda Ekrem Dağ, sağda Nihat Kahveci'yle oyuna başladı. Ekrem Dağ sol açıkta pek etkili değildi. Hızlı hücumlarda ortaya çıktı ama vasatı aşamadı. Nihat ise kötü bir oyun sergilemedi fakat yine de vasatın üstünde değildi. Nihat'ı sağda kullanmak, Beşiktaş için daha doğru olacak sanki.

Sivasspor'da Erman Kılıç'tan sonra en beğendiğim oyuncu Cihan Yılmaz'dı. Özellikle ilk yarıda çok etkili oldu. Fakat bu kadro Sivasspor'u mümkün değil kurtarmaz. Orta sahanın ortasına, forvete ve stoper hattına çok kaliteli 3 oyuncu alınmalı transfer döneminde. Muhsin Ertuğral'dan Afrikalı takviyeler bekliyorum açıkçası. Cihan ve Erman'ın üstüne kurulacak hücum varyasyonları, Sivasspor'un kurtuluşu olabilir.

14. hafta sonunda çok ilginç bir lig yarışıyla karşı karşıyayız. Gelecek hafta, Eskişehirspor-Fenerbahçe maçının sonucuna göre zirve değişikliğine tanık olabiliriz. Kayserispor ve Bursaspor'un 3 büyüklere daha da yaklaşması, geçen sezona benzer bir lig yarışına götürecek sanki bizi. Bu yarışta büyüklerin göstereceği direnç çok önemli. Bünyamin Gezer'lik bir şey olmadı ama haftanın klasiği olarak yardımcı hakemler, yanlış bayraklarla sahne almayı başardı.

5 yorum:

MuL€ dedi ki...

Sivasta öğrencilik yapan biri olarak şehirde herkesin ortak beklentisinin bu yıl ligde kalmak olduğunu söyleyebilirim.Yazın yapılacak takviyelerden sonra seneye daha farklı bi sivas bekliyor herkes.Muhsin Ertuğral'dan şu an takımı birden çıkışa geçirmesini bekleyen yok yani.Diğer taraftan da Bülent Uygun sorulduğunda ağız birliği edilmiş gibi ''Hoca vereceğini verdi alacağını aldı daha kalması yanlış olurdu zaten'' diyorlar..

emosimo dedi ki...

Bize hep acaba bu yılın Sivas'ı olacak mı Bursaspor falan diyorlar ama bence bu sezonun Sivas'ı Beşiktaş...
Denizli'nin Beşiktaş'ının oyun anlayışı ile, Bülent Uygun'un Sivas'ı büyük benzerlikler gösteriyor bana göre...

gkslsrt dedi ki...

Bu güzel haber MuL€ çünkü Muhsin Ertuğral'ın da gönderilebileceğini düşünmeye başlamıştım. Gelecek Muhsin Ertuğral'la planlanmışsa güzel günler devre arasından sonra gelecektir.

Bunu hiç düşünmemiştim emosimo ama sonuna kadar haklısın çok enteresan bir bakış açısı olmuş ve çok doğru.

Falagar dedi ki...

Sivasspor gerçekten çok kötü gidiyor.Muhsin Ertuğral aşısı da tutmadı.Bari Bülent Uygun takımda kalsaydı bu sezon her ne kadar çöpe gittiyse de Bülent hocayla en azından ligde kalırlardı.Mecnun Odyakmaz hiç hazzetmediğim bir başkan zaten.Geçen sene lige renk katan Sivas umarım geri döner.Herşeyden önce takımdaki Mbanangoye hariç tüm yabancıları
yollamalılar.Petkoviç dahil.Kamanan her ne kadar iyi oynasa da ve takımın en golcü ismi olsa da onunla da yollar ayrılmalı.Bursa'yla adı geçiyordu,devre arası yollanmalı.İBB'de oynayamayan Taner Gülleri alınmalı bence Ersen Martin yollanarak.Kaleye ise İBB'de sürekli sorun yaratan ancak gerçekten çok kaliteli bir kaleci olan Hasagiç alınmalı bence.Ve son olarak Pieter Mbemba gibi bir kifayetsizden sonra takıma Sedat'ın yanına hemen monte olabilecek yabancı bir stoper alınmalı.Musa Aydın'la da ilişiği kesilse fena olmaz hani.Maça dönersek aslında çok fazla konuşulacak birşey yok.Beşiktaş her ne kadar harika bir galibiyet serisi yakalasala da oyun olarak berbatlar bence.Ha bu da bir tarz derseniz sesimi çıkarmam:D.Çok uzun oldu kusuruma bakmayın.

gkslsrt dedi ki...

Pieter Mbemba şu ana kadar TSL'nin en kötü transferidir kanımca. Bilica gibi bir stoperden sonra Mbemba gibi isimsiz, kariyersiz ve tecrübesiz bir stoper almak ve onu oynatmaya çalışmak, aptallıktan başka bir şey olmadı.

Bu arada Taner sakatlığı sebebiyle oynayamıyor bildiğim kadarıyla Falagar. İş yapar ama gelmesi çok zor olur.

Sivasspor geçen sezon ve ondan önceki sezon, hep şampiyonluk yarışının içindeydi. Bu sebepten ciddi para kazandılar. Artık bu paraları harcama vakti gelmiştir kanımca. TSL'de kalmak gittikçe zorlaşıyor onlar adına. Bank Asya'da sağlam bir kasa pek işe yaramaz.