BIY AD

18 Ağustos 2010 Çarşamba

'10-'11 İncelemeleri: Beşiktaş


Sezon incelemelerinde şu sıralar gökyüzünde dolaşan bir takımı konuk ediyoruz. Guti, Quaresma gibi transferlerle transfer sezonunun mutlak şampiyonu olan Beşiktaş, sezona güzel bir başlangıç yaptı. Avrupa'da turlar atlandı, atlanıyor; ligin ilk maçında İzmir deplasmanı kazasız, belasız tamamlandı. Kısacası işler iyi gidiyor.

Beşiktaş'ın şu anki durumu geçtiğimiz sezonun Galatasaray'ını andırıyor. Oynanan futbol, vs. olarak değil sadece alınan sonuçlar ve transfer dönemi aktiviteleri bakımından. Bu incelemenin temel konusu Beşiktaş'ın 2009-2010 model Galatasaray'a dönmemesi için tavsiyeler vermek olacak.

Kale emin ellerde. Rüştü, Hakan ve Cenk 5 Büyükler dahil her takımda ilk 11 oynayabilecek kalitede oyuncular. Sezon başlangıcı öyle dösteriyor ki Hakan Arıkan 1. kaleci olacak. Rüştü ve Cenk'den hangisi sağlamsa yedeğinde o oturacak. Teoride Cenk 3. kaleciymiş gibi görülebilir ama Hakan ve Rüştü'nün sık sakatlanan kaleciler olduğunu unutmayalım. Beşiktaş'ın sezon içerisinde toplam 50-60 arası maç yapacağını düşünürsek 3 kaleci de 15-20 kez ilk 11 çıkacaktır.

Geldik sağ beke. Aslî adaylar Erhan Güven, Rıdvan Şimşek ve Ekrem Dağ. İbrahim Toraman'sa joker. Teknik direktör Schuster ilk maçlar itibariyle Erhan Güven'e forma verdi. Erhan ileri çok çıkan fakat bindirmeleri ölçüsünde pas yapamayan bir oyuncu. Ekrem Dağ da tıpkı Erhan gibi. Erhan'dan farkı ayağının biraz daha dengeli olması. Rıdvan çok talihsiz bir sakatlık geçirmişti hatırlarsınız, bu yüzden ilk devreyi kapatmış görünüyor. Bu 3'lü tamamen kullanılamaz durumda olursa forma İbrahim Toraman'a gidecek. İbrahim'in 3 isimden eksiği yok hatta fazlası olduğunu söyleyebiliriz.

Stoper rotasyonu Ersan Gülüm, İbrahim Toraman, Matteo Ferrari ve Tomáš Zapotocny'den oluşuyor. Ersan'ı fazla tanımıyorum fakat iyi bir oyuncu olduğu söyleniyor. Toraman sağlam olduğu zaman, yabancı kontenjanının da etkisiyle forması garanti. Ferrari futbolu çok iyi bilen fakat tembel bir oyuncu. Zaten, az daha çalışkan olsa İtalya milli takımındaki yeri garanti olurdu. Belki de formanın garanti olmadığını görünce o da performansını aşmaya başlar. Zapotocny ilginç bir futbolcu. Zaman zaman çok büyük açıklar verebiliyor. Ama bu açıklarını hırsıyla, arzusuyla kapatmayı beceriyor. Geçtiğimiz sezon İnönü'deki Bursaspor maçı taraftarla arasına kara kedi girmesine neden olmuştu. Bu kara kedinin etkileri hala gözleniyor. Fakat birkaç iyi performansla ortadan kalkacağını düşünüyorum. Sözleşmesi dondurulan Sivok'u da hesaba katarsak oldukça etkili bir rotasyon.

İbrahim Üzülmez ve İsmail Köybaşı sol kulvarı savunacak. İlk maçlar itibariyle "Deli" İbrahim'in Schuster'in birinci tercihi olacağını söyleyebiliriz. İsmail Köybaşı ise açıkçası Gaziantepspor günlerinden bu yana üstüne koymadan ilerliyor. Hatta üzücü ama gittikçe geriliyor. Üzülmez 36 yaşında olmasına rağmen 30 yaşındaki futbolundan ileri seviyede. Böyle giderse 40 yaşına dek oynayacakmış gibi duruyor. Rotasyonda sorun yok ama İsmail Köybaşı'nın gelişimi hayati önem taşıyor.

Geldik orta sahaya. Beşiktaş bazen 4-2-3-1 bazen de 4-3-3 oynuyor. Sistemin kimi zaman da 4-1-4-1'e döndüğünü söyleyebiliriz. İncelemenin bundan sonraki kısmını 4-1-4-1'e göre yazacağım.

Sağ kanatta Roberto Hilbert, Nihat Kahveci, Filip Holosko ve sol kanatla dönüşümlü oynayan Ricardo Quaresma var. Schuster Quaresma'yı daha ziyade sol kanatta düşünüyor. Bu yüzden forma yarışı ilk 3 isim arasında geçecek. Hilbert Helsinki maçında iyi oynadı ve bir gol attı. Yabancı kontenjanına takılmadığı sürece 11 oynama ihtimali hayli fazla. Nihat Kahveci sağ kanatın yanı sıra forvet arkası ve ileri uçta kullanılabiliyor. Holosko ise gönderilecektir düşüncesindeyim. Manisaspor, Bucaspor, Bursaspor, Ankaragücü talipleri. Belki sürpriz talipleri de çıkar. Devşirmeleri de düşününce rotasyon gayet yeterli.

Orta sahanın 1'li kısmı için Fabian Ernst, Uğur İnceman ve sözleşmesi dondurulan Fink adaylar. Ernst'in forması garanti. Uğur ile Fink'ten biri ya da ikisi her an gönderilebilir. Fink'i kadroda tutmak yabancı kontenjanı açısından kullanışlı olmayabilir ama Uğur İnceman takımda her ihtimale karşı tutulmalı düşüncesindeyim. Unutmayalım ki geçen sezonki Galatasaray'ı alternatifsizlik yıkmıştı.

Orta saha dörtlüsünün ortasında iki oyuncu var. Bunlardan biri defansif, biri de ofansif özellikler sergiliyor. Defansif alan için en ciddi aday Necip Uysal. Nazar değmesin, büyük çıkış içerisinde. Böyle devam ederse ... Üç noktanın neyle doldurulacağını hepiniz biliyorsunuz. Necip oynamadığı zaman Schuster Guti'yi orta sahanın ortasına yerleştiriyor ve takım daha hücumcu bir kimliğe bürünüyor. Tabii bu dizilişle güçlü takımlara karşı oynamak mümkün değil. Necip'in kendi özelliklerindeki yedeğiyse Fink. Belki de Uğur İnceman. Beşiktaş'ın kilidi bu iki futbolcunun ellerinde dersem çok da abartmış olmam.

Hücuma yönelik oynayabilecek isimler Delgado, Tabata ve elbette Guti. Guti'nin forması garanti olduğuna göre oynanacak sistem önem kazanıyor. Takım ofansif oynayacaksa Guti'nin yanına Delgado ile Tabata'dan biri geliyor. Defansif nitelikler tercih edilirse Delgado ve Tabata boşa çıkıyor. Biri tribüne, diğeri yedek kulübesine gidiyor. Bu bir lüks. Yabancı kontenjanını boşaltmak için gönderilecek diğer isim -ilki Holosko- Delgado olmalı. Yavaş yavaş rotasyona sokulan Onur Bayramoğlu'nu da düşününce arada sırada kullanılacak bir mevki için 3 oyuncu bulundurmak abartı derecesinde bir icraat.

Sol kanadın hakimi tabii ki Quaresma. Q7 futbola açlığını oynadığı bütün maçlarda gösterdi ve daha da göstereceğe benzer. İnanılmaz bir yetenek ve tek başına maç alabilecek kapasitede. Tüm bir sezon bu performansını sürdürürse Beşiktaş'ta fazla kalmaz diye düşünüyorum. Quaresma'yı yedekleyebilecek oyuncu Yusuf Şimşek. Devşirilebilir oyuncuları-aslında Quaresma'yı- düşününce rotasyon yeterli.

Geldik çok tartışılan mevki santrfora. Adaylar şimdilik Bobo ve Nobre. Bu bölgeye transfer yapılacağı artık kesin. Schuster, iri olmayan bir oyuncu alacaklarını söylemiş. Robinho'nun adaylardan olduğunu belirtmiş. Robinho elbette büyük bir futbolcu. Robinho transferindeki çekincem takım ruhunu ve açıkçası Quaresma'yı kötü yönde etkileyebilecek olması. Bu kadar pasörün yanında Beşiktaş'a bitiriciliği kuvvetli bir santrfor gerek. Müstakbel transfer Robinho mu olacak yoksa başka biri mi 14 gün içerisinde öğreneceğiz!

Beşiktaş'ın en büyük sorunu yabancı kontenjanı. Bana göre Holosko ve Delgado ile yollar ayrılmalı. Böylelikle yabancı sayısı 10'a iniyor. Gönderileceği konuşulan diğer isim Fink. Fink ile Uğur İnceman kadro için oldukça stratejik oyuncular. Fink gönderilecekse Uğur İnceman mutlaka takımda kalmalı ya da tam tersi!

Gelelim Beşiktaş'ın "olması gereken" kadrosuna;



"İncelemeler"i bir türlü tamamlayamadık. Gelecek hafta Bursaspor, Fenerbahçe ve Trabzonspor'la devam edip konuya son noktayı koyacağız.

2 yorum:

muyek dedi ki...

Kadro vakti zamaninda o kadar yanlis transferle doldurulmus ki carpik yapilasma misali su an bunlarin sancisini cekiyor BJK. Aslinda ellerinde cok kaliteli, degerli , STSL de cok is yapicak adamlar var ama yabanci sinirlamasi yuzunden kullanamiyorlar.

Bugun bir FINK, TABATA, HOLOSKO Turkiyede her takimda ilk 11 oynarlar bence ama BJK deki kadro carpikligi yuzunden adamlar yedek. FINK gonderilirse gercekten uzulucem cunku adam gercekten iyi niyetli ve gercekten iyi bir futbolcu.

BJK gitmesi gereken 2 adam Delgado ve Nobredir. Nobre gercekten cok bos , beles bir adam ve aldigi ucretle zaten asiri derecede goze batiyor.

Bunun yaninda bu kadro gercekten BOBO ile 1 sezonu kaldirmaz. BOBO'nun yedegi yok, Batuhan keske adam olsaydida su kadroda yedek otursaydi klubede. Hem tecrube kazanirdi , hem Avrupada ismi duyulurdu.

BJK icin tekrardan ROBINHO sesleri duyulmaya baslandi. Ama ROBINHO tek basina ileride forvet oyniyicak meziyetlere sahip bir adam degil. Bakin Brezilya milli takimindada, CITY dede, Real Madriddede bu adam kanat adami olarak oynadi.

BJK Bobo'yu tamamlicak bir adam alip yanina partner yapmali bence ya da yerli piyasadan bir forvet bulup BOBO'ya yedek yapmali.

gkslsrt dedi ki...

Robinho Beşiktaş'tan ziyade Galatasaray'a uygun bir forvet bence muyek. Aslında dediğin gibi tam anlamıyla forvet de değil. Nobre'nin tek avantajı yerli statüsünde oynaması yoksa bu zamana dek çoktan gönderilirdi. Gerçi şu sıra ayrılacağı haberleri çıkıyor. Ne kadar doğrudur, bilinmez!

Santrfor transferi şart görünüyor ve muhtemelen gelecektir ama 1 yabancı transferi demek, bir futbolcuyu göndermek demek. Bu da doğal olarak ekstra maliyet. Kısacası Beşiktaş'ta transfer zor iş. Sercan düşünülebilir belki küçük bir ihtimal olarak.

Bu arada yorumunu geç yayınlayabildim muyek, internet erişimim yoktu, kusuruma bakma!