BIY AD

20 Aralık 2009 Pazar

Trabzonspor-Fenerbahçe Maçının Ardından


Golü kim atarsa üstüne yatacağı bir maç oldu. Gerçi Güiza, gol kaçırmak konusunda epey direndi fakat attığı şık golle ilk 17 maçın liderliğini Fenerbahçe'ye getirdi. Dün yazmıştım, Fenerbahçe %60 puan kaybedecek demiştim. %40 ihtimal, liderliği getirdi son 7 maçtır sıkıntılar çeken Fenerbahçe'ye.

Genel olarak orta sahada geçen ve rakiplerin birbirini tarttığı bir ilk yarı oldu. İki takım da aşağı yukarı aynı sistemle sahadaydı. Savunmaların arkasına atılan uzun toplar, iki takıma da gol fırsatları doğurdu. Bir pozisyonda Güiza başarısızdı diğerinde(Trabzonspor'un bulduğu) yan hakem.

Emre-Baroni ikilisi bu takımı değiştiriyor. Emre'siz orta saha savaşmayan, basmayan bir hale bürünüyor. Bu gece, sakat dahi olsa iyi mücadele etti Belözoğlu. Colman'ı sahadan silen isim oldu. O etkili olamayınca Trabzonspor, şefsiz bir orkestraya dönüştü. Rahmi Koç dahi gelse iş yapardı!

Özer Hurmacı çok kaliteli bir oyuncu fakat kesinlikle açık oynayamaz. Arkasındaki Santos, onun boşluğunu dolduracağım derken ciğerlerini parçaladı. Gerçi, bu zamana kadar çok koşmamıştı ama Özer, ilerleyen maçlarda sol açık olarak kullanılırsa sağlam bir açığı ve beki olan her takım Fenerbahçe'yi zorlar. Serkan Balcı, tek başına neler yaptı hepimiz gördük.

Trabzonspor'da forvetten ziyade stoper sıkıntısı var. Geriye o kadar çok adam kaçırdılar ki Güiza biraz daha becerikli olsa 2-3 fark rahatlıkla gelecekti. Doğu bloku ülkelerinden bir transfer yapabilir Trabzonspor. Stepanov misali bir futbolcu bulunabilir.

Fenerbahçe, topsuz oyunda iyi pres yaptı ve Trabzon'a oynama şansı vermedi. Trabzonspor da "şef"siz sahaya çıktığı için kanatlara bir türlü inemedi. Ortada sıkışıp kaldı oyun. Gabriç ve Cale ikilisinin kullandığı sol kanat, bir hücum varyasyonu dahi gerçekleştiremedi. Serkan Balcı'nın kişisel performansı olmasa Trabzonspor doğru düzgün akın yapamayacaktı.

Devre arasına girdik. Artık çok boş günümüz olacak. Bu boş günleri, "kime, ne lazım?" yazılarıyla doldurmayı planlıyorum. İsimden de anlaşıldığı gibi hangi takıma, hangi mevki gerekiyor olacak yazının ana fikri. Fenerbahçe, muhakkak bir sol açık almak zorunda. Özer, Uğur ikilisi kesinlikle sıkıntı yaratacaktır. Duruma göre genç bir santrfor da alınabilir. Trabzonspor'sa yukarıda değindiğim gibi stoper, forvet ve hatta oyunu yönlendirecek bir orta saha transferine mahkum!

Alex'i zaman zaman ve sertçe eleştiriyoruz ama övmeyi de bilmek gerekiyor. Golden önceki pozisyonda öyle bir sıçradı ki muhteşem bir asiste imza attı. Birkaç haftadır süren durgunluk dönemi nihayet sona erdi. Fenerbahçe, Alex'e mahkum olmayıp onu ekmek kadayıfının üstündeki kaymak gibi kullansa takımın oyunu birkaç gömlek yükselecek halbuki. Fakat Fenerbahçe için evvel ve âhiri Alex'dir artık, ne desek boş!

Fenerbahçe devreyi lider tamamladı ve büyük bir avantaj elde etti. İnanılmaz bir fikstür şansları var. Ligin ilk 10 maçını kazasız geçerlerse şampiyonluk yolu oldukça açık. Bursa, Trabzon gibi deplasmanlardan 3'er puanla dönmek büyük bir avantaj. Trabzonspor, ikinci 17'lik kısımda şu anki sıralamasından yukarılarda olacaktır fakat UEFA Avrupa Ligi'nin üstüne çıkmaları imkansız!

5 yorum:

joe kleine dedi ki...

Özer sol açık oynayamaz demene katılmıyorum...Daha yeni yeni oynamaya başlayan bir oyuncu için pozisyonuna alışmasını beklemek gerek, zaten klasik kanat oyuncusu olmasına gerekte yok o kanadı savunsun ve oradan tehlike yaratsın yeterli hele bugünkü gibi arada ters tek toplar atıp rakip defansı açık düşürürse altın kemeri de hak eder.
Trabzon tespitine katılıyorum defans problemleri var bence de, Song'un emekliği gelmiş, Egemen'de klasik Türk savrukluğundan ödün vermiyor, yine senin blogta bir önerim olmuştu tekrarlayayım Ceyhun'u defansta denemeliler bir de yanına dediğin gibi yugo olursa...
Maç için de, genel kanının aksine Santos, Christian ve Topuzu beğendim ama Emre hakketen en kilit oyuncu ve transfer konusunda bence Fenerin en büyük eksikliği Emre'yi ve Gökhan Gönülü yedekleyememesi...

gkslsrt dedi ki...

Haklısın joe kleine, özer için biraz erken bir yorum olabilir fakat özer'i solda ya da sağda kullanıp tüketmemek lazım bana kalırsa. özer'den lampard ya da gerrard gibi modern bir orta saha düşlüyorum ben ki bunu yapacak güç ve yetenek onda var.

Bir şey söyleyeyim, Santos'u ilk kez bu denli beğendim. Savunmada daha faydalı olacağı açık.

Ceyhun, orta saha değil bence. Çok ağır. Stoper olarak sana kesinlikle katılıyorum.

Falagar dedi ki...

Hocam Fenerbahçe Alex'e ne kadar bağımlıysa Galatasaray'da o oranda Kewell'e bağımlı olmaya başladı.Alternatifi olmayan Baros'sa esas olmazsa olmaz oyuncumuz.Baros'a yedek olarak Saviola tarzında pırpır ama bir o kadar da mücadeleci ve güçlü bir oyuncu bulmamız lazım.Bu arada devre arası yazılarını merakla bekliyorum.Galatasaray'la başlarsan sevinirim :D.

gkslsrt dedi ki...

Baros hakkındaki sözlerine yüzde yüz katılıyorum Falagar. Nonda, o sistemin forveti değil. Örneğin, Nonda Fenerbahçe'de olsa daha başarılı olabilirdi. Kewell, beklentilerin çok çok üstünde. Galatasaray'a gelmeden önce ciddi sakatlıklar geçirmişti ama şu ana kadarki performansı tek kelimeyle mükemmel. Sözleşmesi yenilenir diye düşünüyorum.

gkslsrt dedi ki...

Bu arada, can hatrın için Galatasaray'dan başlayacağım :D