Ligin ilk 17 haftasında çokça şike ve benzeri mevzuları konuştuk. Futbola dair ettiğimiz kelam sayısı sınırlı kaldı. Tabii ben "genel futbol ortamı"ndan bahsediyorum yoksa blogda her daim futbola yer vermeye çalıştım ve umut ediyorum öyle devam edecek. Neyse esas konuya gelelim. İlk 17 haftada göze batan futbolcular şimdi transfer sezonunun göz bebeği olmuş durumda. Göz bebeği olacakları bir başka yerse şimdi okuyacağınız "altın 11" olacak. "Altın 11"in formasyonu 4-3-3. Yazıyı buna göre okumanızı tavsiye ederim.
Kaleci - Fernando Muslera: Çok yüksek bir bonservis bedeliyle alındı ve işlerin beklendiği gibi gitmemesi halinde bu bedelin altında kalması son derece olasıydı. Muslera ilk haftalarda "acaba" sorularını akla getirse de 9. haftadan sonraki performansıyla kendini kanıtladı. Özellikle son maçlarda oldukça iyiydi.
Plaseler: Volkan Demirel, İbrahim Sehic, Tolga Zengin, İlker Avcıbay, Saso Fornezzi, Zydrunas Karcemarskas
Sağ Bek - Emmanuel Eboue: İlk haftalarda Fatih Terim dahil hiç kimse onun nerede oynatılması gerektiğini bilmiyordu. Sabri'nin sakatlığının ardından yeni bir yol açıldı ve Eboue tartışmasız bir biçimde sağ beke yerleşti. Eboue savunmadaki güven veren yapısının yanı sıra hücumdaki etkinliğiyle de fark yarattı.
Plaseler: Roberto Hilbert, Ömer Aysan
Stoper - Joseph Yobo: Fenerbahçe'nin son dakikada renklerine yeniden kattığı Yobo olmasaydı bu sezon nasıl geçerdi merak ediyorum. Yanına gelecek futbolcu Serdar Kesimal düzelene kadar bir türlü belli olmayan Yobo buna rağmen çok başarılıydı ve takımının en az gol yiyen 2. ekip olmasında büyük pay sahibiydi.
Plaseler: Tomas Ujfalusi, Aykut Demir, Tomas Sivok
Stoper - Egemen Korkmaz: Egemen Trabzonspor'da da aynı performansı veriyordu ama ulusal medya, gözlerden ırak olduğu için onu bir türlü fark edemiyordu. Fakat bu yıl Carvalhal'in de özel ilgisiyle Egemen Beşiktaş'ın en gözde futbolcusu haline geldi. Şu an ligin en iyi yerli stoperi olduğunu söyleyebiliriz.
Plaseler: Joseph Boum, Hüseyin Tok, Semih Kaya
Sol Bek - Dede: Geldiğinde bu kadar yüksekten oynayacağını hiç düşünmüyordum. Yaşı epey ilerlemişti ve geçen sezonu neredeyse boş geçmişti. Ama beklenenin çok çok üstüne çıktı. Bu yıl sol kanadı onun kadar efektif kullanan başka bir oyuncu olmadı. Takımda tutulacak olması Es Es için büyük kazanç.
Plaseler: Reto Ziegler, Mehmet Sedef, Klukowski, İsmail Köybaşı
Defansif Orta Saha - Felipe Melo: İtalya'da "bidon" seçilip geldiği için burun kıvrılarak karşılandı ama burun kıvıranların unuttuğu şey Melo'nun İtalya'da ve Juventus'ta oynarken "bidon" seçilmesiydi. Ekstra mücadelesiyle taraftarın en sevdiği adam haline gelmesi pek de sürpriz değil. Ayrıca "pitbull" taklidiyle renksiz sahalara renk kattı.
Plaseler: Veysel Sarı, Wissem Ben Yahia, Yiğit İncedemir, J. J. Gosso, Zokora, C. Baroni
Orta Saha - Manuel Fernandes: Bir dönem Carvalhal tarafından kadro dışı bırakılan Fernandes son haftalarda öyle bir performans yakaladı ki Beşiktaş'ı hem yeniden lig yarışına kattı hem de Avrupa'da lider olarak tur atlamasını sağladı. Canı istedi mi hakikaten büyük oynuyor.
Plaseler: Selçuk İnan, Soner Aydoğdu, Uğur İnceman
Orta Saha - Alper Potuk: Skibbe'nin sisteminde hayati bir yer tutuyordu. Ofansif anlamdaki katkısının dışında defansif olarak da ciddi artıları vardı. Takımının ligdeki en az gol yiyen 3. ekip olmasında önemli katkısı olduğunu söylemeden geçemeyiz. Alper yetenekleri ve modern futbola cuk oturan tarzıyla çok iyi bir futbolcu olmaya doğru koşar adımlarla gidiyor, umarım İstanbul'a erken gitmek onu kötü etkilemez.
Plaseler: Andre Moritz, Murat Erdoğan, Randall Azofeifa
Forvet / Sağ - Johan Elmander: Geldiği günden bu yana mücadelesiyle övgü toplamıştı. Haftalar ilerledikçe mücadelenin yanına skorerliği de ekledi ve sezonun en iyi transferlerinden biri haline geldi. Bonservis ödenmeden transfer edilmiş olması onun değerini bir kat daha arttırıyor.
Plaseler: Ricardo Quaresma, Hurşut Meriç, Diomansy Kamara
Forvet - Burak Yılmaz: Nam-ı diğer küçük Cristiano Ronaldo. Ligin sonlarına doğru yaşadığı form düşüklüğünü saymazsak mükemmel bir ilk yarı geçirdi. Aslında form düşüklüğü demek haksızlık, sezona yaptığı inanılmaz girişin ardından sadece bir normalleşme süreciydi yaşadığı. Bunu da son hafta Orduspor karşısında kırdı.
Plaseler: Herve Tum, Mert Nobre, Isaac Promise, M. Eneramo
Forvet / Sol - Pierre Webo: Abdullah Avcı döneminin İBB'sinde fırtına gibi esiyordu. Gerek golleri gerekse asistleriyle daha ilk haftadan kalitesini gösterdi. Onun hakkında modern futbola en yatkın Süper Lig santrforu desek çok da abartmış olmayız. Arif Erdem döneminde eski formunu kaybetse de kalitesi sapasağlam duruyor.
Plaseler: Doka, Nordin Amrabat, Halil Altıntop, Miroslav Stoch, Emrah Başsan, Ozan İpek, K. Grosicki