BIY AD

16 Mart 2010 Salı

Denizlispor-Beşiktaş Maçının Ardından


25. hafta zevksizliğine Beşiktaş ve Denizlispor da katkıda bulundu ve hayırlısıyla haftayı noktaladık. Beşiktaş, 1 adet yarım pozisyona sahip olduğu maçı, pozisyon olmayan bir ölü top karambolüyle kazanmayı bildi. Son 4 haftada 10 puan toplayarak 20 haftada 7 puan toplama diyetini ödeyen Denizli, skoru değiştirmeye çabalasa da beyhudeydi.

Mustafa Denizli, yine sürpriz tercihlerle başladı maça. Sağ beki İbrahim Kaş'a bırakmıştı bu kez. Defansın önündeyse Fink ile İbrahim Toraman vardı. Yedek kulübesinde Necip ile Ernst oturuyordu. İbrahim Kaş ile Fink, Türkiye kariyerlerindeki en kötü performansa bu gece imza attılar herhalde. Hele, İbrahim Kaş. Çoğu topu yanlış kullandı. Kanadında bir türlü güven vermedi ve az kalsın Rüştü'yle anlaşamayarak bir gole sebebiyet verecekti. Kaş'ın kötü oyunundan başta kendisi ve teknik direktör Mustafa Denizli olmak üzere herkes haberdardı ama oyuncu değişikliği gelmedi. İbrahim Kaş'ın 90 dakikayı tamamlayabilmesine bulduğum tek sebep, Denizli'nin oyuncuyu kenara alıp daha da demoralize etmek istememesi olabilir. Yoksa, akıl alır şey değil.

Hücum hattında Tello çok etkisiz kaldı. Ekrem de iyi savunuluyordu ve pek faydalı olamadı. Beşiktaş'ı ileride Bobo ile Holosko taşıdı. Çok iyi oynamadılar ama kötüler arasında hemen göze çarptılar. Bu gece, Bobo'yu Holosko'dan daha çok beğendim. Gol atamadı belki ama mücadelesiyle rakibi hayli yıprattı.

Beşiktaş, çok önemli bir deplasmandan 3 puanla döndü. Kasımpaşa deplasmanını da atlatmayı başarırlarsa yarışın tam göbeğine düşecekler. Bu futbolun Kasımpaşa karşısında yeterli olmayacağı bariz. Çabuk toparlanmazlarsa "Hiddink görmüş Yılmaz Vural" tepkisine maruz kalabilirler.

Denizlispor, ikinci devrenin başından bu yana mücadelesiyle takdirimi kazanıyor. Bu takım, küme düşmeme hattında rakibi olan Manisaspor'dan da, Sivasspor'dan da, Diyarbakırspor'dan da iyi. Belki bariz bir futbol farkları yok ama rakiplerinin çok çok üstünde mücadele güçleri var. Rakiplerinin dengesizliğini iyi değerlendirirlerse ligde kalmaları şaşırtıcı olmaz.

Özellikle ilk yarıda çok daha üstün ve atak bir Denizlispor seyrettik. Gole kadar Beşiktaş'ı sürklase ettiler. %100 diyebileceğimiz bir pozisyon bulamadılar ama Youla bencilliği bir kenara bırakmış olsa atakların birinde gol çıkartabilirlerdi. Eğer o golü atsalar eminim ki yenilmezlerdi. Oynadıkları futbolun karşılığında puan alamamalarını, futbolun adaletsizliğine havale ediyorum.

İkinci yarıda uzun topa yönelmeleri ataklarının etkinliğini azalttı. Youla da, Angelov da uzun adamlar değil ama öyle zannediyorum ki Hakan Kutlu, Fink'in formsuzluğunu düşünerek seken topları toplamak istedi ama ona da İbrahim Toraman izin vermedi.

Denizlispor'u bundan sonra çok daha zor günler bekliyor. Fakat onlardaki inanç, bana hala bu işin olabileceği mesajını iletiyor. Haftaya Bursaspor'la Bursa'da oynayacaklar. Kolay teslim olmayacaklarına adım gibi eminim ama işleri çok zor. Rakiplerinin puan kayıplarını beklemek dışında ellerinden gelen birşey yok!

0 yorum: