BIY AD

29 Aralık 2011 Perşembe

Yanal Effect


Ersun Yanal ülke futbolunun hak ettiği değeri göremeyen isimlerinden biri. Henüz 50 yaşına yeni girmiş olmasına rağmen teknik ekibinden 3 kişiyi teknik direktör olarak Türk futbolunun hizmetine sundu: Kemal Özdeş, Mesut Bakkal ve rahmetli Tevfik Lav. Söylendiği kadar kolay bir iş değil bu! Son zamanlarda hangi teknik direktörümüzün yardımcıları -eski ünlü bir futbolcu değilse- teknik direktör oldu sizlere sorarım. Bu, Yanal'ın pozitif yönlerinden sadece biri. Diğerlerini şöyle sıralayabilirim:

Geçen sene büyük bir şampiyonluk yarışı içerisine giren Trabzonspor'un mimarı oydu. Onun kurduğu yapının üstüne Jaja gibi üst düzey bir "skor değiştirici" eklenince takım zirveye adeta yapıştı. Manisaspor, Vestel desteğini çekmesine rağmen bugün hala yaşıyorsa yine Ersun Yanal'ın katkıları vardır çünkü Yanal'ın aldırdığı futbolcular yüklü bonservisler kazandırarak Manisaspor'dan ayrıldı. Gençlerbirliği, Ankaragücü ve Denizlispor'da yaptıklarını saymıyorum bile.

Yanal'ın en büyük zaafı kriz yönetememesi. Trabzonspor'dan ayrılması ve A milli takım teknik direktörlüğündeki başarısızlığı ancak bununla açıklanabilir. Çalıştırdığı takımlara oynattığı üst düzey futbola, Gençlerbirliği'yle Avrupa'da üst düzey işler yapmasına rağmen bir üst seviyeye çıkamaması, İstanbul'a gidememesi ancak bununla açıklanabilir. Trabzonspor onun için hayati bir deneyimdi ama yine bir kriz dönemini hasarlı atlatınca 50 yaşında bir kez daha başa dönmek zorunda kaldı. Bana göre, Trabzonspor'un geçen sezonki başarısında Ersun Yanal'ın en az %30 payı vardı!  

Milli takımlar sorumluluğundaki aktif dinlenme ve bu görevin ardından gelen "nadas" süresi boyunca Ersun Yanal ismi birçok takım için düşünüldü. Elbette bunların büyük çoğunluğu Anadolu ekipleriydi. Yanal burada hayati bir karar vermek zorundaydı çünkü adeta her şeye sıfırdan başlayacaktı. Derken Skibbe'den boşalan koltuğu doldurmak için Eskişehirspor'la el sıkıştı. Bana göre mevcut imkanlar içinde en doğrusunu yaptı. Sebebiyse...

Eskişehirspor Alper Potuk'la yollarını ayırmasına rağmen gayet iyi ve oturmuş bir takıma sahip. Kalede, alternatif stoperde(Ediz gelince bu sorun kapandı sayılır) ve Alper'in ayrılmasıyla orta sahada eksikleri olsa da Diego, Dede, Veysel Sarı, Kamara ve Tello gibi Süper Lig'in tüm takımlarında oynayabilecek kaliteli ayaklar ile Sezgin, Serdar Özbayraktar gibi ekstra mücadeleci oyunculara sahipler. Şimdi bu isimlerin yanına ligin "tasdikli" emekçilerinden Hürriyet Güçer de eklendi. Sözün özü, karışım mükemmele oldukça yakın.

Ersun Yanal'ın onu anlamayanlara kendini yeniden ispat etmesi için Eskişehirspor'la en az Gençlerbirliği'nde olduğu kadar başarı yakalaması gerekiyor. Bunun için hemen her şey hazır. Takıma destek sağlayacak bir şehir, etkili tribünler, iyi bir oyuncu kadrosu vs. Tek sıkıntılı mevzu ekonomik durum. Kimi kaynaklar parasal sıkıntının büyük olduğunu, yerli futbolcuların paralarını doğru düzgün alamadığını söylüyor. Bazı kaynaklarsa çok büyütülecek bir şey olmadığını, her kulüpte olabilecek kadar ekonomik sıkıntının var olduğunu belirtiyor. Benim bu duyumlardan anladığım şu: Kulüpte parasal sıkıntı var, bu doğru ama durum abartıldığı kadar kötü değil ve Alper'den gelen 5 milyon Avro ile iyice düze çıkılacak gibi gözüküyor.

Eskişehirspor birkaç gün içinde büyük transfer karmaşalarının içinden çıkarak Hürriyet ve Ediz'le sözleşme imzaladı. Ediz için sadece Orduspor'la yarışılmıştı ama Hürriyet için neredeyse tüm Anadolu takımları devredeydi. Bu iki oyuncu bana göre Ersun Yanal faktörü yüzünden Eskişehirspor'u seçti. Yanal'ın eski takımlarına bakınca yerli oyunculara değer verdiğini ve performanslarını yükselttiğini görüyoruz, bunu sadece biz ya da ben değil futbolcular da görüyor. İşte bu sebepten Ersun Yanal yerli futbolcular için önemli bir çekim merkezi.

Eskişehirspor'un şu anki kadrosunda tek eksik, ofansif yönü kuvvetli bir merkez orta saha. Eldeki merkez orta sahalar: Hürriyet, Bülent Ertuğrul, Veysel Sarı ve Pele. Hepsi ön libero temelli oyuncular. Bir nebze Pele ofansı defansına eş tutulabilecek bir futbolcu ama o da sezonun ilk yarısında neredeyse hiç oynamadı. Yani her ne olursa olsun buraya transfer şart görünüyor. Artık maddi güç ve Ersun Yanal faktörü olduğuna göre Eskişehirspor'dan bu bölgeyi kalkındıracak bir transfer bekleyebiliriz. Benim aklıma Sivasspor'dan yeni ayrılan ve yeteneklerine oldukça güvendiğim Cihan Yılmaz geliyor.

Ersun Yanal'ın scout gücü ülkedeki pek çok futbol adamında yok. Bir de Yanal'ın milli takımla haşır neşir geçirdiği ve farklı şehirlerde farklı oyuncuları izlediği yıllar "scout ağı"nı muhakkak geliştirmiştir. Şimdi Eskişehirspor yönetimine düşen, transferi tamamen Ersun Yanal'a bırakmak. Şundan eminim ki Eskişehirspor yönetimi, transferi Ersun Yanal'a bırakırsa gelecek 5 sene içerisinde kulübün kasasına girecek bonservis ücretleri için ellerini ovuşturmaya başlayabilir.

11 yorum:

10yeste dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş tebrikler. Sadece yazının son kısmında bahsettiğiniz oyuncu satışları ve bu satışlardan elde edilecek gelirler hakkında bir itirazım olacak.

Takıma kazandırılan ya da altyapıdan yetiştirilen oyuncuların, İlhan Cavcav yöntemi olarak bilinen yöntemin aksine, elde tutulması ve kalıcı başarılar hedeflenmesi Eskişehirspor için öncelik olmalı.

yunusbilgiç dedi ki...

Ersun hoca Türkiyenin en fazla takımlarını seven bir taraftar kitlesine geldi. Bu taraftar bilgilidir,bilinçlidir.Taraftarın en büyük isteği seyredilir futbol ve şehre layık takım, Ersun hoca bunu başaracakdır.

selaminko dedi ki...

Eskişehirspor'un su anda en önemli eksiği forvet bölgesi. Eldeki forvetlerin hiçbirisi istenilen düzeyde adamlar değil. Keza seninde dediğin gibi bir AMC ekdikliği de göze batsa da ben o bölgede futbol zekasından dolayı Tello'dan yararlanmayı daha doğru buluyorum. Bir de her ne kadar savaşçı da olsa bir sağ bek eksikliği de söz konusu. Sol ve sağ açıklara baktıgımızda Erkan,Kamara,Burhan gibi adamlar oralar için yeterli. DMC veye MC pozisyonlarında bir sıkıntı yasanmaz. Keza DC pozisyonunda da yedek futbolcu anlamında ciddi sıkıntı yasanabilirdi ki bunu Ediz ile ciddi sekilde cözdüler denilebilir. Dediğin gibi milli takımdan scout ağı sayesinde gelecek süpriz isimleri de merak ediyorum. Gerçi daha sezon basında getirilip kullanılmayan gurbetçi futbolcuları nerdeyse hiç görme sansımız olmadı. Neyse kısaca özetlersek Hasan Kabze bence bu takıma cuk oturacak bir adam.

Celal Abbas dedi ki...

Türkiyede takımların neden ersun hocayı düşünmezlerdi şaşırıyordum. eğer bir takımda futbolcuları parlatacaksa bunu ersun hoca çok iyi başarıyordu.

futbolda ve futbolcuda başarının olmazsa olmaz birinci şartı kondisyon. Kondisyonunuz iyi değilse bazı şeyleri yapmaya gücünüz yetmiyor nefes nefese kalıyorsunuz. bunu en iyi yapan hocalardan biri ise ersun hoca. ersun hoca eses ilişkisinden beklentilerim büyük. futbolumuz için güzel şeyler olur inşallah.

TA dedi ki...

güzel bir yazı olmuş. tebrikler.altına imzamı atıyorum izninle.

bu arada scout gözüyle beğendiğim oyuncuları bloguma koyuyorum.

http://scouturkiye.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

Bu yazıda bahsedilmeyen başka özellikleri de var Ersun hocanın.

http://i.sabah.com.tr/sbh/Klasorler/iddianame/12/Klas%C3%B6r%2012-output_Page_305.jpg
http://i.sabah.com.tr/sbh/Klasorler/iddianame/12/Klas%C3%B6r%2012-output_Page_306.jpg

Adsız dedi ki...

Yazilanlardan anlamadigim ersun yanal'i neden bu kadar siradasi gostermeye calistiginiz.
Herhangi bir kupa kazanmisligi var mi bilmem? goruntuye aldanmayin! adam karizmatik! konusmayi kendini pazarlamayi iyi biliyor ama hep bos laflar var ben hic bir sonuc aldigini gormedim... su ana kadar basarili oldugu iki takim var birincisi ankaragucu ikincisi genclerbirligi. ankaragucunde 7 hafta mac kazanamadi ama cemal aydin gibi bir baskan! arkasinda durdugu icin basariliydi bu sans kac tane teknik adama verildi...genclerbirliginde ise cem onuk ve ilhan cavcav gibi mesleginin en iyi doneminde olan iki ustadin katkisi ile avrupada ve ligde basarilar aldi...

federasyonda kaldigi surece turk futboluna ne kazandirmis, kendi ve ekibinin cebini doldurdu onu saymazsak ne katkisi var. birde ne kadar egeli varsa doldurdular tff'ye zamaninda trabzonlularin dolduruldugu gibi...

Bonservis bedelleri ile kulube iyi para kazandirdi dediginiz hocanin kendi maasi ve aldirdigi oyunculara harcanan paralari karsilastirirsaniz o takimin ersun hocanin basarisiz doneminden sonra dusmemesi gerekirdi ama dustu....dusunun siradan bir stoper olan kalabaneye 2milyon euro bonservis odenmis :)...ersun hocanin parali islere alisik oldugunu ankaragucunu calistirdigi donemde oyunculara tesvik parasini bizzat kendisinin dagittigini aciklayan cafer'den dinledigimide hatirladim bir an....

bir arkadas futbolda en onemli seyin kondisyon oldugunu soylemis bence spartacus dizisini fazla izlemis. futbolda en onemli sey kondisyon degil yetenek ve akil'dir, kondisyon dediginiz olay takim oyununun bir parcasi olarak olusmustur, bir oyuncu istediginiz kadar hizli, istediginiz kadar guclu olsun eger ne zaman nerede olacagini bilmiyorsa ve bunu top kullanimini yetenegi ile birlestiremiyorsa hicbir ise yaramaz. iyi futbolcularla siradan futbolculari birbirinden ayiran etken budur. iyi bir teknik adamin ozelligide oyuncularda farkli ozellikleri gelistirerek sahaya yansitmaktir, ersun hoca tek basina kondisyonu arttirsa ne ise yarar sadece kosan mucadele eden bir takim olursunuz akilli bir takimda sizi sabaha kadar kosturur...daha yazacak cok sey var ama gerek yok...

biraz sert oldu ama idare edin
sevgiler iyi seneler

Celal Abbas dedi ki...

Adsız senin kadar futbolu bizde biliyoruz.

CM FM oynayarak büyüdük. Bir Mühendis olarak Aklın ne olduğunu ,analizin ,farkındalığın ne olduğunu herkes kadar bilirim. Ben sadece emre çolakların ,Anıl dilaverlerin ,ali kuçiklerin çıkış yapamamalarının bir nedenininde dayanıklılık ,kondisyon olduğunu düşünenlerdenim. hatta iddia ediyorum saha boyutlarını yarı yarıya küçültsünler yukarıda saydığım futbolcular kral olurlar. sadece akıllada olmuyor. Bugün Galatasarayın transfer listesine giren xerdan shaquirinin resmini gazetelerde gördüysen ne demek istediğimi anlarsın. görmediysen bir bak adamda futbolcu değil rugbyci tipi var mübarek.

eğer marifet sadece ilhan cavcav ve cem onuk ise neden daha sonraları bu başarılar sağlanmamıştır. Bu iş bir ekip işi takım işi. O yüzden futbol takımı ya isimleri. Ersun Hocayı tanımam etmem kişiliğinide bilmem. zaten futbol dünyası içindeki insanların %9oının kişiliğini seveceğimi hiç sanmıyorum. Bir zamanlar öve öve bitiremediğimiz Bülent uygunun ne mal olduğunu öğrendik. kendisi zamanında bazı kişileri Cuma Namazında görmedik diyerekten din imanda satmıştı. hiç gereksiz konulara girmişti.

anadolu kulüplerinin oynadıkları futbolları düşündüğümde bursaspor ,sivavsspor ,gaziantepspor ve ersun yanallı takımların özellikle gençlerbirliğinin maçları hep heyecanlandırrıdı beni. takım tutmadığım halde halada tutmam güzel olacağını düşündüğüm için gençlerbirliğinin 4 büyüklerle maçlarını izlemeye cafelere giderdim. heyecanlandırırdı beni. geçmişte yaptıklarına bir vefa olarak hala ersun hocaya ben kredi veriyorum. Bu yıl mesela skibbeye kredim sonsuzdu onun iyi bişiler yapacağına inancım vardı. Fuat çapa hocanın yaptığı bundesliga tarzı takımına saygı duyuyorum ve başarılı olmuştur bence ve dahada başarılı olmasını çokmu çok istiyorum. Umarım ersun hocada bizi hayal kırıklığına uğratmaz ve beklentimiz olan güzel futbolu izlettirir.

hayal kurmak ve birilerine inanmak güzel birşey. bizi hayal kırıklığına uğratırlarsa zararını kendileri çeker. Ben hayallerimin peşinde koşmaya devam ederim carlos carvalhal ,fuat çapa ,kemal özdeş hocalarla.

gkslsrt dedi ki...

Haklısın 10yeste öncelik takım başarısı tabii ama bana göre her oyuncunun her takımda bir süresi var, bu süreyi geçirmeden fırsatı değerlendirmek çok önemli. Yoksa tabir-i caizse bozuluyor.

Ersun hoca gurbetçileri yeniden denemeye başlamış diye duydum Murat.

TA ekliyorum hocam blog listesine.

Yazıdan genel olarak ciddi bir Ersun Yanal taraftarı olduğumu anlamışsınızdır. Elbette onun da hataları var ve olmuştur ama bu aleme girip hatasız çıkan 1 ya da 2 kişi olmuştur, belki de olmamıştır. Ersun Yanal gittiği her takıma renk getirdi, belki de sevgim bu yüzden. Ben Eskişehir'de de başarılı olacağını düşünüyorum, bakalım.

TA dedi ki...

ersun yanalı tartışmak saçmalık.ama memlekette bunlarda oluyor maalesef.

selaminko dedi ki...

Gençlerbirliği'nde basarılı oldugu kadrodaki isimler: Serkan Balcı, Veysel Cihan, Deniz Barış, Youla, Mustafa Özkan, Ali Tandoğan, El Saka, Baki Mercimek, Skoko, Mbayo,Daems, Botonjic, Erkan Özbey, Ümit Bozkurt.
Sevgili adsız yukarıda saydıgım isimlerden kaç tanesini şu an Avrupa'da olmayan GS,FB,BJK veya X takımın kadrosuna alırsın? Ersun Yanal bence hakkı yenmiş bir adamdır. Ha teşvik ya da bir başka pis işe bulaşmışsa bilmem ama onun dısında oynattıgı oynatmaya calıstıgı futbol bence tam es-eslik.