BIY AD

23 Aralık 2009 Çarşamba

Ankara'da Bir Fransız; Roger Lemerre


Türk futbolunda 90'ların son dilimiyle birlikte yabancı teknik direktörler ıskartaya çekilmişti. Artık sıra, yerli teknik adamlarımızdaydı. Uzunca bir süre, artık Türkleşmiş teknik direktörler(Gigi Multescu, Safet Susiç) haricinde yabancı teknik adam ayağı değmedi Anadolu topraklarına. Fakat geçtiğimiz sezon Couceiro ile başlayan furya bu sezon artarak devam ediyor.

Önce Gençlerbirliği, Alman teknik adam Thomas Doll'u takımın başına getirdi. Ardından Sivasspor, yabancı olmasa dahi yabancılaşmış Muhsin Ertuğral ile anlaştı. Ve son olarak, Ankaragücü EURO 2000 şampiyonu Roger Lemerre'yi takımın başına getirdi.

Açık söylemek zorundayım, yerli teknik adamların gözden düşme sebebi, yalnızca kendileridir. İşlerini o kadar basite indirgediler ve o kadar yozlaştırdılar ki kulüplerimiz onlardan vazgeçmek zorunda kaldı. Gidişât böyle devam ederse yerli teknik adamlar, Bank Asya ve alt ligler haricinde iş bulamayacak.

Neyse, biz dönelim asıl mevzuya. Bu yazıda Roger Lemerre'yi tanıtmaya çalışacağım sizlere. Fransa ordu milli takımında uzun yıllar görev yapan ve EURO 2000'deki şaşkın koşuşuyla hafızalarımıza kazınan Roger, artık Angaralı.

1975'e dek savunma oyuncusu olarak futbol hayatını sürdüren Lemerre, futbolu bırakınca ya butik açacaktı ya da teknik direktör olacaktı. O da çoğu meslektaşı gibi teknik direktör olma yolunu seçti. Butiği belki de eşi açmıştır.

Futbolu bırakır bırakmaz Red Star 93'le teknik direktörlük kariyerine başlayan Roger, ardından Lens'in başına geçti. Kısa süren Lens macerasından sonra 2 yıl Paris FC'de görev yaptı Fransız teknik adam. Paris FC şu an Championnat National liginde yer alıyor yani Fransa'nın 3. ligi.

Paris'in ardından Strasbourg'a geçen Lemerre, 1983'te ilk Afrika macerasını yaşamak üzere Tunus takımı Espérance Sportive de Tunis'le anlaştı. Oradan yine ilk göz ağrısı Red Star'a döndü. Roger Lemerre'nin anlattığımız kısımdaki teknik adamlık kariyeri çok da başarılı değildi. Ta ki, 1986 yılında Fransa Ordu Milli Takımının başına geçene dek.

Tam 10 yıl boyunca ordu milli takımını çalıştıran Lemerre, 1995 yılında Roma'daki finalde İran'ı 1-0 yenen Fransa'nın teknik direktörüydü. 1. tur gruplarında da eşleşen iki takım, finalde de karşı karşıya geliyordu ve C Grubu'ndaki maçı 1-2 kazanan İran, finalin favorisiydi fakat kazanan taraf, Fransızlar oldu. 1995, Roger Lemerre'nin teknik direktörlük kariyerindeki ilk altın çağ olarak kayıtlara geçiyordu.

1997'de yeniden Lens'e geçerek onları küme düşmekten kurtaran Lemerre, 2. altın çağını yaşamak üzere Aimé Jacquet'nin yardımcısı olarak Fransa ulusal takımının kumanda takımına katılmıştı.

Fransa 98'e pek de iyi başlamayan ve eleştiriler alan Horozlar, arap atı misali sonradan açılarak efsanevi bir finalle Dünya Kupası'nın sahibi oluyordu. Bu kupadan sonra "zirvede bırakan" Aimé Jacquet'nin yerine getirilebilecek en uygun kişi, yardımcısı Roger Lemerre'ydi. Fransa Futbol Federasyonu da aynı şeyi düşünmüş olmalı ki Lemerre, Fransa ulusal takımının başına geçti.

EURO 2000'de Jacquet'den kalan mirası çok doğru ve verimli kullanan Lemerre, finalde turnuvanın sürprizi sayılabilecek İtalya'yı uzatmalarda gelen altın golle 2-1 yendi ve Avrupa Şampiyonu oldu. Hafızalara kazınan mutluluk koşusu, işte o geceye aitti.

EURO 2000 zaferinden sonra görevine daha da bir bağlanan Lemerre, 2002 Dünya Kupası'yla büyük bir şok yaşadı. Turnuvanın ilk maçında bir zamanlar sömürgesi olan Senegal'e yenilen Fransa, turnuvaya henüz ilk turda veda ediyordu. Tabii ki eleştiri oklarının hedefinde Lemerre vardı ve Lemerre, fazla zorlamadan görevini bıraktı. Rota yeniden Afrika'ydı.

Fransa'yla yollarını ayırdıktan sonra fazla boşta kalmayan Lemerre, Tunus ulusal takımının başına getirildi. Toplamda 6 yıl, Tunus milli takımını çalıştıran Lemerre, uzun vadeli bu çalışmasıyla Tunus futbolu için önemli başarılar elde etti.

2004 senesinde düzenlenen Afrika Uluslar Kupası'nda Tunus'a ilk ve tek şampiyonluğunu yaşatan Fransız, artık bir halk kahramanıydı. Finalde Fas'ı 2-1 yenen Tunus'un gollerini takımın en büyük yıldızları Brezilya asıllı Francileudo dos Santos ve Gaziantepspor'dan hatırladığımız Ziad Jaziri atmıştı. Takımın bir diğer yıldızı zamanında Denizlispor forması giymiş savunmacı Khaled Badra idi.

2006'da bir büyük başarıya daha imza atan Lemerre, Tunus'u 4. kez Dünya Kupası'na taşıdı. Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan'la berabere kalan Tunus, İspanya ve Ukrayna karşısında diş geçiremeyince 1 puanla turnuvaya veda etti. İspanya'ya 1-3 yenildiği maçta 1-0 öne geçen Tunus, son 20 dakikada çözülmüştü. Ukrayna'ya ise tartışmalı bir penaltıyla mağlup olmuştu.

Roger Lemerre, 2006 ve 2008'deki Afrika Uluslar Kupası'nda umulan başarının gerisinde kalıp her ikisinde de çeyrek finalde turnuvaya veda edince görevinden alındı. 6 yıl süren Tunus macerası, metal yorgunluğuna uğramıştı adeta.

13 Mayıs 2008'de -Tunus'la finalde elediği ve 2004 Afrika Şampiyonu olduğu- Fas'la anlaşan Roger Lemerre, hedefin 2010 Dünya Kupası'na katılmak olduğunu açıklamıştı. Oynanan maçlar sonunda bu hedefe ulaşamayan Roger Lemerre, bir kez daha üzücü sonla karşı karşıya kaldı ve 7 Temmuz 2009'da görevinden alındı. O tarihten bugüne boştaydı.

Roger Lemerre'nin muhteşem bir ulusal takım kariyeri var fakat beni endişelendiren uzun zamandır kulüp takımı çalıştırmaması. Ulusal takım ile kulüp takımı çalıştırmak arasında büyük bir fark var. Roger, ya yüksek tempoya alışamayacak ya da yılların verdiği susamışlıkla işine daha bir hırsla sarılacak. Aslına bakarsanız Türk futboluna uzak biri değil Roger Lemerre. Tunus'ta çalıştığı dönemde birçok futbolcusu Türkiye'de forma giyiyordu. İşte birkaçı; Kaies Ghodhbane, Riadh Bouazizi ve Cláyton...

Roger Lemerre, Türk futbolu için mükemmel bir tecrübe olacak. Ankaragücü faydalanmayı başarır ya da başaramaz bunu bilemem ama ülke futbolumuzun ondan öğrenmesi gereken çok şey var. Öyle umuyorum ki Lemerre, Türkiye'den ayrıldığında güzel dostluklar ve teknik adamlığa hazır bir Ümit Özat bırakır. Yolun açık olsun Lemerre.

12 yorum:

l_f_celine dedi ki...

beni en çok endişelendiren hocanın devamlı takım çalıştırmamasından ziyade çok bilmiş gökçek yönetiminin işin teknik boyutuna hala karışmaya devam etme ihtimalleridir.

umarım bu hoca de diğerleri gibi elimizde patlamaz.

Falagar dedi ki...

Aynen ya bu son paragrafa kelimesi kelimesine katılıyorum.Bugün blogları okudum ve şaşırdım arkadaş artık yorum mekanizmasından çıkıp yapıcı olmaktan da fazlasıyla uzak bir eleştiri mekanizmasına dönüşmüş durumda bloglar maalesef.Yani tamam katılıyorum TSL bir EPL değil hatta oyun olarak Championship dahi daha üst düzey ama bu kadar da olmaz ki sonuçta iyi veya kötü bir Anadolu kulubümüz kaliteli bir isim getirmiş ama neymiş efendim adamın kulüp kariyeri yokmuş.Başarısız olabilir-ki maalesef başarısız olacaktır-ancak Ankaragücü'nün bu çarpık yapısıyla,36 kişilik oyuncu kadrosuyla kim başarılı olabilir ki?Yani kimi getirsen çoğu başarısız olacak.En azından riskin böyle isimlerle alınmasından yanayım.İyi veya kötü kariyerli bir ismi tebrik etmek çok mu zor yahu?Bu bloga yorum bırakan bir Ankaragüclü bir arkadaşımız vardı yanılmıyosam nicki de lf_celine tarzında birşeydi.Onun yorumunu duymak isterim açıkcası.Seni de olaylara kötü yönden bakan değil de her daim iyi yönden bakmaya çalışan bir tutum içerisinde olduğun için tebrik ederim.

gkslsrt dedi ki...

Umarım bu kez karışmazlar l_f_celine. Ama bu kadar kariyerli bir teknik adam getirdiklerine göre karışmayı düşünmüyorlardır diye düşünüyorum. İnşallah umutlarımız boşa çıkmaz!

Bir karamsarlık olduğu kesin Falagar. Fakat Roger Lemerre tam bir kapalı kutu şu an bizim için. Belki de çok başarılı olacak. Ayrıca keşke başka birşey isteseymişsin l_f_celine senden önce yorum yazmış :)

Falagar dedi ki...

Aynen :).Yorumları geç yayınlıyosun şikayetçiyim :).

emosimo dedi ki...

Benim bir de ülkemizde anlamadığım bir olay var...

Yabancı hoca gelir ve yanına henüz antrenörlüğünün başında olan toy teknik adam adayı verilir..
Ve herkes de şuna benzer bir yorum yapar.

"Lemerre, Türkiye'den ayrıldığında teknik adamlığa hazır bir Ümit Özat bırakır."

:))

Ve öyle yerini bırakan da yakın zamanda bir hoca hatırlamıyorum ben şahsen..Yanlışım varsa düzeltin..

gkslsrt dedi ki...

Haklısın ya Falagar, ne desen az! Kusuruma bakmayın, biraz geç oluyor. Özellikle akşam üstü gelen yorumlar. Tekrardan özür dilerim!

emosimo, epey yüklenmişsin ya :) Haklısın bir bakıma ama şöyle bir durum da var son zamanlarda gelecek vaat etmesi beklenen kimse yardımcılığa getirilmedi ki herkes, evlat kontenjanından bir yerlere geldi ama Ümit Özat, Köln'e futbol oynamaya gittiği günden beri antrenörlüğe hazırlanıyor. Bu açıdan, Piontek-Terim tadı alınabilir belki.

emosimo dedi ki...

Ümit Özat'ın nasıl bir antrenör olacağını gerçekten çok merak ediyordum yıllardır..

Uzun zaman önce bir dergi'de okumuştum röportajını ve ona 3'lü savunmanın mı yoksa 4'lü savunmanın mı Fenerbahçe'ye uygun olduğu sorulduğunda " ben sistemlere fazla inanmam iş futbolcularda biter gibi bir açıklamada bulunmuştu".


Aynı zamanda bu Ümit Özat futbolculuk döneminde kale hariç her mevkide oynamış bir adam.
30 yaşından sonra da sol bek oynamayı bireysel çabalarıyla öğrenmeş birisi..

Gerçekten merakla bekliyorum ben de bu Ümit Özat'ın birinci adam olacağı günleri.

Dediğin gibi umarım "Lemerre, Türkiye'den ayrıldığında teknik adamlığa hazır bir Ümit Özat bırakır." :) :)

gkslsrt dedi ki...

Ümit Özat'ın karakteri, bana bunları söyletiyor zaten emosimo. Ümit'in teknik adamlığını ben de çok merak ediyorum ve başarılı olacağına inanıyorum ama 6 ay çok kısa bir süre. Lemerre'den sonra teknik direktörlüğe başlarsa kendine yazık edebilir.

İnşallah o cümle gerçeğe dönüşür :)

atigol dedi ki...

Bulduğu kadroda bir ülkenin milli takım havuzu kadar geniş nerdeyse 35 bildiğim kadarıyla.Lemer bu açıdan sıkıntı çekmeyecektir :)

ümit özat konusu ise gerçekten merakla ve umutla beklediğim bir konu..umarım futbolcu kimğini atabilmiştir.Keşke Almanya'da biraz daha kalabilseydi...

gkslsrt dedi ki...

atigol, Ankaragücü milli takımı gibi :)

tayfun dedi ki...

yazıdaki fotoyla karsılastırınca bunlar birbirine cokmu benziyor bana mı öyle geliyor

http://www.imdb.com/media/rm196254976/nm0000134

http://img.dailymail.co.uk/i/pix/2007/04_03/deniroG0205_468x506.jpg

gkslsrt dedi ki...

Lemerre biraz kilo verse aynısı olacak neredeyse. Hele De Niro'nun 2. fotoğrafı çok benziyor.