BIY AD

8 Aralık 2011 Perşembe

Mental


Galatasaray oyuna çok hızlı başladı. Hatta öyle hızlı başladı ki bu baskının son 5 senede Galatasaray'ın rakipleri üzerine kurmuş olduğu en ciddi baskı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Aslına bakarsanız 11'de beklenmedik bir isim vardı: Emre Çolak. Bundan önceki performanslarına da dayanarak kimse Emre'nin yapacakları hakkında fazlaca ümitli değildi. Ama maç sonunda takımının en iyilerinden biri belki de birincisi oldu.

Galatasaray, Emre Çolak dışında beklenen 11'le sahaya çıkmıştı ama Fenerbahçe'de Aykut Kocaman radikal bir kararla 4-2-3-1'den 4-3-3'e dönmüştü. Emre, Selçuk, Baroni orta sahasıyla oyunu tutmayı düşünmüştü ama geçen maçın yıldızı Stoch yedek kulübesinde bırakılmıştı. Ayrıca Bienvenu sağda, Alex en uçtaydı. Maç başladıktan yarım saat sonra gördük ki Aykut Kocaman'ın kafasında kurduğu hiçbir şey tutmamıştı. Ne Alex ileride top tutabiliyor ne de Caner ile Bienvenu top taşıyordu. Orta saha hakimiyetinden bahsetmeyelim bile.

Galatasaray'ın bu karşılaşmaya kafaca çok iyi hazırlandığı belli oluyordu. Fatih Terim'in motivatörlük başarısı yıllar sonra yeniden ortaya çıkmıştı. Gol atmakta çok zorlanıyor dediğimiz Galatasaray ilk 20 dakikada maçı bitirecek pozisyonlar yakaladı ama değerlendiremedi. Ya da Volkan mükemmel kurtardı diyeyim. Tam maç rölantiye döndü, Galatasaray'ın hızı kesildi derken önce Eboue arkasından da Elmander'in golleri, zihinsel olarak hiç hazır olmayan Fenerbahçe'nin fişini tamamen çekti.

Fenerbahçe hiç kolay şeyler yaşamıyor, bunda hemfikirim ama bu maça zihinsel anlamda hiç hazır olmamaları bana garip geldi. Bu tür derbilerin baş adamı diyebileceğimiz Emre'yi neredeyse futbol hayatının tümü boyunca bu kadar umursamaz görmemiştim. Sanki sinirleri alınmış gibiydi. Böyle olunca da hiç etkili olamadı tabii. Katkıdan çok zarar verdi takımına.

İkinci yarıda Aykut Kocaman hatasından döndü ama artık geç olmuştu. Taktik yeniden 4-2-3-1'e döndü, Semih en uca Alex onun arkasına geçti ve son maçın yıldızı Stoch yine oyundaydı ama bu değişiklik "direk" ve son dakika golü dışında bir şey vermedi.

Galatasaray'da maçın yıldızı olarak Emre Çolak'ı gösterebilirim. Zaten dikkat edin, son haftalarda Gökhan Gönül'ün karşısında kim oynuyorsa yıldızlaşıyor. Aykut Kocaman'ın Gökhan ısrarı en başta Gökhan'a zarar veriyor aslında. Yedeğinde Orhan Şam gibi ligimizin elek üstü bir sağ beki varken bu Gökhan Gönül ısrarı nedendir anlayamıyorum. Genç Emre Çolak günün sürpriziydi. Kanadını çok iyi kullandı. Ofansta etkili olmasının yanında savunmasına da destek verdi. Hakan Balta hemen hemen hiç ileri çıkmasa hatta adını duyurmasa bile Galatasaray pozisyonlarının birçoğu o kanattan Emre Çolak sayesinde gerçekleşti.

Emre'nin yanı sıra Elmander-Baros'la birlikte oynayınca onun gerisinde biraz daha toparlayıcı rol üstlenerek çok başarılı oldu-, Melo-mücadelesiyle takımın ritmini hiç düşürmedi- ve Eboue-rakibin kilidini açtı- takımın diğer üst düzey oynayan futbolcularıydı. Galatasaray sezonun hatta son sezonların en iyi oyununu oynadığı için şu kötüydü diye üstüne basarak söyleyecek kimse yok ama Hakan Balta ve Selçuk İnan'ın etkisiz eleman hüviyetinde olduklarını söyleyebiliriz.

Galatasaray hak ettiği bir derbi galibiyeti elde etti. Fenerbahçe'yse kafa olarak maça hiç hazır olmayışının ceremesini çekti. Bu kadar boş vermiş bir Fenerbahçe'yi uzun zamandır görmemiştim. Bu sezon play-off sistemi uygulanacağına göre lig sıralamasında büyük bir sürpriz yaşanmazsa bu derbiden 3 tane daha seyredeceğiz. Bakalım onlar nasıl geçecek!

0 yorum: