
Dün saat 13.00 civarı Eskişehir'den hızlı trenle Ankara'ya gittim. Amaç belliydi Şampiyona'nın 3. gününü canlı canlı seyretmek. Salonun yerini bilmiyordum ama Ankara Garı'ndan çok yakın olduğunu söylemişlerdi. Gerçekten de öyleymiş, neredeyse bakkala gitmek için daha fazla yürüyorum.
Ankara'da dikkatimi ilk çeken elektrik direklerine asılan basketbolcu figürleriydi. Güzel fikir ama Türkiye formalı bu figürler, basketbolcularımıza benzetilmeye çalışılsa daha hoş olurmuş doğrusu.
Salonun pencerisinden meşrubatın 4 TL olduğunu görünce kazık yememek amacıyla 19 Mayıs Stadyumu'nun kenarındaki bir büfeye girdim. Meğer kazık yemek kaderimizmiş. 8 TL'ye ekmek arası döner-ayran yedik. Belki büyük şehir için normal fiyattır ama bizim gibi "küçük şehir" insanları için hayli tuzluydu.
Derken maçlara geçtik. İlk maç Rusya-Fildişi Sahilleri'ydi. Güçsüz tarafı tutma alışkanlığımızla safımızı Fildişi'nden yana belirledik. Tribünlerdeki yerimiz çok yukarıdaydı ve salon neredeyse boş sayılırdı. Biz de akıllı her Türk genci gibi yerimizi bırakıp ön sıralara doğru yola çıktık.
Rusya beklenenden daha zor bir galibiyet aldı. Otorite değilim ama bu Rusya turnuvada çok ilerlemez. Karşılarındaki rakip maç boyunca iki oyuncunun eline baktı durdu. Diabate ve Lamizana. Bu ikili-özellikle Lamizana- oyundan çıktığı anda Fildişi sayı bulamaz oldu. Tribünlerde az da olsa Rusya ve Fildişi taraftarı vardı. Rus taraftarlar bildiğimiz gibiydi fakat Fildişililer inanılmaz coşkuluydu. Hele tüm gruba gaz veren biri vardı ki an geldi "Ponpon Kızlar"a değil herkes ona baktı. Rusya beklenenden daha zor bir biçimde ancak 6 sayı farkla maçı kazandı. Fildişi son 2 hücumu iyi kullanabilse maçı uzatmaya götürebilirdi. Fakat karşılaşma sonunda en büyük alkışı Fildişi aldı. Mümkünlüğü var mı bilmiyorum ama Diabate ile Lamizana Beko Basketbol Ligi'nde epey iş yapar. İlk basketbol maçımızda "scout"luğa başladık ama n'apalım, alışkanlık.

Kısa bir aradan sonra Porto Riko-Çin maçı için salona geçtik. Ömrümde ilk defa Porto Riko vatandaşlarıyla karşılaşıyordum ve haliyle çok heyecanlıydım(!). Porto Riko'dan rahat bir galibiyet bekliyordum ama Çin maça muazzam başladı. Tam skoru bilmiyorum ama 10 sayıyı geçkin bir fark yakaladılar. Özellikle Jianlian Yi ve Zhizhi Wang çok etkiliydi. Daha sonra Barea sazı eline aldı ve Çin üstünlüğünü kırdı. Ona Vassallo da katılınca Porto Riko rahat bir galibiyete uzandı.
Geldik son maça yani Türkiye-Yunanistan maçına. Maçtan önce "kazık" yemeklerden yemek zorunda kaldık, el mahkum! Ayran 4 TL'ydi, bunu söylemem yeterlidir sanırım. Bir de maçlara gideceklere tavsiyem, kredi kartı geçmiyor, trink parasız salona girmesinler. Salonun hemen kenarındaki NTVspor stüdyosunda Kaan Kural programdaydı. Artık heyecan doruklara ulaşmak üzereydi. İlk iki maçta yarı yarıya bile dolmayan tribünler, maçın başlamasına yarım saat kala tıklım tıklım olmuştu. Haliyle biz de tepedeki koltuklarımıza kös kös geri döndük.
Bana kalırsa taraftar muazzamdı. Yunan milli marşı okunurken bir grup ıslıklamaya kalktı ama büyük çoğunluğun tepkisiyle sesleri hemen kesildi. Bu defa kurunun yanında yaş yanmadı.
Maçın başlangıcından son saniyesine kadar her Yunanistan hücumunda müthiş bir uğultu çıktı. Bazen dalgınlıkla Türkiye hücumlarını bile ıslıkladık, birkaç saniye sonra henüz dayak yemeden kendimize geldik.
Şunu söylemeliyim ki maçın başından sonuna kadar üstünlük bizdeydi. Bourousis'in üçlük şov yaptığı dönem dışında hiçbir tedirginlik yaşamadık. Tedirginlik demişken "Baby Shaq" Schortsanitis'i anmamak olmaz. Özellikle ilk iki periyotta bizi epey korkuttu. 3'te de etkili sayılırdı ama faul problemine girince Yunanistan'ın fişi çekildi.

Gelelim çok tartışılan "Ponpon Kızlar" meselesine. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da izlediği Türkiye-Rusya maçında kızlar çıkmamıştı hatırlarsınız. Dün ilk iki maçta kızlar sahnedeydi. Fakat Türkiye-Yunanistan maçında da yer almadılar. Bakalım diğer maçlarda nasıl olacak.
Oyunun sıkıştığı anda devreye Ersan İlyasova girdi ve görevini mükemmel yaptı. Ömer Aşık'ı da unutmayalım. Oyunda olduğu süre içerisinde pota altında mükemmeldi. Kaçırdığı fauller sonrası taraftarın "Ömer Ömer" tezahüratı faul atışlarını da kendine getirdi.
Açıkçası beklediğimden çok daha rahat bir galibiyet aldık. Başa baş bir son çeyrek beklerken 10 sayı ve üstü farklar gördük. İyi oyun beraberinde rahat bir galibiyet getirdi.
Maç sonu, geldiğimiz gibi trenle evimize döndük. Bu yolculuğun geliş yolculuğundan farkı, 1.5 saatte aldığımız yolu yaklaşık 4 saatte almamızdı. Fakat tatlı bir yorgunlukla sürenin akıp gitmesini anlamadık.


linkiboluna ekle!

9 yorum:
Goksel son gun transfelerlerini toparlayip guzel bir yazi patlat :) Baskete hic girmiorum , temenimiz iyi sonuclar almalari diyelim. Bu arada eskisehir demisin , bir gun gelelimde trenle maca gidelim :)
Yazıcam muyek, şimdi transferleri toparladım muhtemelen yarın sıralama türü birşey çıkacak, ben de bekliyorum :)
hocam o doner ayran normalde o kdr pahalı deildir ama işte sampiyona bereketi diyelim :)
bir de bu karaoke yapan arkadas kim? :)
Zaten öyle olsa bir daha yenmez Diego :) Gün güzeldi ama güzel de kazıklandık. Karaoke yapanı tanımıyorum, devre arasıydı boş durmayayım ekranı çekeyim dedim :)
Gidelim muyek bir maça, ulaşım çok rahat.
bileti önceden mi aldın peki, yoksa salon önünden mi? bu akşama gitmeyi düşünüyorum. hızlı yanıt gelirse senden şampiyonayı ıskalamamış olabilirim :) kulaklarım sende.
Salon hakkındaki (Ankara Arena) yorumlarını bizimle paylaşır mısın? Yeni salonu çok merak ediyorum. Çatısının kubbe gibi olmaması basıcı bir ortam yaratmış mı?
Serdar kusuruma bakma yorumunu ancak gördüm. Bileti önceden almıştım ama kapı önünden de satılıyor. Yer bulursun diye düşünüyorum. Gerçi maçın başlamasına 25 dakika var ama, tekrar kusuruma bakma!
Salonu baya beğendim kibar. Kubbe çatı meselesini sen diyene kadar fark etmemiştim :) Düz olmasının tek kötü yönü var, tepede oturanlar çatıda asılı skorbordu tam anlamıyla görmüyor. Gerçi buna sebep asılı duran bayraklar ama eşit mesafede değil de biraz bombeli olsa daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Ama kasvetli bir ortam yaratmamış. Havalandırması da gayet iyi. Aceleye getirilmesine rağmen hoş bir salon olmuş.
Yorum için teşekkürler. 3lük atarken çatıya çarpmadığı sürece sorun yok. Belki üzerenine ileride kat çıarız diye düz çatılı yaptılar:))
Çinliler bile çarptıramadıysa artık 3'lüklerde sorun olmaz herhalde :)
Yorum Gönder