BIY AD

13 Aralık 2011 Salı

Onu Yalnız Tanrı Yargılayabilir


Henüz genç(!) olduğum zamanlar ve CM oynarken(şimdiki adıyla FM) Samsunspor'da Metin Tümer adında yetenekli bir oyuncuya rastlamıştım. Sonraları "gerçek hayat"ta Beşiktaş, bu Samsunsporluya talip olunca adının Tümer Metin olduğunu öğrendim. Bu saflık hikayesinden de anlayabileceğiniz gibi yazının konusu futbolu yeni bırakan Tümer Metin.

Açık konuşmak gerekirse Tümer Metin, Türk futbolu için tam bir Anti-Kahraman'dı. Yaptığı sivri çıkışlar, kibirli gözüken davranışları onu oynadığı kulübün taraftarlarınca dahi pek sevilmeyen bir hale büründürmüştü. Özellikle Beşiktaş'taki son döneminde, kulüpteki milli takıma göre düşük performansı onu hedef tahtası haline getirmişti. Fenerbahçe'deki dönemindense Carlos'un frikik için hazırlanırken Tümer'in gelip topa vurmasını ve gol yapmasını unutmak imkansız.

"only god can judge me" sözünü dövme olarak her 3 kişiden 1'inde gördüğümüz için Tümer'de de bulunmasını yadırgamamak gerek. Ama şu bir gerçek ki Tümer Metin, bu sözü yazdırmayı hak edebilecek kişilerden biriydi. İnancı nedir, ne değildir bilemem ve yorum yapmam ama bu sözün Anti Kahraman'lara yakıştığını düşünenlerdenim. Ensesine vur, lokmasını al tarzı kişilerin vücutlarının herhangi bir yerine "only god can judge me" yazdırması pek manalı gelmiyor bana.

Tümer'in hayatındaki önemli noktalardan biri de Yunanistan'a açılması oldu. Bunu keyfi ya da kariyeri için yapmadığını en başta hatta Beşiktaş'tan ayrılırken dahi biliyorduk. Amacı yaş sınırından askere gitmemekti. Bunun için kariyer kılıfı uydurmaması, gerçeği dile getirmesi kişiliği hakkında önemli bir etkendi. Önce Larissa'da ardından kısa süre oynadığı Kerkyra'da önemli sayılabilecek işler yaptı. Ve futbol hayatını noktaladı.

EURO 2008'deki mucizeleri hatırlarsınız, son dakikalarla neredeyse kupaya uzanacaktık. Ama turnuvada en iyi oynadığımız karşılaşmada Almanya'ya 2-3 yenilerek finalist olamadık. Bu karşılaşmada Tümer Metin, 90. dakikada bir frikiğin başına gelmiş ama sonuç alamamıştı. Hatta o gün, frikiği başkasına bırakmadığı için hayli eleştirlmiş, yerden yere vurulmuştu. Bana kalırsa bu sahne Tümer'in kişisel özelliklerini ortaya koyuyor. 

Tümer'i sadece televizyon başından tanıyan biri olarak kendisi hakkında şahsi yorumum şöyle: dobra ama uzak bir insan. Yani kesinlikle güvenirim fakat özel hayatımda arkadaş olabileceğimi sanmıyorum. Örneklerini genellikle İngiltere'de gördüğümüz "sorunlu" ve ya çok sevilen ya da nefret edilen futbolculardan. Ama öyle veya böyle son 20 yılımıza damga vurmuş futbolculardan biri Tümer. Sessiz sedasız kayıp gitmesine "blog"um elvermez.

2 yorum:

tayfun dedi ki...

sen git Yunanistan da 3 yıl debelen 1095 günü doldurup 21 gün askerlik yapmak için memlekette askerlik kendiliğinden sıfır güne düşsün.
Hiç ortalaması yok adamın
futbol için geç kalmış 27 yaşında kendini gösterdi.
askerlik için aceleci :D
Benim yorumum yetenekli ama futbol için bir ideali, hayali olmayan oyuncu.

gkslsrt dedi ki...

Aslında çoğu futbolcu askerlikten yırtmak için bu numarayı yaptı tayfun. Ama Tümer'in farkı bunu açıkça dile getirmesi oldu. Mesela kimileri gelmiş 40 yaşına, kariyer yapmaya gidiyorum diyor :) Yazıda bahsettiğim gibi dobra bir futbolcuydu ama çok sevmezdim.