
Şampiyonlar Ligi'nde ne kadar düşük vitesle gidiyorsak UEFA Avrupa Ligi'nde bir o kadar yüksek vitesle seyrediyoruz. Maçlardan önce, 6 puan bekliyordum ve bu defa tutturdum. İki temsilcimiz de zaman zaman gayet iyi mücadele etti ve galibiyetleri hak etti.
Galatasaray'dan başlayalım. Romen futbolunun düştüğü durum sahiden de içler acısı. Bir zamanlar Avrupa'da fırtına gibi esen Romenler, şimdi düştükleri yerden kalkamıyorlar. Bu girişi neden yaptım; çünkü Galatasaray hiç zorlanmadığı bir 90 dakika oynadı. Seyircisiz stadyumda dilediği gibi top yaptı ve çok rahat bir galibiyet aldı.
Mehmet Topal'ın füzesi sahiden de çok şıktı. Kurtarılabilir miydi diye uzun uzadıya düşündüm ama bir sonuca ulaşamadım. Bir bakıyorum kurtarılabilir, bir bakıyorum kurtarılamaz. İçinden çıkmak zor anlayacağınız. Çıkmamaksa daha iyi, golün güzelliğini yaşamak.
Nonda'nın durumu, alınan galibiyetten daha önemli bana sorarsanız. Nonda, uzun vadeli bir sakatlık yaşarsa Galatasaray'da forvet kalmadı demektir. Zaten bir şey oynamıyordu diyeniniz olabilir fakat TSL'deki maçlar, bu gecekinden daha zor olacak ve hedef santrfor noksanlığı, ciddi bir eksiklik olabilir. Kewell bu göreve çekilebilir ama -her ne kadar Nonda'dan daha yetenekli olsa da- Nonda kadar etkili olamaz.
Murat Demiryas röportajımda, Demiryas şöyle bir şey söylemişti; "Galatasaray son yılların en güçlü kadrolarından birini kurdu. Ancak sezonu çok erken açtığı için son milli maç arasından önceki dönemde puan kayıpları yaşadı. Bu tip dönemler olacaktır, çünkü yönetimin ve Frank Rijkaard'ın öncelikli hedeflerinden birisi UEFA Avrupa Ligi olacak. Yine de bu kadronun olağanüstü bir durum olmadıkça ligi ilk iki içerisinde bitirmesi, UEFA Avrupa Ligi'nde ise en kötü ihtimalle son 16'ya kalması normal sonuç olur." Doğru söze ne denir!
Geçelim Fenerbahçe'ye. Fenerbahçe'nin karşısında daha dirençli bir takım vardı fakat asla iyi bir ekip yoktu. İlk yarı, Fenerbahçe'nin rehavetinden dolayı oyunu dengelediler ama Fenerbahçe, biraz performans gösterince sürklase oldular.
Bu gece, güzel gollerin gecesiydi. Önce Santos, ardından Alex çok şık gollere imza attı. Santos'u pek beğenmediğimi devamlı takipçilerimiz gayet iyi bilir fakat bugün iyi oynadığını söylemek zorundayım. Daum rotasyonu, belli ki Santos'a yaramış. Roberto Carlos'taki çıkışı da unutmayalım!
Bu galibiyetle birlikte 9 puana ulaştı Fenerbahçe. Gruptan üst tura yükselmesi artık garantilenmiş vaziyette. Tıpkı Galatasaray gibi. Bu saatten sonra önemli olan grup liderliği. İki takıma da önümüzdeki maç günü beraberlik yetecek. Fenerbahçe de, Galatasaray da bunu yapabilecek güçteler!
Gelelim Romen futboluna. Dünyada Romen kulüpleri kadar jenerasyona bağlı takımlar var mıdır, bilmiyorum. İyi bir jenerasyon yakalanırsa Romenler iyi oluyor; aksi halde berbat. Jenerasyon yakalamak elbette büyük bir artı fakat jenerasyona bu kadar bağımlı kalmak, doğru birşey değil. Bu durum, tüm "Demir Perde" takımları-zengin sahipleri olan Rus kulüpleri istisnasıyla- için geçerli! Doğru yabancı tercihleri gelmeyince takımlar tam anlamıyla çöküyor. Şu "Demir Perde" mevzusu ayrıca değerlendirilmeli.
Sonuç olarak güzel bir geceydi. Galatasaray, Ankaragücü ve Fenerbahçe mağlubiyetlerinden sonraki duraklama döneminden kurtuluyor yavaş yavaş. Fenerbahçe'yse Gençlerbirliği maçıyla başladığı yükselişini sürdürüyor. İlk yarı biraz afalladılar ama toparlandılar. Güzel gece, güzel bitti.


linkiboluna ekle!

0 yorum:
Yorum Gönder