28 Aralık 2009 Pazartesi

2016 Adaylığımız


Son günlerin en popüler mevzusu EURO 2016 adaylığımız. Fakat EURO 2016 adaylığımızdan ziyade, turnuva için seçilen şehirler konuşuluyor, tartışılıyor. Tartışmaların ana kaynağı, Trabzon'un aday şehirler arasında gösterilmemesi aslında. Öncelikle aday olarak açıklanan şehirleri değerlendirelim, sonra Trabzon ve seçilmeyen diğer kentleri konuşuruz.

İstanbul: Haliyle, tartışmaya ve değerlendirme yazmaya gerek yok.

Ankara: Ülkenin başkenti olması ve bir hayli nüfus yoğunluğuna sahip olması sebebiyle Ankara'nın adaylığını da tartışmaya hiç gerek yok. İsterse profesyonel liglerde takımı olmasın, Ankara gibi bir şehir böylesi bir organizasyonun dışında bırakılamaz.

İzmir: Ülkenin bir diğer metropolü. TSL'de temsil edilmese dahi büyük bir futbol potansiyeli var. Altay, Göztepe ve Karşıyaka gibi merkez kulüpler, ciddi potansiyel taşıyor. Fakat İzmir'in aday gösterilme sebebi, bu üç kulüp ya da diğer takımlar değil! Bir kere, ülkemizde bu tür organizasyonlara en yatkın ikinci kent İzmir. Her ne kadar uluslararası düzeyde önemi ve değeri tartışılsa da bir Akdeniz Olimpiyatları ve Üniversite Oyunları düzenledi bu şehir. Ulaşım ve otel kapasitesi bakımından hayli güçlüler. 2010 deneyimini de bunların üstüne ekleyin, İzmir şahane bir aday kent oluyor.

Antalya: Bir keresinde Mehmet Demirkol söylemişti; İstanbul'dan sonra ülkemizin marka değeri en yüksek şehri Antalya'dır diye. Haklı. Ülkemizin en büyük turizm kaynağını böylesi bir organizasyona katmamayı düşünmek şaka gibi birşey. Antalya'yı 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'na sokamamamız bile bizim için büyük bir kayıp oldu. Otel kapasitesi ve ulaşım olanaklarıyla İstanbul'dan sonra en hazır kentimiz Antalya. İster futbol kültürü olsun, ister olmasın!

Bursa: İlk 4 kent pek tartışılmıyor aslında. Tartışılan diğer 4'lü. Bu dörtlünün ilk ayağıysa Bursa. Trabzonluların adaylık için en büyük kozu geçmişinde şampiyonluklar bulunması. Bir bakıma haklılar ama diğer koşullar göz önüne alınınca saf dışı kaldılar. Gelelim Bursa'ya. Yine 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'ndan dem vuracağım. Son yıllarda İstanbul dışında basketbol şampiyonluğu yaşamış tek kent Bursa. TOFAŞ'ın şampiyonluklarını, yetiştirdiği basketbolcuları ve oynadığı Avrupa maçlarını kimse göz ardı edemez fakat Bursa, Basketbol Şampiyonası için seçilmedi. Neden seçilmedi? Muhtemelen, şehirdeki salonun turnuva şartlarına uygun bulunmamasından. Bu da demek oluyor ki şampiyonluk yaşamış olmak, turnuva organizasyonu düzenlemek için yeterli değil. Bursa bu ülkenin en gelişmiş kentlerinden biri. Uludağ'ı da katarsak hatrı sayılır miktarda otel kapasitesi var. Ulaşım son derece rahat. Sadece grup maçlarını düşünmeyin lütfen. Bu işin çeyrek finali, yarı finali var. Örneğin, Bursa grubundan çıkan takım belki de Ankara'da çeyrek final oynayacak. Oradan İstanbul'a geçecek. Bursa'dan Ankara'ya isterseniz kara yoluyla, isterseniz de hava yoluyla rahatlıkla ve çok kısa sürede ulaşabilirsiniz. Fakat bunu Trabzon'da ya da söz gelimi Adana'da yaşayamazsınız. Maçların günaşırı oynanacağını düşünürsek zamanın ne kadar değerli olduğunu kolayca görebiliriz.

Eskişehir: Bursa'da başlayıp Kayseri'de noktalanan konvoyun ikinci halkası Eskişehir. Eskişehir, son yılların en çok gelişim gösteren kenti. Prof. Yılmaz Büyükerşen'in belediye başkanlığıyla birlikte yaptığı muhteşem işler, Eskişehir'i adeta bir turizm merkezi haline getirdi. Ee, Eskişehirspor'un durumu ve şehirdeki futbola ilgi de malum. O halde bu tercih neden tartışılıyor anlamıyorum. Bir de şunu düşünün. Eskişehir'le Bursa arası karayoluyla en fazla 2 saat. Örneğin Fransa, ilk gün maçını Bursa'da yaptı ve 3 gün sonra Eskişehir'de 2. maçına çıkacak. Rahatlığı düşünebiliyor musunuz? Otobüse atla, uçakla uğraşmadan 2. maçın oynanacağı şehre var. Ulaşımın Ankara ayağı da unutulmamalı elbette. Ülkemizdeki tek hızlı tren, Ankara-Eskişehir arasında çalışıyor. Hızlı trenle 1,5 saatte bu yolu alıyorsunuz. Ankara'ya vardığınız zaman, Kayseri ve Konya'ya ulaşım otomatikman kolaylaşıyor. Otel kapasitesi de devreye girince hiçbir sorun kalmıyor.

Konya: Aday kentler arasında en az ilişkimin olduğu şehir Konya. Fakat şunu biliyorum ki Konya, stadyum meselesine en erken el atan kentlerden biri. İnşaat başladı mı ya da proje ne aşamada bilmiyorum ama Konya'nın bu işe en baştan beri azmi olduğunu biliyorum. Ayrıca, bildiğim kadarıyla Konya ülkemizdeki en düzenli yerleşime sahip kent. Son yıllardaki yükselişle birçok otele de kavuştular. Ulaşım derseniz, ülkenin tam merkezindeler ve dolayısıyla tüm yolların kavşak noktasındalar. Coğrafi açıdan en şanslı kentimiz Konya.

Kayseri: Yalnızca Kadir Has Stadyumu'yla bile hak etti böylesi bir organizasyonu Kayseri. Bunun yanında, son yıllarda gittikçe artan yatırımları da düşünürseniz adaylığını tartışmaya dahi gerek yok. Şaka değil, birkaç ay sonra 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın bir ayağı Kayseri'de düzenlenecek. Fakat Kayseri'nin Beko Basketbol Ligi'nde takımı yok. Dolayısıyla bir basketbol kültürü de yok. Fakat öyle sağlam tesislere sahipler ki kimse bunu düşünmüyor. Düşünmeye gerek duymuyor. Olaya X ülkeli spiker ne der diye yaklaşmazsak Kayseri son derece doğru bir tercih. Avrupa Şampiyonası, üniversite kurmak değil ki. Bilirsiniz, ülkemizde üniversite kurmak şehri kalkındırmakla eş değerdir. Gelir, tesis ve kentsel gelişim için şampiyona organizasyonu dağıtılamaz.

Gelelim turnuva için düşünülmeyen kentlere. Trabzon'un seçilmeme sebebi, ulaşım şartları bana kalırsa. Otel yapılabilir, tesis de yapılabilir ama ulaşım sorunu kolay kolay halledilemez. Uçak var ya diyebilirsiniz. Fakat uçak da bir yerden sonra yorucu kalıyor. Bursa-Eskişehir arasındaki rahatlığı Ankara-Trabzon arasında bulamazsınız örneğin. Trabzon'un seçilmeme sebebi, bahsedildiği gibi lobi işleri değil, budur. Spordan sorumlu devlet bakanı Trabzonspor'un eski başkanıyken lobiden bahsetmek çok komik duruyor. Aslına bakarsanız, bu durum ülkemizin acınası bir sorunu. Kara yolları düzelmeden ve demir yoluyla ulaşım kolaylaşıp rahatlaşmadan bu sorunu yaşamaya devam edeceğiz maalesef. Ben, Trabzon'un da turnuva organizasyonunu hak ettiğini düşünüyorum. Fakat, haritada biraz doğuda kalmaları onlar adına en büyük şanssızlık oluyor. Yoksa, misal Konya'nın yerinde Trabzon olsa uça uça aday kentler arasına alınacaktı! Yukarıda belirttiğim gibi, bu durum ülkemizin yetersizliklerinden kaynaklanıyor.

Peki, turnuvayı alabilir miyiz? Bu sorunun cevabını şimdi bulabilmek hayli zor. İsveç-Norveç ortaklığının yarıştan çekilmesiyle şansımız biraz daha arttı. Artık rakibimiz, diğer iki "top" ülke.

Bazı yerlerde stadyumlarımızın maket halinde olması eleştiriliyor. Onlar, Fransa ve İtalya'nın tanıtım filmini seyretmemişler herhalde. Bu iki ülkenin de çoğu stadyumu proje aşamasında. Hele İtalya! Stadyumların yarısı tarih öncesi devirden, diğer yarısı maket halinde. Fransa'ya diyecek bir şeyim yok. İddialı ve hazırlar ama 1998'de Dünya Kupası düzenlemiş bir ülkeye bu turnuvanın verilebileceğini pek zannetmiyorum. Fransa biraz daha bekleyebilir fakat en ciddi rakibimiz İtalya. Çünkü İtalyan futbolu düşüşte ve toparlanabilmeleri için böyle bir organizasyona ihtiyaç duyuyorlar. UEFA nezdinde ciddi lobi yapacaklarına dair hiç şüphem yok! Kısacası en ciddi rakibimiz İtalya. Fransa, Olimpiyat düzenleme fırsatını kaçırmış olsa da biraz daha bekleyebilir.

Bizim en büyük dezavantajımız, son 2 turnuvayı -görece- daha düşük profilli ülkelerin düzenlemiş olması. Son turnuva, Avusturya-İsviçre'deydi; önümüzdeki turnuva, Polonya-Ukrayna. UEFA yetkilileri, bu turnuvanın bir deve gitmesini isteyebilir. Fakat, içimden bir ses bu kez kazanacağımızı söylüyor!

19 yorum:

Burçak dedi ki...

sanırım Karadenize gelmemişsiniz son yıllarda.
artık ulaşımda sıkıntı yok.
Karadeniz sahil yolunu görmeden böyle yorum yapmanız hata olmuş..

Oğuz Öztürk dedi ki...

Umarım düzenleriz. Logoyu da eleştirenler var ama benim gerçekten hoşuma gitti :)

gkslsrt dedi ki...

O konuda haklısın Burçak, son yıllarda Karadeniz'e gelemedim hiç. Ama söylemek istediğim şöyle birşey aslında. Örneğin 2004 düzenleyicisi Portekiz'i ele alalım. Onların yüz ölçümü 92 bin kilometre kare. Bizimse 783 bin. Bu yüzden, kısım kısım bölmek dışında başka bir şans yok. Örneğin turnuva, İstanbul, Sakarya, Bolu, Samsun, Ankara, Trabzon, Ardahan sınırları içerisinde oynanabilirdi. Böyle bir durum hiç sorun yaratmazdı ama ülkenin doğusu ve batısı aynı anda kullanılmaya çalışınca ortaya ciddi bir ulaşım sorunu çıkıyor. Portekiz'in yüz ölçümü kadar bir yol çıkıyor orta yere.

Ben de epey tuttum Oğuz :)

Falagar dedi ki...

Haklısın ancak ülkenin yüzölçümünün büyük olması Trabzon,Adana gibi değerlere stad verilmemesini gerektirmez.Bu şehirlerimiz pekala bu işin altından kalkar.Misal memleketim Antep hem ticari hem de turizm yönünden Trabzon'dan gelişmiş olsa da futbol kültürünün olmaması nedeniyle onlara stad verilmemesini anlayışla karşılarım.Ancak Trabzon gibi bir şehir özellikle Akyazı Projesi gibi bir yatırım yoldayken bu şampiyonada yer almalı eğer alırsak.Trabzon'u bu kadar istememin nedeni Hami sevgimdir bu arada :).

eeyore dedi ki...

Ben yazar arkadaşın yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum. İnsanların İzmir'den kalkıp da Trabzon'a gitmesi bildiğin zulüm olur. Dolayısıyla Trabzon'un olmayışı anlaşılabilir bir durum.

gkslsrt dedi ki...

Trabzon bence de hak ediyor ama imkanlar buna el vermiyor. Bence sorun, ülkemizin yüz ölçümü bakımından çok büyük olması. Bir maç Trabzon'da, öbür maç Urfa'da, diğer maç Edirne'de oynanırsa futbolcular ne hale gelir. Hele takımını izlemek isteyen taraftar ne hale gelir.

Çok ilginç bir deney olacak bu organizasyon, umarım verirler!

tayfun dedi ki...

Biraz uzun ama.
Konyanın yeni stadyumu mimarları ile bulunduğum bir ortam da gördüm projesi tamam şöle bişey diyebilirim projesine bakarak ve mimarların anlattığından yola cıkarsak Kayseri Kadir Has stadyumundan daha kullanışlı bir stadyum olacak gibi sadece stadyum değil etrafınada yaşam alanları düşünülmüş bi terslik olmassa nisan mayıs gibi başlayacağını söylemişlerdi son durum ne bilmiyorum.
Bu tarz organizasyonların amacı nedir önce onu sorgulamak gerekir para kazanmak,ülke tanıtımı bunu yaparkende kusursuz yada ona yakın bir organizasyon düzenleyip ilerisi için referans almak müşteri memnuniyeti ,organizazyon sonrasında gelecek meyveler ön plan da yani.
Amerika 96 dünya kupası düzenlenirken muhabirlerden biri cıkmış Amerika sokaklarında dünya kupasını amerikalılara soruyor sorduklarının büyük çoğunluğu futbol hakkında bir şey bilmediklerini söyledi hatta çoğu neyle oynandığını dahi bilmiyordu keza 2008 avrupa şampiyonasında da avusturyalıların organizasyona ilgi duymadıkları söyleniyordu.Yani futbol spor,sevgisi çok daha sonra geliyor .
Şehir içi ,şehir dışı ulaşım sorunlarını halletmemiş 40.000 kapasteli stadyuma bir anda şehir dısından ülke dısından 30-35.0000 bin kişinin aynı anda geldiğini yada gelmeye çalıştığını düşünelim bunun altından kalkabilirmi bir anda şehirdeki 2 takımı ağırlıyacak 2 luks otel yetmez bunlar için onlara sosyal olanaklar ulaşım kolaylıklar sağlamak gerek
İsyan edecekse Gaziantepliler isyan etse daha yeridir bir çok defa seyahatim oldu doğuda bu kadar gelişmiş şehir varmıymış dedim şaşırmıştım. Trakya haricinde 3 de 2 sini gördüğüm Ülkenin batısını ele alırsak Ege’de İç Anadoluda ,Karadenizdeki bir çok şehir Gaziantep’in merkezi bir ilçesinden daha küçük daha geride o taraftan fazla ses cıkmıyor.

tayfun dedi ki...

Avusturya örneği verilmiş efendim Innsbruck’ta kaç otel vardı orasıda küçüktüi denmiş bazı yazılarda Avusturya yüzölçümü olarak küçük ulaşım ağı gelimiş bir ucundan diğer ucuna trenle 1,5-2 saatte gidilecek bir ülke Innsbruck,Triol bu bölgeleri biliyorum bu bölgeler doğa kış turizmi oldukça gelişmiş durumda bizim övüne övüne bitiremediğimiz Antalyadan daha fazla turist çeken , ağırlıyan turizimden daha fazla para kazanan bir ve yerel halkın büyük çoğunluğu irili ufaklı pansyonları işlettiği bir yer.
Blog yazarının değindiği ve haklı olduğu konuya geliyorki en önemli sorun ulaşım buraların tercih edilmemesinde
Trabzona bir garezim yok ama Trabzona organizasyon verilmediği için Fedarasyonunuz,Şampiyonanız sizin olsun başlıklı yazılar ve altlarında İnşallah İtalya alır diye yapılan beddualar ayıptır yakışıksızdır.Bu organizasyon Kayseri,Konya,Eskişehir meselesi değil ülke meselesidir.Sadece lobiyse Karadeniz lobisi futbolda en ön sıradadır
Ha bana göre Türkiyenin şansı İtalya ya göre daha az bu tarz organizasyonlar tesislerden önce yapılan lobi faliyetleri daha önde gelir keza İngilizlerin olimpiyatları alırken çevirdiği onlarca dümen ortaya cıktı ama bi şekilde güçlü lobileri sayesinde üzerini kapadılar
Ayrıca Kayseri ve Konya stadyum projeleri şehirlerin kendi öz kaynakları ile yapılmış ve yapılacak projelerdir fedarasyonun bir katkısı varsa o katkı yapılan en az katkıdır maddi anlamda zaten bir katkıları yokdur laf ile tebrik ve teşvik den öteyede gitmez bu katkıları .Kayserideki eski stadtyum arazisi 96 milyon euroya özel sektöre satılarak ve Kayserili is adımı Kadir Has ın yaptığı bağışla yapılmıştır.Önce araştırılsın sonra çamur atılsın.

gkslsrt dedi ki...

Öncelikle çok teşekkürler tayfun, özellikle Avusturya hakkında oldukça bilgilendirici oldu yorumun. Innsbruck'u merak ediyordum açıkçası.

Benim de Trabzon'a ya da Adana'ya, ne bileyim Urfa'ya garezim yok elbette ama ülkenin şartlarını düşünmek lazım. En çok 4 şehir tartışılıyor zaten. Bursa, Eskişehir, Konya ve Kayseri. Fakat şu var ki elimize bir harita alıp baktığımızda bu kentlerin adeta komşu olduklarını görüyoruz. Sonuçta iş yine dönüp dolaşıp ülkenin yüz ölçümüne geliyor!

tayfun dedi ki...

edit.A.B.D 94
Belki bilgin vardır yanlış anlama ama
Kayserinin 4 yılı aşkın süredir Türkiye bayanlar basketbol 1 liginde oynayan basketbol takımı vardır.Yazın yapılan Avrupa bayanlar voleybol 4 lü serisi ile 2010 basketbol şampiyonası için deneme yapıldı yüz akıylada cıktı daha öncede yine avrupa bayan basketbol milli takımlarının katıldığı bir turnuva düzenlendi salon her maçta tam kapaste dolmuştu keza Türkiye Kupası turnuvasıda düzenlenmişti.
Söz avusturyadan acılmışken
Son olarak Kayseri Büyük Şehir belediyesi tarafından Erciyes Dağı için 1.Erciyes dağı master planı adı altında plan hazırlandı.2 yıldır çok ciddi duruluyor bunun üzerinde sadece çizimlerden ibaret değil Avusturyalılar yürütüyor projeyi Innsbruck,Triol bölgeleri örnek alınıyor.büyük ihtimal ilerde kış olimpiyatları yada kış sporları içinde Kayseri aday olacaktır.
Bunuda Kayserililer kendi becerileriyle değil lobileri ile siyasi güçleri ile yapmıştır diyenler çıkacaktır ilerde zaten bizdeki en büyük sorun bu eleştirmekten öteye gidememek.Bu konuda ,Bu kadar şey yapıldıktan sonra hala öküz altında buzağı aranıyorsa
Kayserili olarak mütavazi olmaya gerek yok
Başkalarının hayallerinin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlıyor.
Kusura bakma Kayseri propagandası yaptım blogunda biraz ama
İlerlemek ,yapılan şeyleri taktir etmek yerine bir birimize nasıl köstek oluruz peşindeyiz hala.2001 yılıydı sanırım Şanlıurfadan gecerken yeni acılışı yapan stadyumu gördüm ozaman inşaat halindeydi imrenmiştim ne güzel stad bizim şehirde böyle stad olsa demiştim şimdi ondan daha iyisi var bizde 5 yıl sonrada bizim stadyumdan cok daha güzel imrenecek stadyumlar bir bir yükselecektir her şehir bir biri ile yarışsa keşke. Gelenler nerde kalacak hangi tesisde konaklayacak antreman yapacak yerine gelenler nerde bira içecek derdinde olan var maalesef

osmancanpolatblog.com dedi ki...

turnuvayi hangi ulkenin duzenleyecegi ne zaman belli olacak

gkslsrt dedi ki...

Bildiğim kadarıyla 27 mayısta belli olacak osmancanpolatblog.com.

gkslsrt dedi ki...

tayfun, doğrusu bilmiyordum bayanlar basketbol ligi'nde takımın olduğunu. Bunu söylemen iyi oldu hakikaten. Bir de stadyumla salonlar yan yana mı bulunuyor? Aynı kompleks içinde mi?

tayfun dedi ki...

Eski adı Ted Kayseri Koleji bayan basketbol takımı,yeni adı Panküp şeker bayan basket takımı 4 yılı geçti sanırım 1 ligde
Salonla stadyumun yeri ayrı

Kadir Has Kongre spor Merkezi şampiyonanın oynanacağı yer burası
Kadir Has yaptırmıştı burayı devlet yapmadı
resimlerine burdan bakabilirsin
Daha önce bakmadıysan bi gözden geçir derim gayet güzel kullanışlı salon maç seyrederken kan ter içinde kalmıyor insan en azından verilme sebebi daha netleşir


http://www.kayseri-bld.gov.tr/haber/kongre/kongre-mrk.htm



Stadyumun yeri ayrı Atatürk spor kompleksi die bişey oluşturdular onun resimlerine aşağıdaki linkden bakabilirsin içinde dısında bir saha daha var Erciyesspor maçlarını genelde orda oynar
Kompleksin içinde bir kapalı salon daha var ama kapastesi düşük

http://www.kayseri-bld.gov.tr/haber/kongre/kongre-mrk.htm

Bu kompleksdeki her şey tamamen eski stadtyumun arazisinin satısı ile yapıldı.Eğer para sadece stadyuma harcansaydı çok daha iyi bir stadyum olurdu mimarları böyle söylemişti.Gençlik spor kompleks yapılması karsılığında belediye devretmiş araziyi
Bursa stadyumu yanlış hatırlamıyorsam etrafında park gibi bir şey vardı merkezi bir yerde akşam gittiğim için stada tam aklımda kalmadı ama parkla birleştiri Bursa eğer o araziyi satarsa gayet muntazam bir kompleks yapabilir merkezide bir yerdeydi 50 milyon doların altında etmez o arazi

gkslsrt dedi ki...

Salon çok hoş sahiden tayfun. skorbord nba'daki gibi tavandan inse çok daha şık dururmuş sanki ama sanırım, çok yönlü olduğu için klasik stil yapılmış.

bu arada sondan 4 ve 5 ve 6. fotoğraflarda ne yapıldığını bir türlü anlayamadım :)

tayfun dedi ki...

Sirk o :D
Moskova sirk imi ne öle bişeydi

gkslsrt dedi ki...

Körling oynanıyor sandım bir an :)

Adsız dedi ki...

insanların izmir'den kalkıp trabzon'a gitmesi gibi bir durum söz konusu değil zaten. 1 grubun maçları ankara ve trabzon'da oynanabilirdi pek tabii.
bu karar siyasidir. bana yüz ölçümü falan demeyin lütfen konya nedir allah aşkına ya. konya'dan başka şehir yok muydu

gkslsrt dedi ki...

Basketbol şampiyonasında bir grup hep aynı kentte oynanabiliyor fakat futbol şampiyonasında şehirler sürekli değişiyor bildiğim kadarıyla Adsız. Trabzon'un yakınında paslaşabilecek bir kent olsa Trabzon'un adaylık şansı bir hayli artacaktı eminim.

Yanlış anlamayın ama siyasi sebepleri pek anlamıyorum ben. Ülkenin spor bakanı Trabzonspor'un eski başkanı. Milletvekilleri, belediye başkanları var. Onlar, Trabzon'a neden zarar vermek istesinler ki?