
Ankaragücü öyle bir transfer dönemi geçirdi ki getirilebilir ne kadar "isimli" futbolcu varsa Ankara ayazına getirdi. Geremi, Rothen, Sapara derken Robert Vittek ile Jan Rajnoch, kalan 15 karşılaşmada Ankaragücü'nü ligde tutmak için savaşacak. Kim bilir, belki de gelecek sezon şampiyonluk için Sarı Lacivertli formayı sırtlayacak.
Ara transfer döneminde 5 yabancı oyuncu getirmek kolay iş değil. Hele getirilenler isimli yabancılarsa ve getiren takım, bir Anadolu kulübüyse. Geremi, Rothen ve Sapara'yı daha önce değerlendirmiştik, şimdi sıra son işlerde;
Marek Mintal ile Robert Vittek Türkiye'de izlemek istediğim yabancılardandı. Marek'i göremedik belki de ama Robert Vittek kısmet oldu sonunda. 1 nisan 1982 doğumlu Vittek futbola doğduğu şehrin takımı Slovan Bratislava'da başladı. 1999'dan 2003'e dek 101 maçta 47 gole imza attı ve Avrupa futbol piyasasında ismini duyurmaya başladı.
Derken yaşadığı sakatlıkların da etkisiyle beklenen patlamayı yapamadı ve yeteneklerinin zıttı sayılabilecek bir kulübe, Bundesliga 2 takımlarından 1.FC Nürnberg'e 280 bin Avro karşılığında transfer oldu. Almanya'daki ilk sezonunda 9 gol, 10 asistle takımının Bundesliga'ya yükselmesine katkıda bulundu. Vatandaşı Mintal ise aynı sezonu 18 golle tamamlamıştı.
Bundesliga'daki ilk sezonunda ancak 5 gole imza atabildi Vittek ve bir forvetten beklenenleri karşılayamadı. İkinci sezonu da öyle başlamıştı ki ligi 16 golle noktaladı. Peki, bu nasıl oldu?
İlginç gelebilir fakat Vittek, 2005-2006 sezonundaki ilk golünü 19. haftada kaydedebildi. 18 hafta suskun kalan Vittek, sezonu tamı tamına 16 golle noktalamayı başardı. Aynı sezon içerisinde "kulak tırmalayıcı" bir rekora da imza attı. 24. haftada Nürnberg, Duisburg'u 3-0'la geçerken 3 golde de Vittek imzası bulunuyordu. 25. hafta da farklı geçmedi onun için. Takımı, Köln'ü deplasmanda 3-4 yenerken bir 3 gol daha atmıştı Vittek ve Alman Bundesliga'sında peşpeşe 2 hafta içerisinde en çok gol atan futbolcu ünvanını elde etmişti.
Bu inanılmaz performans Vittek'i Avrupa futbol piyasasının tam göbeğine yerleştirdi. Bundesliga'nın "tepe" kulüplerinden Hamburg'un onunla ilgilendiği söylentileri giderek büyüdü. Ukrayna'nın lokomotiflerinden Dynamo Kiev ise 10 milyon Avro'luk bir teklifle Nürnberg'in kapısını çaldı. Nürnberg, bu teklifle birlikte Rusya'dan gelen teklifleri de reddederek yıldızını elden kaçırmadı.
Ertesi sezonlar pek de iyi gitmedi Vittek için. 2006-2007 sezonunda ancak 4 gol atabildi. Ertesi sezon ise tam bir çöküş yaşandı. 2007-2008 sezonunu ancak 1 golle tamamlayabildi ve takımı Nürnberg, Bundesliga 2'nin yolunu tuttu. Vittek'in Bundesliga 2'de başlayan Almanya macerası, aynı mekanda son buluyordu. Nürnberg, 4 milyon Avro gibi hatrı sayılır bir miktar karşılığında Fransız Lille'ye yolladı Slovak santrforu.

Robert Vittek'in Fransa günlerine dair rakamlara geçelim hemen. Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'deki rakibi Lille'de forma giyen santrfor, ilk sezonunda beklentilerin altında kaldı. Ligue 1'deki ilk golünü ancak 14. haftada, Saint-Etienne'ye karşı bulan Vittek, sezonu 6 gol/5 asistle noktaladı. Onun gol attığı tüm maçları Lille kazandı. Bir zamanlar, Hakan Şükür'ün de buna benzer bir ulusal takım istatistiği vardı hatırlarsınız! Bu sezon ise UEFA Avrupa Ligi ön elemelerinde FK Sevojno Uzice'ye ve Genk'e birer gol atmayı başardı. Elemeleri geçtiğimize göre sıra grup maçlarında. Genoa filelerine de bir gol bıraktı Slovak forvet. Ligue 1'deki karnesinde ise ancak 2 gol var.
Robert Vittek, Nonda ya da Hakan Şükür tarzı bir sabit santrfor değil. Onun en büyük özelliği, ceza sahası çevresinde buluştuğu toplarla çok çabuk gole gidebilmesi. Bitiriciliği de fena sayılmaz. Vittek'in unutulmaması gereken bir diğer meziyeti ise asistçiliği. Bu sezonu da sayarsak son 7 sezonda 33 asisti var Slovak'ın. Yani sezon başına 4,71 kez golle buluşturmuş takım arkadaşlarını. Vassell düzelse muhteşem bir ikili oluşturabilirler. Hem de sözde değil, özde!
Unutmadan ekleyelim, Robert Vittek 2006 yılında Slovakya'da Yılın Futbolcusu seçilmiş ve 2001'den bugüne dek 68 kez milli formayı giymiş.

Gelelim diğer transfer, Çek savunmacı Jan Rajnoch'a;
Açık konuşmalıyım, bugüne dek Rajnoch'u hiç duymamıştım. Biraz araştırdıktan sonra hakkında şu bilgilere ulaştım;
*1981 doğumlu bir stoper. Ön libero mevkiinde de oynayabiliyor.
*1991'de Sparta Prag'ın altyapısına girmiş. Onunla dönemdaş olan isimler Shakhtar'ın çok beğendiğim savunmacısı Tomáš Hübschman ve Trabzonspor ile Beşiktaş'tan hatırladığımız santrfor Tomas Jun.
*Sparta'da tutunamayınca kiralık listesinin değişmezlerinden biri olmuş. FK Mladá Boleslav ve SC Xaverov'da forma giymiş.
*2003-2004 sezonunda Bohemians'a bonservisiyle birlikte transfer olmuş. Ertesi sezon 1. FC Slovácko'ya gitmiş. Sonrasındaysa FK Mladá Boleslav günleri başlamış. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında kiralık olarak Almanya'da, FC Energie Cottbus forması giymiş ve küme düşmüş.
*2008'de ilk kez Çek Cumhuriyeti ulusal takımının formasını, İngiltere'ye karşı giymiş. Bugüne dek 4 kez milli olmuş.
*Mücadeleci oyunu, sert şutları ve hava hakimiyetindeki başarısıyla tanınıyor.
*Favori oyuncusu Chelsea'den John Terry. Çapkınlıkları benzemesin.
*Son paragrafa kendi yorumumu ekleyeyim. Referansları gayet iyi ve Çek futbolundan genel olarak kötü stoper çıkmaz. En azından sert ve mücadeleci olurlar. (Bkz: Tomas Sivok ve Tomas Zapotocny) Şimdilik "kapalı kutu"ymuş gibi gözükse de faydalı bir transfer olacağını düşünüyorum.
Ne yalan söyleyeyim, Ankaragücü'nden böylesine dengeli hamleler beklemiyordum. Defansta problemleri vardı, orayı yamadılar. Kanatlar aksıyordu, hemen ilacı bastılar. Oyun kuracak kimse yoktu, Sapara'yı getirdiler. Ve nihayet, Vassell'i beklemekten bir hal olmuşlardı, Slovak milli Vittek yetişti imdatlarına.
Ankaragücü bu sezonu kurtarabilirse, önümüzdeki yıllar çok ilginç sürprizlere gebe olacak. Açıkçası, şimdiden heyecanlanıyorum. Bu kadronun oluşumu, hayli sıkıntılı ve etik dışı süreçler sonucu gerçekleşmiş olsa da şu anki Ankaragücü'nün TSL'ye apayrı bir renk kattığını söylemek zorundayız.
*Yazıya katkılarından ötürü Atakan Çakmak'a çok teşekkürler.


linkiboluna ekle!

9 yorum:
Ankaragücümün aldığı bu adamları biz alsaydık hiç çekinmedim şampiyon olacağız diyebilirdim heryerde..
Ayrıca şu memur çocuğu Ahmet Gökçek nerden buluyor bu paraları anlamak gerçekten çok güç..
Benzer hamleleri zamanında İstanbulspor yapmıştı. Sonu iyi olmadı. Umarım tarih tekerrür etmez.
Bursaspor'a bu yabacıları, özellikle Vittek, Sapara ve Geremi'yi eklesek bugün ciddi ciddi şampiyonluğu konuşuyor olurduk. Haklısın emosimo. Hatta biri bile -mükemmel oynamak kaydıyla- şampiyonluğa yeterdi belki.
Akla ister istemez geliyor mre. Ben de çok benzetiyorum gidişatlarını. Hormonlu büyüyen takımların sonu malesef öyle oluyor. Ankaragücü camiasının en büyük farkı İstanbulspor'dan daha köklü olması ve kitlesinin bulunması. Güçlü bir yapı kurmak zorundalar!
ben teşekkür ederim abi, güzel postlarını takibe devam.
Kombassankonyaspor;SiirtJetpaspor
Bu sene bişey beklenmez seneye göreceğiz ama her oyuncu saldıran bir mantıklada yukardaki örneklerden öteye gitmez, banka hesaplarını şişirmek isteyen futbolcu çöplüğüne döner
Aslına bakarsan onlar biraz daha düşük profil çalışmıştı tayfun. Ankaragücü'nü daha çok İstanbulspor'a benzetiyorum ben. 94 Dünya Kupası gol kralı Salenko'yu, Sergen'i, Aykut'u, Oğuz'u almışlar ardından Uzanlar çökünce onlar da çökmüşlerdi.
Ankaragücü'nün bu kötü örneklerden tek farkı köklü bir kulüp oluşu. Umuyorum ki Ankaragücü yöneticileri, olan bir parayı harcıyordur. Yoksa fena. Şimdi Gökçekler dışındaki yöneticilere büyük iş düşüyor.
Eyvallah Atakan, bir kez daha teşekkür ederim.
Blogunuzu zevkle takip ediyorum...Diğer bir cok blogdan farklı olarak bir takım uzerine değil Türkiye deki tum takımlara yer vermenız cok güzel...İnsallah aynı sekilde devam eder bizde takip ederiz...Bence Ankaragücü devre arasında bu isimleri getirebildiyse yaz sezonunda kimleri getirebileceğini düşünemiyorum...İddaalı bir acıklaması vardı Ankaragücü Yoneticilerinden Ender Yurtguven ın...Bundan sonra gs fb nin tüm talip oldukları oyuncalara bizde talibiz demişti...Hatta daha da ileri gidebileceklerini gösterdiler...Ben kesinlikle diğer arkadaslara katılmıyorum...siirt jet pa ve istanbulspor benzetmesi bir kere doğru değil...Cunku o takımların ne taraftarı vardı ne bi esamesi okunan takımlardı...Ankaragücü bu ligin taraftar ortalaması bakımında da kulup marka değeri bakımından da cok farklı bir kulup diğerleriyle...Tek eksikleri bence yeni bir stad...Stad işinide duyumlara gore 2 sene ıcınde Ankaragücü Arena adlı bir projeleri var gerceklestirecekler...40 bin kişilik olarak planlıyorlar...Üstü kapanıp acılan modern bir futbol stadı olarak dusunuluyor...Bu stad projesıde gerceklesirse bence Ankaragücü Türkiye de 5.sampiyonluk yasayan kulup olur...O zamana kadar ise lige renk katar...Belki Avrupa kupalarını zorlar...
Çok teşekkür ederim dlidlu. Devam edeceğiz inşallah. Umarım yazdığın projeler gerçekleşir. EURO 2016 alınırsa ülkemiz ve Ankara çok büyük artılar kazanacak bundan. Ankaragücü o kulüplere benzemiyor haklısın. Onlar neredeyse tamamen hormonla gelişmiş takımlardı. Ankarafücü onlara benzemiyor elbette. Yalnız, yine de dikkatli olmakta fayda var. Bugünkü Kocaelispor gerçekleşmesi asla istenmeyen bir örnek olabilir.
Yorum Gönder