BIY AD

6 Aralık 2009 Pazar

Eskişehirspor-Fenerbahçe Maçının Ardından


Haftanın en zor maçlarından biri hiç şüphesiz bu karşılaşmaydı. Eskişehirspor çok eksikti ama Eskişehir deplasmanı her zaman sağlam bir deplasmandı. Eskişehirspor'daki eksikler o boyuta yükseldi ki henüz 18 yaşında olan ve 3 haftaya kadar-26 dakika haricinde- forma yüzü görememiş Alper Potuk, ilk 11'de sahadaydı.

İlk 45 dakika çok heyecansızdı. Zevksiz bir orta saha mücadelesi oldu. İki taraf da birbirini tartmakla meşguldü. Maçın gidişatı golü atanın üstüne yatacağı şeklindeydi ve nitekim öyle oldu.

Adem Sarı'ya ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Sezon başı incelemelerimde, Adem Sarı için rotasyon elemanı olur demiştim, o beni fena halde yanılttı. 1985 doğumlu oyuncu, ilk yarıda yetenekli bir isim olduğunu göstermişti. İlk 45 dakikada kornerden seken topa gelişine vuruşunu hatırlayın, golün provasını yapıyordu adeta. Şansının da yardımıyla bulduğu ikinci gol, hem maçı kopardı hem de adını daha bir ön plana çıkardı.

Maçın kopma noktası, duran top olacaktı. Burası 10. dakikadan itibaren belliydi. Çünkü iki taraf da organize bir atak yapıp gol pozisyonu yaratabilecek seviyede değildi. Golün geldiği ana kadar Fenerbahçe gole daha yakınmış gibi göründü. Çünkü daha çok korner kullandı ve kornerleri kullanan oyuncu, sert kesmeleriyle nam salmış Alex de Souza'ydı. Fakat gol, Volkan'ın ortasında geldi. Kornerden önce faul var mıydı, yok muydu bu konuya son paragrafta detaylıca değineceğiz!

Golden sonra Daum, çaresizliğin resmini çizdi adeta. 3 oyuncu birden değiştirdi ve büyük bir kumar oynadı. Fenerbahçe'deki ilk Daum döneminde bu kumarlar zaman zaman tutardı fakat bu kez tutmadı. Hatta, hiçbir etki göstermedi. Maça Santos'la başlamak büyük bir hataydı örneğin. Eskişehir gibi sert bir deplasmanda, "yumuşak" Santos'la oyuna başlamak intihar gibi birşeydi. Twente maçının yıldızı Baroni de eski haline dönünce orta alan hiçbir varlık gösteremedi. Alex mi dediniz? O zaten birkaç haftadır kayıp!

Fenerbahçe'deki Brezilya hakimiyeti tartışma götürmeyecek bir gerçek. Alex bu hakimiyetin reisi. Alex oynarsa Brezilyalılar da iyi oynuyormuş gibi görünüyor, oynamazsa hem takım hem de Brezilyalılar duruyor. Fakat Brezilyalılar içerisinde Bilica'yı ayrı bir sınıfa yerleştiriyorum çünkü o, Avrupa futbolu tecrübesiyle "melez" sayılır. Kısacası, Fenerbahçe takım içerisindeki Brezilya hakimiyetini kırmak zorunda. Brezilya ulusal takımında oynayan her futbolcunun iyi olmadığını geçmişte Kleberson'la şimdi de Santos ve Elano'yla görüyoruz.

Eskişehirspor sezona 4-2-4 gibi bir taktikle başlamıştı. Mehmet Yılmaz, Ümit Karan, Youla, Burak Yılmaz kim varsa oynatılıyordu. Bu dörtlüden M. Yılmaz ve Ümit Karan bu gece oynamadı. Burak Yılmaz ise maçın genelinde sağ açık, çok az bir kısmında sol açık olarak oynadı. Eskişehirspor'da 4-2-1-2-1 gibi bir taktik gördüm. Bülent Ertuğrul ve Alper ön libero, Bülent Kocabey merkez, Burak Yılmaz ve Adem forvet arkası, Youla ise tek santrfor. Eskişehirspor da çok başarılı bir oyun oynamadı ama eksikleri düşünürsek bu taktiğin tuttuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz fakat Fenerbahçe zaferi Eskişehirspor'u yanıltmamalı. Ölü toptan gelen gol olmasa 0-0 bitmeye çok yakın bir oyun vardı sahada. Eskişehir'de Adem dışında sağ bek Koray'ı çok beğendim. Milli takım için düşünürler mi acaba?

Aziz Yıldırım her ne kadar tüm suçu hakeme yüklemiş olsa da hakemden önce disiplin sorunu var Fenerbahçe'de. Aykut Kocaman'ın ne iş yaptığını hala bilmiyoruz örneğin. Aykut Kocaman, idari tarafta mı çalışıyor; yoksa futbolcularla yönetim arasında köprü görevi mi görüyor? Eğer 2. şık doğruysa Aykut Kocaman hiç de iyi bir sınav vermiyor ve Volkan Ballı'yı aratıyor.

Gelelim hakeme. Kötü bir maç yönetti. İtirazlara göz yumdu. Futbolcular, yan hakemler başta olmak üzere öyle itirazlar yaptı ki sarı kart çıkartmamak işten değildi fakat Kâmil Abitoğlu görmezlikten geldi. Görmezlikten gelmesinin bedelini, ipleri elinden kaçırmakla ödedi sonuçta. Son dakikalarda herkes istediği gibi takılmaya başladı.

Çok tartışılan ilk golde Bilica topu kurtardı ve Youla'ya takıldı. Youla topu almak için müdahale yapmıştı ama ayağı direkt rakibe geldi. Bu pozisyon belki faul olarak değerlendirilmeyebilir fakat Abitoğlu maç boyunca öyle fauller çaldı ki bunu da çalması gerekiyordu. Maç sonu kılıcını çekmiş bir Aziz Yıldırım seyrettik. Gelecek hafta, seyircisiz maçta hakem kim olacak çok merak ediyorum. Merak ettiğim diğer konu, göreve geldiğinden beri kimseye gaz kesmeyen Özgener federasyonu Yıldırım'a karşı bir yaptırım uygulayabilecek mi? Fakat yine de şunu ekleyeyim, hakem sahiden de kötü bir maç yönetti.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu takıma devre arasında Aziz Yıldırım'ın verdiği sözü tutturacak revizyon, yıl sonunda büyük çaplı bir revizyon lazım.Devre arasında Roberto Carlos kesin gidecek gibi görünüyor.Carlosla beraber Güiza, Deivid, Ali Bilgin'de giderlerse tüm Fenerliler mutlu olur.Bu oyuncuların hiçbirinin gidişi takımı etkilemez bence.Carew gibi hava toplarında etkili bir santrafor lazım bize.Sezon sonunda ise Baroni ve Bilica dışındaki tüm Brezilyalılar gönderilmeli Alex dahil.Alex artık devrini tamamladı.Bence biraz daha kalırsa efsane olarak değil yük olarak ayrılır.Bunun dışında Selçuk, Uğur Boral, Önder gibi artık bekleneni veremeyecek oyuncular gönderilmeli.Ayrıca Semih'i de Avrupa'ya göndermek gerekli diye düşünüyorum.Kaç yıldır bu takımda hala yedek.Abdülkadir gibi genç oyuncularada şans verilmeli ayrıca.Selçuk'tan daha kötü oynayacaklarını sanmam.

türker dedi ki...

bir eskişehirsporlu olarak, eses hakkındaki tespitlerinize katılıyorum. özellikle koray hakkındaki görüşlerinize de; bu çocuk iki senedir gerçekten çok önemli bir sağ kanat performansı gösteriyor. bence gökhan gönül-sabri ikilisiyle performans olarak kesinlikle yarışır. her maç sayısız kere bindirme yapıyor, hızlı, kıvrak ve en önemlisi bu üretkenliğini 90 dakikaya yayıyor. maçın 5. dakikasında yaptığı bir bindirmeyi 85. dakikada da yapabiliyor.

gkslsrt dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum Türker, Koray ulusal takımda rahatlıkla oynar hele rakiplerinin şu form düzeyinde.

gkslsrt dedi ki...

Abdülkadir, Türk Gerrard olarak alınmıştı ama bir türlü oynatılmadı. Artık Ziraat maçlarını bekliyorum onu seyredebilmek için.