BIY AD

14 Aralık 2011 Çarşamba

Diyadin Veda Ederken Orduspor


Orduspor lige Fenerbahçe mağlubiyetiyle başlamıştı. İyi futbol oynamalarına ve F. Tekke ile net fırsatlar yakalamalarına rağmen 1-0'lık skoru değiştirememişlerdi. Ardından güzel bir seri yakalandı. Lige yeni çıkan takımlar arasında en dengeli oyun onlara aitti. 2. haftadan 10. haftaya dek hiçbir maçta yenilgi yüzü görmediler. 11. haftayla birlikteyse tam 5 maçlık yenilgi serisi geldi. İşte 15 hafta süren Orduspor-Metin Diyadin ilişkisinin kısa özeti bu. Toplanan 17 puan ve düşme hattından 5 puan yukarıda olmak.

Aslına bakarsanız lige yeni yükselmiş bir takım için bu grafik başarısızlık değil. Süper Lig'deki ilk sezonunu yaşayan takımlar için esas hedef ligde kalmaktır, maksimumu ilk 10'a girmektir. Daha ötesiyse ancak sağlam bir maddi yapı ya da şansla gerçekleşebilir.

Metin Diyadin bu 17 puanı 2 ile 10. hafta arasında değil de 15 haftanın geneline yayarak toplasa eminim görevinde kalırdı. Ama ilk 10 haftada 17 puan toplayıp ligde Beşiktaş ve Eskişehirspor'un önünde 6. sıraya yerleştikten sonra 5 maç arka arkaya kaybetmek, söz konusu takım kim olsa rahatsız eder, taşları yerinden oynatırdı. Orduspor'da da öyle oldu.

Peki bu duruma düşmelerinde Diyadin'in hatası yok muydu? Elbette vardı, işte dışarıdan bir göz olarak gördüğüm hatalar:
  • Çok iyi bir savunma kurmasına ve takımı az gol yemesine rağmen hücumda işleri bir türlü rayına oturtamadı. Hatta günden güne daha da kötü noktalara gitti. Herşeye rağmen formsuz F. Tekke'de ısrar etmesi hem kendini hem de takımını ateşe attı. 
  • Hücumdaki bu etkisizliğin bilinmesine rağmen yeni hiçbir şey denenmedi. Hatta yedek kulübesine forvet dahi koyulmadı. İzleyen taraftarlarca oldukça beğenilen pırpır santrfor Banahene ancak 1 maçta, o da son dakikada oyuna girdi. Bu durum taraftarla adeta bir inatlaşmaya dönüştü. İşlerin bu duruma gelmesinde Banahene mevzusu da önemli bir yer tutuyor bence.
  • Ve işin koptuğu nokta, Metin Diyadin ile taraftar kamplaşması. Taraftarı karşısına alan bir teknik direktörün ömrü asla uzun olmaz. Tekerlek bir yerde mutlaka patlar. Tıpkı Orduspor'da olduğu gibi. 
Orduspor başkanı Nedim Türkmen, ilk olarak yabancı teknik adam düşündüklerini söyledi. Adaylar Hector Cuper, Lothar Matthaus ve Safet Susic. Hector Cuper güzel bir isim ama Mallorca, Valencia, Inter günlerinin çok uzağında. Son yıllarda gittiği hiçbir takımda başarılı olamadı. İlgi çekeceği muhakkak ama başarılı olabilir mi, pek emin olamıyorum. Lothar Matthaus önemli bir futbol ismi olsa da teknik adamlığı aynı seviyede değil. Nereye gitse başarısızlık peşinden geldi. Bence kenarından bile geçilmemeli. Sona bıraktığım aday Safet Susic. Takıma geldiği gibi katkı verebilecek tek yabancı aday o. Çok tecrübeli ve Türkiye'yi yakından tanıyor. Türkiye'de çalıştığı hiçbir takımda başarısız olmaması en büyük artısı. Son çalıştığı Bosna-Hersek milli takımında da iyi işler yaptı.

Yerli olarak Orduspor'un gönlü yüksekte. Ersun Yanal diyorlar ki-bu arada Ersun Yanal çok beğendiğim bir teknik adamdır- bence gerçekleşmesi çok zor. Milli takım ve Trabzonspor'u çalıştırmış bir futbol adamı, bu saatten sonra güçlü bir ekonomik yapı olmazsa 5 şampiyondan başka takıma gitmez diye düşünüyorum. Orduspor yönetimi keşke bu transferi gerçekleştirse. Aslına bakarsanız Hikmet Karaman da bu takımı yukarı taşıyabilecek isimlerden. Son alternatifse Orduspor'un Manisaspor misali kendi Kemal Özdeş'ini yaratması.

Sonuç olarak Orduspor'un forvet mevkii hariç yeterli bir kadrosu var. Büyük hatalar yapılmazsa küme düşme korkusu yaşayacaklarını sanmıyorum.

4 yorum:

Çetin Kuzu dedi ki...

kusura bakma ama bu kez sana katılmıyorum göksel.. metin diyadin böyle bir sonu haketmedi.

takım son haftalarda başarısız sonuçlar almış olabilir ama genel tabloya bakarsak bulundukları yer 2.ligden yeni çıkmış bir takım için kötü değil. hücumda etkisiz kalmış olabilirler ama savunmaları da ligdeki birçok takımdan daha iyiydi. yani özetle hocasını kovmayı gerektirecek bir başarısızlık sözkonusu değil.

ikincisi, metin diyadin'in hataları olarak saydığın maddeler bence haksızlık. sonuçta takımın hocası oysa sen ona güvenip takımı emanet ettiysen niye f.tekke'yi oynatıyosun niye bunu oynatmıyosun dememelisin. ki adam takımı bi alt ligden alıp buralara getirmiş, büyük takımlara kafa tutacak futbolu oynattıran bir adam.

şu aşamada takımın başına kimi getirirsen getir, bu kafayla orduspor ligde kalıcı olamaz. bu sene ligde kalsa seneye düşer. saffet susiç takımın başına gelse çok başarılı olsa, sonra 5 maç kaybedince kovulmayacağını kim garanti edebilir? istikrarın olmadığı yerde başarı olmaz..

Celal Abbas dedi ki...

sene sonunda orduspor küme düşerse bunun sorumlusu metin diyadin midir?

lige başlarken hedefin ligde kalmak iken ilk 5 haftada iyi sonuçlar alınca bir anda hedefini 5.haftada playofflar belirliyorsun. 10.haftada başarısız diye hoca yolluyorsun. bir bakmışsın gelen hocada takımı toparlayamamış 25.haftada yeniden hedef ligde kalırsak yarabbi şükür olmuş. böyle takım yönetilmez böyle taraftarlık olmaz.

bide gidip lothar mateusu getirmezlermiymiş şimdi. inşallah gerçekleşmez. küme düşersin üztelik yüklü tazminatta ödeyip kovarsın.

Tuğlaları teker teker koymayı bir türlü öğrenemedik. bu hem yönetimler hem ,hocalar hemde taraftar için geçerli. Orduspor iyi bir takım savunması yerleştirmiş bir takımdı. eksiği gol atmaktı. bunu çözmek için çabalarsın kafa yorarsın teknik ekibinle.

Banahane deniyor bir bakacağız sene sonunda yollar ayrılacak bu adamla. ama bu adam metin diyadinin gönderilme sebeblerinden biri oluyor. kimdir banahane? vasat bir pırpırdan başka bişi olduğunu sanmıyorum. mentali bence hiçmi hiç güçlü değildir.

orduspor taraftarı maçtan maça sevinmekmi istiyor yoksa bir takım kimliğine birinmekmi istiyor. Önce buna karar vermeli. bunun içinde talepleri olmalı. herşeyi adım adım oturtmalı.

Adsız dedi ki...

abdülkadir kayalı hakkında ne düşünüyorsunuz.Son maçta yirmi dakika oynadı nasıl buldunuz performansını?

gkslsrt dedi ki...

Şu puanla kovmayı gerektirecek bir durum olmadığı konusunda hemfikirim Çetin ama 5 maç arka arkaya kaybetmek her takımda sorun yaratırdı. Diyadin ile taraftar arasında soğuk savaş çıkınca ipler beklenenden erken koptu.

Fatih Tekke konusuna gelirsek, açıkçası Ordu teknik direktörü ben de olsam ilk tercihim Tekke olurdu ama yedeğe her ne olursa olsun bir forvet koyardım. Bu yüzden çok eleştirildi ve eleştirdim zaten.

Abdülkadir'in büyük bir potansiyeli olduğundan bahsediliyordu Adsız ama şu an 11 oynayabilecek düzeyde olduğunu sanmıyorum. Hele işler böyle giderken.