Bir alırken, bir de satarken memnun olmak ya da bununla aynı anlamda bir başka deyim. Sanırım böyle bir deyim dünya tarihinde yalnız Türklerde vardır. Ne yazık ki bir alırken bir de gönderirken mutlu oluyoruz. Bu iki eylemin arasındaki dönemde de kendimizi oyalıyoruz.
Öncelikle şu konu yanlış anlaşılmasın. Ben, Hiddink'in milli takımda devam etmesini istemiyorum. Zaten etmeyeceğine de eminim. Ama her işin bir kuralı var. Kovmanın bile bir adabı var. Sözleşmeyi imzalarken dikkat etmediğimiz tazminat maddeleri, kovmaya doğru öyle bir gözümüze batıyor ki istifa zorlamasından başka hiçbir şey yapamıyoruz. Halbuki istifa zorlaması futbol dışı mesleklerde bir suç. Bugün hangi mesleği yapıyorsanız yapın, biri sizi şahsen veya elindeki güçleri kullanarak istifaya zorluyorsa "mobbing" davası açabilirsiniz. Ama teknik direktörlerin böyle bir lüksü yok.
Sürekli, biz nerede yanlış yaptık diyoruz ya, işte o yanlışlardan küçük bir tanesi bu. Başarısız olmuş teknik direktörü kovarken tazminat vermemek, bunun sebebi olarak da başarısızlığını göstermek yalnızca bizde var sanırım. Farz edelim ki kapıcıyız ve yönetici çöpleri toplayışımızı beğenmediği için bizi kovuyor. Üstüne üstlük iyi çöp toplayamadığımızdan bize tazminat da vermiyor. Eyvallah, öyle olsun deyip çeker gider miyiz yoksa onun boğazına yapışır mıyız? Cevap belli olduğu için ayrıca yazmıyorum bile.
Ülkemiz kulüp takımlarında yerli bir teknik adam kovulacağı vakit önce alttan alta huzursuz açıklamalar yapılır. Daha sonra taraftarın kontrol altındaki kısmına teknik direktörün protesto edilmesi tavsiye edilir. Teknik direktör hala dayanıyorsa itinayla yem olarak kullanılır ve taraftarın, basının önüne atılır. Yerli teknik direktörlerin birçoğu bu noktada istifa eder; istifa etmeyenler ise "paragöz", "kulübü batırdı çekti gitti", "şerefsiz" gibi yaftalarla kovulur. Tazminatı her dile getirildiğinde bu üç yaftadan biri mutlaka söylenir.
Her kötü dönemin ardından temiz sayfa yalanları dolaşıyor futbolumuzda. Ama temiz sayfalar, olmayacak şekilde açıldığı için hiçbir zaman kalıcı olmuyor. Örneğin Ersun Yanal döneminde açılan temiz sayfa, ülke futbolunun en büyük yıldızlarından Hakan Şükür'le rekabetine kurban gitmişti. Fatih Terim'le açılan temiz sayfa maaş tartışmalarıyla bitmişti. Hiddink'le açmaya uğraştığımız son temiz sayfaysa maaş tartışmaları + solo saldırı performanslarıyla bitmeye yaklaşıyor.
Bana göre teknik direktörle yolları ayırmak vakti zamanı gelince yapılacak en hayırlı işlerden biri. Yücel İldiz Hoca, Karabük'ten ayrıldığında doğru karar dedim; Petkovic'le Samsun'un yolları ayrılmalı dedim ve diyorum ama hiçbirinde kural dışı bir vedadan bahsetmedim. Bir teknik direktör kovulacaksa bile empati yaparak kovulmalı. Hakkı ödenerek vedalaşılmalı. Alınan ahlar, sonradan çok kötü vuruyor çünkü.
Bu mevzuda en çok üzüldüğüm konu medyanın TFF'den daha fazla tazminatsız veda yollarını araştırması. Neredeyse her gazetede Hiddink'in müthiş sözleşmesine dair bir haber ve iğneleyici laflar. Dışarıdan duyan olsa Hiddink bu sözleşmeyi silah zoruyla imzalattı sanır. Medya bari şu oyuna gelmesin, belki teknik direktörler kadar büyük paralarla oynamıyorlar ama kapının önüne koyulma oranı en yüksek iki meslek varsa biri teknik direktörlük diğeri medya çalışanlığı. Böyle eş kadere sahip iki meslek kolunun birbirini vurmaya çalışması kadar üzücü bir durum yok. Tamam Hiddink'le yollar ayrılsın, sonuna kadar bu karardayım ama bu defa bari sözleşmenin gereği yapılsın. Açılacak temiz sayfa, doğal yollarla elde edilsin.
4 yorum:
Çok çok güzel bir yazı. Ellerine sağlık.
Ellerine sağlık.
Zevkle okudum. Ellerine sağlık.
Ticarette bir düşünce vardır,
Bir malı piyasa süreceksen önce onun pazarını yaratacak ihtiyaç haline getireceksin sonra piyasaya süreceksin
Pazarı yaratan da malı piyasa süren de bizim futbolumuzda medya;
F.Terim'den sonra daha büyük bir isim gelmeli diye kaç futbol taraftarı beklentiye girmiştir ki
Hiddink geldiğinde medya kalın puntolar ile başlık atmasa kaçımız bu adam kaç lira alıyor diye merak ettik ki;
Kimi futbol bilgini biz senin kıymetini bilemedik sen bize fazlasın Hiddink ezikliği içinde
Kimi aldığın para gözüne dursun bla geyiğinde;
Aynı kişiler yıllardır Abdullah Avcı pazarını yarattı gelecek gelecek o geldi şimdi de.
Medya ya rest çekecek dirayet yok TFF yönetiminde medyadaki spor müdürlerin elinde oyuncak olmuşlar
Yorum Gönder