04 Şubat 2010 Perşembe

Ankara Transferleri; Jurica Vranjes


Ankara kulüpleri nicelik olarak azalmış olsalar da nitelik olarak kesinlikle arttılar. Bloga şöyle bir bakıyorum da son 1 aydır en çok Ankaragücü'nden bahsetmişim neredeyse. Şimdi sıra, Gençlerbirliği'ne geldi. Transfer sezonunun başladığı andan itibaren ismi konuşulmaya başlanan Jurica Vranjes, transferin son gününde kiralık da olsa Gençlerbirliği'ne transfer oldu.

Şimdi biraz geriye gidelim, "Kime Ne Lazım? - Gençlerbirliği" yazımda bakın hangi konuya değinmişiz;

"*Ön liberoya mutlaka bir oyuncu alınmalı. Oyunun defansif tarafını oynayabilen bir oyuncu ilk tercihim. Saidou gibi yani. Çok da ofansif olması gerekmiyor açıkçası. Alınacağını ümit ediyorum."

Aklın yolu bir, Gençlerbirliği yöneticileri ve teknik ekibi de bu eksiği görmüş olmalılar ki oldukça iyi bir alternatifle boşluğu doldurdular. Osijek doğumlu Vranjes, 1980'de hayata merhaba demiş. Ocak doğumlu olduğunu düşünürsek 79'a daha yakın olduğunu söyleyebiliriz.

Gelin, Vranjes'in kariyerinde kısa bir seyahate çıkalım. Doğduğu kentin takımı, NK Osijek'de futbol yaşantısına başlamış Hırvat ön libero. Kulüp halinde kayda değer hiçbir başarısı bulunmayan Osijek'in çıkardığı futbolcularla epey ünü var. Efsane forvetlerden Davor Suker, hem Vranjes'in hemşehrisi hem de "start yeri" kardeşi. Böyle bir sıfat yok muhtemelen fakat artık olsun!

Hırvat futbolcuların Avrupa'daki ilk durağı genellikle Alman Ligi olur. Sağolsun, Vranjes de bu klişeyi bozmamış ve Osijek'den 3 milyon Avro karşılığında Leverkusen'e geçmiş.

Leverkusen'de asla birinci adam olamadı Vranjes. Leverkusen'in altın çağında bu takımın oyuncusu olduğunu düşünürsek yaşadıkları pek de sürpriz değil aslında. Leverkusen'de neredeyse boş geçtiği sezonlar, 2. takıma yollandığı dönemler oldu ve ardından sözleşmesinin bitimiyle birlikte VfB Stuttgart'a bonservis ücretsiz geçti.

Stuttgart'ta biraz daha gözdeydi fakat yine de filmin esas oğlanı olamadı. Zvonimir Soldo, Hleb gibi isimlerin gerisinde kaldı. Buna rağmen, sezonluk 20 maçın altına hiç düşmedi. 2004-2005 sezonu da benzer şekilde geçti Hırvat ön libero için.

İki senelik bu maceranın ardından yine bedelsiz olarak Werder Bremen'e transfer oldu. Bremen'deki ilk sezonunda Tim Borowski, Torsten Frings, Frank Baumann ve Johan Micoud gibi isimlerle yarışan Vranjes, bu rekabete rağmen gayet iyi süreler elde etti. Diğer sezonlar da benzer geçti. Werder'in efsane dönemlerinden birini yaşadı. Klose'li, Diego'lu takımın bir parçasıydı. Kimi zaman 11 başlıyordu, kimi zaman yedek kulübesini şenlendiriyordu ama değişmeyen bir şey vardı ki o, tam anlamıyla bir görev adamıydı.

Yıllar geçtikçe süre alamamaya başladı. Geçen sezon yalnızca 14 maçta yer aldı. Yaz transferinde kulüpten ayrılacağını açıklasa da bu ayrılık gerçekleşmedi. Artık kadroda düşünülmeyen bir futbolcuydu. İşte, tam bu noktada devreye Gençlerbirliği ve muhtemelen teknik direktörleri Thomas Doll girdi. Vranjes'in aklı çelindi ve Bremen'le anlaşma sağlandı. Gençlerbirliği'nin en zayıf noktası bir görev adamıyla dolmuştu artık.

Gençlerbirliği açısından zayıf geçtiğini düşündüğüm transfer dönemi, bu transferle birlikte ciddi anlamda şenlendi. Thomas Doll'un en büyük sıkıntısı, ön libero ve santrfordaydı. Santrforu "ciddi" bir adayla yamayamadılar fakat ön libero için getirebilecekleri birkaç kaliteli isimden birini getirdiler.

İsmen ve kariyer açısından çok iyi bir transfer fakat uzun zamandır 11 oynamadığı ve buna bağlı olarak performans düşüşleri yaşayabileceğini unutmamalıyız. Takıma ve kadroya uyum sağlamak da önemli elbette. Burada en büyük görev, Doll'e düşecek. Bu birleşim iyi sonuçlar doğurursa gelecek sezon, iskeleti kurulmuş ve sorunları ortadan kalkmış bir Gençlerbirliği bekler bizi. Tıpkı, sezon başındaki Bursaspor ve Kayserispor gibi. Birkaç kaliteli yamayla (Bkz: Makukula ve Ivan Ergiç) şampiyonluk yarışına dahil olan bir Gençlerbirliği seyredebiliriz. Ne diyelim, haydi Gençler!

Drava Nehri'nin bittiği yerde doğan ön liberonun ulusal takım kariyeri, 1998'de U-18 takımıyla başladı. 2002 ve 2006 Dünya Kupaları'nda Hırvatistan milli takımı kadrolarında yer alan Vranjes, 2002 Dünya Kupası'nda oynamışsa da 2006'da forma giyemedi. Milli olma sayısı ise hayli tartışmalı. Kimi kaynakta 26 yazıyor, kimisinde 12. FIFA'yı baz alırsak bu sayı 9. Artık sıra Vranjes'in futbolunda.

4 yorum:

phonix dedi ki...

çok iyi transfer.

gkslsrt dedi ki...

Bence de çok iyi transfer fakat biraz zamana ihtiyacı var. Bonservisi de bir an evvel alınmalı görüşündeyim. Bu tür adamlar, Türkiye'de çok iş yapar.

dlidlu dedi ki...

Thomas Doll su anda kariyer olarak olmasada futbol zekası ve karakteri olarak Süper Ligin en iyi 3 teknik adamı arasına benim kriterlerime göre cok rahat girer...İlhan Cavcav a bile böylesine bir adam getirtebildiyse cokda can yakacağa benziyor...Mevkisinde süperlig de gayet iyi işler cıkarabilecek bir isim...Fakat Besiktas macında forma giyemeyeceğini duydum...Bu büyük sansızlık genclerbirliği için...

gkslsrt dedi ki...

Evet henüz hazır olmadığı için kadroya alınmamış dlidlu. Fakat bence iyi olmuş. Çünkü araştırmada da yazdım, uzun bir zamandır forma giymiyordu Vranjes. Bir hafta antremanlara çıkıp öyle oynaması daha iyi olacaktır bence. Ama çok iyi transfer orası doğru.