07 Kasım 2009 Cumartesi

Trabzonspor-Beşiktaş Maçının Ardından


Rubin Kazan'ın Barcelona zaferi, Mustafa Denizli'nin aklına kurt düşürmüş olmalı ki Beşiktaş inanılmaz bir defansif anlayışla Trabzon deplasmanına çıktı. Souleymane Youla, 2-3 yıl önce değil de bugün Beşiktaş forması giyiyor olsaydı, bu gece çok pozisyona girerdi eminim.

Garip bir oyundu. İlk yarıda, sürekli Beşiktaş yarı sahasında geçen bir karşılaşma izledik. Trabzon geliyor, daha sonra 3'lü stoper duvarına çarpıyor ve bir daha geliyor. Fakat şöyle ince bir ayrıntı var. İlk yarıda, oturmuş savunmaya hiç akıllı hücumlar yapamadı Trabzonspor. Beşiktaş, Wolfsburg'a şuursuzca saldırmıştı ya, işte aynen öyle. Trabzonspor'un bulduğu pozisyonlara dikkat edin, gerisinde Beşiktaş'ın yarım kalmış hücum girişimleri olduğunu göreceksiniz.

İlk yarı çok keyifsizdi sahiden de. Beşiktaş ileri gidemedi, Trabzon tehlike yaratamadı. İkinci yarıda Yusuf ve İbrahim Kaş oyuna dahil edilince birşeyler olacağını bekliyordum açıkçası fakat değişikliklerin bu kadar çabuk sonuç verebileceğini ummuyordum. İkinci devrenin ilk 10 dakikalık kısmında, ciddi Beşiktaş baskısı vardı ve şans-beceri ortak yapımıyla galibiyeti getiren anahtar gol, Ernst'in ayağından geldi.

55'ten sonra yine bastırmaya başladı Trabzon. Fakat etkili değildi. 64'te Alanzinho oyuna girene kadar da etkili olamadı. Alanzinho oyuna girince Trabzonspor'un da oyunu değişti. Neden değişti? Çünkü Alanzinho, çok koşan savunma 5'lisi ile önlerindeki defansif 3'lüyü dağıtabilecek tek Trabzonspor'luydu ki öyle de oldu. Alanzinho girene kadar Tayfun Cora'nın zayıf ataklar geliştirdiği sağ kanat, Alanzinho ile birlikte inanılmaz bir hız kazandı. Dikkat edin, tüm tehlikeli hücumlar oradan geldi.

Trabzonspor gibi kadrosunda sadece 2 santrfor olan takımların çift santrforla sahaya çıkması yanlış. Yanlış çünkü alternatif şansı kalmıyor. Umut Bulut kötü oyuncu değil. Koşuyor, boğuşuyor ama yetenekleri sınırlı. Gökhan Ünal'sa Alex gibi bir mevkide oynadı ve Alex olmadığından etkisiz kaldı. Örneğin, Gökhan yedek başlayıp Umut'un yerine oyuna girse çok daha etkili olurdu. Tıpkı Alanzinho gibi.

Hakan Arıkan'a bir paragraf açmazsak ayıp etmiş oluruz. Hakan zaten kötü bir kaleci değildi ve bugün kötü kaleci olmadığını ispatladı. Çok başarılıydı, sanki kendisiyle dalga geçen Alman spikere nazire yapıyordu. Fakat ortada bir sorun var. Hakan Arıkan, İnönü Stadyumu'ndaki maçlarda oynayamıyor. Taraftar takımı etkiliyor mu diye soruyorlar ya, bence etkiliyor. Örnek isterseniz hemen yapıştırayım; Hakan Arıkan. Hakan'ın Beşiktaş kariyerine bakın, deplasmanlarda daha iyi maçlar çıkardığını göreceksiniz.

Beşiktaş ligin kalanında böyle oynamaya devam edecekse acil pır pır santrfor alması gerekiyor. Ciddi söylüyorum, eleştiri amacı yok bu cümlelerimde. Defansif oynamak da bir sistemdir ve defansı iyi yaparsanız çok büyük lezzet alırsınız. Beşiktaş'ta bugün -Güntekin Onay'ın sözleriyle- ön stoper oynayan Nobre değil de Youla ya da Balili oynasaydı sonuç çok daha farklı olurdu.

Trabzonspor'un bir sistemi yok. Beşiktaş'ın da yok ama en azından bugün varmış gibi davrandılar. Trabzon'un sistemi olmadığı için sistem içinde çok faydalı olabilecek Gabriç, Cale, Selçuk, Colman gibi futbolcular etkili olamadılar. Böyle giderse olamazlar da. Trabzonspor'un zihin değişikliğine ihtiyacı var. Sezonluk şampiyonluk hedefleri yerine 5 yıl sonraya, 10 yıl sonraya devreden şampiyonluk planları yapılması gerekiyor. Bu büyük potansiyel ancak böyle kullanılabilir.

Tek kale bir maçtı sonuçta ve Beşiktaş, TSL'nin en önemli deplasmanından 3 puanla döndü. Bu oyun tarzı, gelecek adına ümit vermese de lig yarışına tutunmak açısından hayli önemliydi. Bir Trabzon-Beşiktaş maçı da böyle bitti.

11 yorum:

joe kleine dedi ki...

Defansif oyun bir tercih olabilir tabi ki ama karşınızdaki rakipte öyle oynadığında etkisini yitirir yani bu taktik ne bileyim fenere trabzona karşı sonuç alabilir ama önde oynamanız gol atmanız ve bunu mümkün olan çabuklukta yapmanız gereken maçlarda ne yapılacak, artı defansif oynuyorsanız pozisyon vermeyeceksiniz bugün trabzona verilen pozisyon sayısının hesabı yok, Hakan ı ta kocaelinde oynarken seyrettiğim bir maçta buffon a benzetmiş ve çok beğenmiştim ama bu maçta çoğu top üstüne geldi trabzonda bitirici bir forvet olsaydı trabzon gol atabilirdi.
Bence bu maç, çok çalışan fakir gencin zenginin bir tokatıyla yıkılması gibiydi.

Adsız dedi ki...

Liverpool away and Arikan :confused:

gkslsrt dedi ki...

Haklısın joe kleine, bundan böyle defansif oynanacaksa bile ofansif çözümler ortaya konmalı, en azından içerideki Anadolu maçlarını kazanabilmek için. Yoksa bacasız soba gibi patlar. Sondaki de güzel benzetmeydi bu arada :)

Hakan Arıkan için Liverpool maçları hem övgüyü hem de neyse, hatırlatıyor.

cplc dedi ki...

bunu Türkiyede 2 takım harici herkese yedirirsiniz. Trabzonsporun dün eksiği bitiriciliği olan bir forvetti. Eğer o olasaydı, Bjk geri yaslandıkça gol yerdi.

Great White dedi ki...

Yazıdaki Beşiktaş' ın 3 lü stoperinden kasıt sanırım Sivok, Ferrari ve Gökhan Ünal'dan oluşuyor olsa gerek, zira Gökhan en az BJK stoperleri kadar etkiliydi TS hücumlarını absorbe edebilme konusunda..

Yazıda TS' nin en az 5-10 yıla dayalı şampiyonluk planları yapması fikrine ise pek katılmıyorum açıkçası..

Çünkü geçmiş yıllarda bir çok kez kıl payı kaçırmış olduğumuz şampiyonlukların varlığının yanı sıra daha geçen sezon sonunda ihtiyacımız olan 3 nokta transferi başarıyla tamamlamış olsaydık bu sezonda da şampiyonluğu en azından
sezon sonuna kadar kovalayabilecek bir takım olabilirdik, ancak Yönetim' in basiretsizliği buna engel oldu maalesef..

Yazının geri kalanındaki tespitlerin ise tamamına katılıyorum; selametle..

gkslsrt dedi ki...

İbrahim Toraman'dı ama Gökhan Ünal da yakıştı doğrusu :) Bence Ünal yanlış yerde oynatılıyor. Beşiktaş maçında 10 numara gibiydi örneğin ve felaket sırıttı.

Planlamadan kastım şuydu; örneğin geçtiğimiz sezon çok başarılı olmasına rağmen Ersun Yanal yollandı. Yanal, takımın başında kalsa onun üstüne sportif direktör ya da vs. olarak Ünal Karaman gelse bu sene olmasa bile 3 sene içinde şampiyon olurdu Trabzonspor. Ama Yanal'a sabredilmeyince süreç biraz daha uzamış oldu.

Great White dedi ki...

Şimdi oldu, eyvallah:)

Gökhan konusuna gelince, en iyi oynayacağı yer sıra takımlarından fazlası değildir benim nazarımda..

gkslsrt dedi ki...

Az önce internette bi haber okudum, Galatasaray'ın ocakta Gökhan Ünal'ı isteyeceği söyleniyordu. Fotomaçvari haber herhalde!

Great White dedi ki...

Fotomaç' ın bile böylesi ütopik bir haber yapabileceğine inanmam açıkçası..

Dumur ötesi kolpa bir haberden fazlası değildir maalesef..

Keşke gerçeklik payı olsa:)

gkslsrt dedi ki...

Bir de Selçuk İnan var haberde :)

Great White dedi ki...

Onu da haberin inandırıcılığı artsın hesaabı koymuşlardır muhtemelen:)