BIY AD

3 Kasım 2009 Salı

Türkiye'nin En Genç Teknik Direktörü; Mehmet Ak


1982 doğumlu profesyonel bir teknik direktör tanıyor musunuz? Tanımıyorsanız bu röportajı kaçırmayın derim. 4. röportaj konuğum, geçtiğimiz günlerde TFF 3. lig takımlarından Nilüferspor'daki görevinden -başarılı olmasına rağmen- ayrılan, Fenerbahçe ve Galatasaray altyapılarında çalışmış, Azerbaycan'ın son yıllardaki en başarılı kulübü Karabağ'da koordinatörlük yapmış, Sergen'li, Ahmet Yıldırım'lı efsanevi dönemde Etimesgut Şekerspor'da görev almış, orada çok sağlam bir altyapı kurulmasını sağlamış genç teknik direktör Mehmet Ak.

Mehmet Ak, bildiğimiz teknik direktörlerden değil. Üniversite mezunu ve şu sıralar yüksek lisans tezini hazırlıyor. Yeni nesil futbol adamlarımızın en önde gelenlerinden biri belki de. Dünyada onun gibi 1980 jenerasyonundan çok az teknik direktör var, Türkiye'deyse Mehmet Ak bu jenerasyonun tek temsilcisi. Futbol teorisi üzerine kafa yoranlar, bu röportajı kesinlikle kaçırmamalı. Okurken hiç duymadığım bilgiler edindim, neyse sözü fazla uzatmadan röportaja geçelim;

*Sizi henüz tanımayan okurlarımıza Mehmet Ak'ı bir nebze anlatabilir misiniz acaba?

18.05.1982 Of doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara’da tamamladım. 1999 yılında Akdeniz Üniversitesi Klasik Arkeoloji bölümünü kazandım. Daha sonra Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’na 2001 yılında kayıt yaptırdım. Lise eğitimim gibi bu 5 yıllık eğitim hayatımı da okul birinciliği ile tamamladım. Şu anda Konya Selçuk Üniversitesinde Antrenörlük Eğitimi bölümünde master eğitimi yapmaktayım. 9 yıl boyunca üst liglerde olmasa da futbol oynadım. Eğitim ve sakatlıklardan dolayı futbol yaşantımı bitirmek zorunda kaldım. 2003 yılında başladığım antrenörlük kariyerimde Şekerspor, Qarabagh FC, Galatasaray, Nilüferspor takımlarında antrenörlük yaptım. Bu dönemler içerisinde bir çok organizasyonda görev aldım. Ulusal ve uluslararası konferanslarda konuşmacı olarak bulundum. Halen Ankara’da yaşıyorum…

*Çok ilgimi çeken bir teknik direktörlük hayatınız var. 1982 doğumlu, henüz 27 yaşında olmanıza rağmen Nilüferspor gibi profesyonel bir takımın teknik direktörüydünüz ve Nilüfer'den önce Azerbaycan'ın Karabağ takımı ile Etimesgut Şekerspor'u çalıştırdınız. Dünyadaki en genç teknik adamlardan birisiniz. Teknik direktörlük serüveninizi çok merak ediyorum?

Üniversite eğitimimin 2. sınıfında antrenörlük kariyerime başladım. İlk olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 15 yaş altı yetenek seçimi ve yönlendirmesi projesiyle alakalı olarak bir takım çalışmalarımız oldu. Daha sonra 2005 yılın sezon başında Sayın ADNAN SEZGİN, TAMER GÜNEY ve SÜLEYMAN NAFİZ TEKGÜL ile birlikte yeniden kurulan ETİMESGUT ŞEKER SPOR organizasyonun içinde antrenör olarak görev aldım. İlk olarak altyapıda Türk futbolunda uygulanmayan çok farklı sistemlerin uygulanmasında projeler geliştirdik. Buna bağlı olarak Etimesgut Şeker Spor 15 Yaş Altı Futbol Projesi’ni uygulamaya soktuk. Alt yapıdaki çalışmalarımızı profesyonel takımda uygulamak adına profesyonel takım kadrosunda antrenörlüğe başladım. 2007-2008 sezonunda Osman Özköylü yönetiminde Şeker Spor’u yükselme grubuna çıkarttık. Alt yapıda uyguladığımız sistemle şu anda değişik takımlarda profesyonel futbol yaşantısı süren 20 oyuncuyu 2 yıl gibi kısa bir sürede Türk futboluna kazandırdık. 2008 yılının başında Azerbaycan Qarabagh takımında antrenörlüğe başladım. 2008-2009 yılında bu takımla kupa şampiyonluğu yaşadım. Çok kısa bir dönem Galatasaray altyapı teknik sorumluluğu görevini yürüttüm. 2009-2010 sezonuna 20 gün kala Nilüferspor A.Ş teknik direktörü oldum.

*Azerbaycan kulübü Karabağ'da, Rasim Kara'nın yardımcısı olarak göreve başladınız. Orada çok sevilmiş ve beğenilmiş olacaksınız ki Rasim Kara'dan sonra koordinatörlük görevine getirildiniz. Azerbaycan'da çalışırken Karabağ'ın kazanmış olduğu bir Azerbaycan Kupası var üstelik. Azerbaycan'daki futbol günleriniz nasıl geçti?

Azerbaycan çok farklı bir ülke. 1.5 yıl kaldım Azerbaycan’da ama geçen bu süre içinde hiçbir yabancılık çekmedim. İnsanları çok samimi ve içten, her zaman onlarla görüşüyorum, şu anda orada olmasam bile her Qarabagh maçından sonra bana onlarca telefon geliyor. Kısacası orası bizim ikinci vatanımız. Azerbaycan takımıyla anlaşırken sistem kurma adına çok farklı bir projeyle başladık. 1.5 yılın sonunda bu sistem gerçekten çok başarılı oldu. Genç oyuncu yapısına sahip takımla ilk yılı 5. sırada bitirdik. İkinci yılda milli takıma en fazla oyuncu veren takım biz olduk. Tabii, ikinci yılda ligi 4. Sırada bitirirken kupa şampiyonluğu yaşadık. Toplam 39 lig maçında 2 mağlubiyet yaşadık. Diğer takımlara nazaran çok genç bir ekip olmasına rağmen çok başarılı bir takım yarattık. Sezon sonunda özel sebeplerden dolayı ayrıldım. Tabii ki takımın şu anda başarısı devam ediyor, hala milli takıma en fazla oyuncu veren takım, UEFA Kupası’nda çok başarılı sonuçlar aldı. Bu da bizim çok sağlam bir sistem kurduğumuzun işaretidir. Kulüp başkanı Tahir Güzel, bu sistemin kurulması için bize çok yardım etti. Bununla birlikte Sayın Rasim Kara’nın Azerbaycan futbolunda inanılmaz emekleri vardır. Bu ülkede nasıl Piontek devrim yaptı deniliyorsa Rasim Kara da Azerbaycan futbolu için o devrimleri yapmıştır.

*Azerbaycan futbolu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sovyetlerin dağılmasından sonra Türkiye'nin doğusunda kalan ülkelerin futbolda pek fazla söz sahibi olamadığını görüyoruz ve Azerbaycan futbolu, Berti Vogts liderliğinde çıkış arıyor. Azerbaycan, Avrupa normlarında bir futbol ülkesi olabilecek mi?

Azerbaycan futbolu gelişiyor. Son yıllarda başarılı sonuçlar almaya başladılar. Berti Vogts da sistem kurmaya çalışıyor. Bence, Azerbaycan’da Türk hocaların sayısının artması futbollarının daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bunu söyleme nedenim, aynı dili konuşuyoruz ve dahası kültürel özelliklerimiz neredeyse aynı. Bizim yaşadığımız sorunları onlar da yaşıyor. Azerbaycan futbolunun en büyük sorunu altyapı ve tesis sorunudur. Bu sorunları aşmak adına güzel projeleri var. Bizim de orada bulunuş amacımız buydu. Altyapı sorununu çözmek ve bazı projeleri uygulamak konularında da çok başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Azerbaycan futbolu, 10 yıla yakın bir zamanda çok önemli başarılara imza atabilir.

*Geçtiğimiz sezon, Galatasaray alt yapısında görev yaptınız. Galatasaray alt yapısı, Türkiye'nin en verimli alt yapısı gibi gözüküyor. Bu sistemin kısa bir süre de olsa içinde yer almış bir insan olarak Galatasaray alt yapısını diğerlerinden ayıran fark nedir sizce? Çalıştığınız dönemde ilginizi çeken ve gelecekte ses getirebileceğini düşündüğünüz genç yetenekler var mı?

Galatasaray altyapısında gerçekten çok önemli oyuncular var. Bunların başında Emre Çolak ve Berkin Aslan’ın isimlerini sayabilirim. Fakat şunu söyleyebilirim; çok yetenekli oyuncular, Galatasaray’ı tercih ediyorlar. Altyapı tüm Türkiye’nin sorunu, kaynak ayırmada oyuncu seçimlerinde ve eğitimlerinde çok büyük sorunlar var. Son zamanlarda bununla ilgili farklı çalışmalar yapılmaya başlandı fakat bunun için zamana ihtiyaç var. 2001 yılında Barselona’nın alt yapı bütçesinin 15 milyon dolar olduğunu öğrendiğimde çok daha fazla zamana ihtiyacımız olduğunu anladım.

*Ahmet Arslaner, Ahmet Yıldırım, Sergen Yalçın, Güngör Öztürk, Kerem İnan, Nuri Çolak, Faruk Sarman ve Serdal Boyraz'lı efsanevi Etimesgut Şekerspor'da antrenörlük yaptınız. Olayların içinden biri olarak bu efsane takım neden beklediği başarıları yakalayamadı?

Futbolun en önemli sorunu sistem ve istikrardır. O dönemdeyse gerçekten çok doğru bir proje ile yola çıkıldı. Ama daha sonra Türk futbolundan yıldız isimlerle yola devam edildi. Bu dönemde çok fazla değişiklik oldu. İstikrarsızlık belki de o dönemin en büyük sorunlarından biriydi. Şu anda Şeker Spor Kulübü yoluna altyapıdan yetişen oyuncularla devam ediyor. Bu da kurulan sistemin en büyük doğrusudur.

*Görevinizden yeni ayrıldınız. Bundan sonraki kariyer planlamanızı nasıl yapıyorsunuz?

Futbolda bugüne kadar doğruları yapma adına bazı uğraşlar verdim. Türk futbolunda çok önemli isimlerle çalıştım. İlerleyen günlerde sistem adına bizim hedeflerimize uygun projeler karşımıza çıkarsa değerlendiririz. Şu anda master eğitimimle ilgili uluslararası bir çalışmayı bitirmek üzereyim. Kısa bir dönem için yurt dışına da gidebilirim. Daha takımdan ayrıldığımız bile birçok kişi tarafından bilinmiyor!

*Türkiye'de ve dünyada en beğendiğiniz teknik direktörler hangileri? Kendinize örnek aldığınız bir teknik adam var mı?

Yukarıda da söylediğim gibi ben, Türk futbolunda çok önemli isimlerle çalıştım. Hepsinden çok önemli şeyler öğrendim. İlerleyen antrenörlük hayatımda öğrendiğim doğruların çok büyük katkısı olacaktır. Dünyadaki tüm yeni gelişmeleri ekibimizle birlikte takip ediyoruz dolayısıyla bütün doğrulardan faydalanmaya çalışıyoruz. Örnek aldığım teknik adam konusunda takip ettiğim isimler var. Kendime örnek aldığım tek bir isim yok. Bana uygun olan, doğrularını aldığım birçok teknik direktör var.

*TFF başkanı yarın çıksa ve ulusal takım teknik direktörlüğüne sizin getirildiğinizi açıklasa ilk icraatınız ne olurdu?

Bu çok güzel bir soru. Şimdilik öyle bir hedefim yok ama; bazı gerçekler de göz önünde. Tüm Türkiye’yi kapsayacak bir altyapı uygulaması içerisinde tüm takımların uygulayacağı bir sistem gerçekleştirmek gerekiyor. Bizim bununla ilgili birçok projemiz var. Türk futbolunun en büyük sorunu oyuncu yetiştirememektir. Bugün Almanya’da yaşayan Türkler olmasaydı Milli Takımlarımız çok büyük sorunlar yaşayacaktı. Kimse bunu anlamak istemiyor. Milli takımlarda oynayan oyuncuların çoğu Almanya eğitimi almış, oradaki takımların altyapısında yetişmiş oyuncular. Yurt dışına giden oyuncularımızın çoğu ilk yıllarında geri dönüyor, bunun neden olduğunu kimse sormuyor. Eğer 80 milyonluk Türkiye’de altyapıdan eğitim almış, yurt dışında oynayan 1 oyuncumuz varsa bu bir fiyaskodur. Bir İngiliz altyapı oyuncusu yılda 800 saat eğitim alıyorken bu rakam bizde 350 bile değilse, nedeni burada aramak lazım bence.

*Turkcell Super Lig'in mevcut durumu hakkında neler söylersiniz? Şampiyonluk adayınız hangi takım ve futbolundan keyif aldığınız bir ekip var mı?

Bu yıl Süper Lig, geçen sene olduğu gibi zevksiz. Galatasaray ve Fenerbahçe arasında geçecek lig yarışı. Kim daha iyiyse o kazanacak. Bursaspor, geçen sene Sivasspor’un yaşadığı tesadüf başarıyı yakalayabilecek mi hep beraber göreceğiz. Ama bence bu sene en önemli çıkışı Bursaspor yakalayacak çünkü altyapısını geçen seneden kurdular. Sivasspor’da alt yapısı olmayan bir başarı vardı. Galatasaray’ın hücum hattıyla Fenerbahçe’nin defans hattının oluşturduğu bir takım UEFA Avrupa Ligi’ni kazanabilir.

*Barcelona mı, Real Madrid mi size daha yakın?

İlk izlediğim maç, 1990-1991 sezonunun 19 Eylülündeki Trabzonspor-Barselona maçıdır. O yüzden Barselona’ya karşı sempatim var. Ve oynadığı futbolu benimsiyorum. O maçı Trabzonspor 1-0 kazanmıştı. Rövanş maçı 7-1 olmuştu.

*İnternet üzerinde gittikçe artan bir futbol birikimi, kültürü var. Sizin de antrenörlük deneyimlerinizi paylaştığınız www.zirvefutbol.com isminde bir siteniz var. Futbol bloglarını okuyor musunuz ve internet-futbol etkileşimini nasıl görüyorsunuz?

Evet; bilgi ve birikimlerimizi paylaşmamız gereken ve bilgiye çok çabuk ulaşılan bir dönemdeyiz. Benim de yaşadığımız tecrübeleri paylaştığım bir web adresim var. Futbolun yeniliklerini ve gerekliliklerine yazdığımız bir web sitesi. Artık teknoloji hayatın her yerinde, insanların paylaşımlarını sunması gerekiyor ve internet bunun en büyük yardımcısı. Evet, futbol bloglarını takip ediyorum. Bazı paylaşımlarımızı yazıyoruz. Sizin de çok önemli röportajlarınız futbolun farklı yönlerini ortaya çıkartıyor. Takip edilmesi gereken bir emek var ortada.

*Röportajı okuyan birçok futbol severin en büyük tutkusu menajerlik oyunları. Sizin böyle bir merakınız var mı?

Menajerlik oyunlarına karşı hiçbir ilgim yok. Fakat eğlenceli olduğunu biliyorum.



Çok Teşekkürler!..

6 yorum:

Yaman dedi ki...

böyle bir isimle beni tanıştırdığın için telekkür ederim. çok başarılı bir ropörtaj, devamı gelir umarım

Oğuz Öztürk dedi ki...

Göksel tebrik ederim başarılı bir röportaj olmuş :) Genç teknik direktör dediğinde aklıma hiç bu isim gelmemişti :)

gkslsrt dedi ki...

Teşekkürler Yaman, uğraşılardayız bakalım :)

Haklısın Oğuz, kimsenin aklına gelmezdi tabii ama çok ilginç bir hikaye var burada. İleride tanınan hocalar arasına gireceğinden emin gibiyim.

Hüseyin Ataş dedi ki...

Göksel harika sorularınla böyle değerli, genç bir teknik adamı tanıttığın için teşekkür ederim.

Takipteyiz artık hocamızı

gkslsrt dedi ki...

Teşekkürler Hüseyin, sayende devamı gelecek inşallah :D

Adsız dedi ki...

bu azim ve çalışkanlıkla umuyorum ki çok daha iyi yerlere gelecektir kendisi...

m.batur