BIY AD

17 Ocak 2012 Salı

20. Haftadan Kısa Kısa


*Galatasaray-Karabükspor maçı beklediğim gibi bol pozisyonlu, bol gollü geçti. Karabükspor ilk dakikada yakaladığı pozisyonu gol yapsa sonuç değişir miydi, pek sanmıyorum. Özellikle hücumda fena mücadele etmediler ama savunma yol geçen hanı olunca ve kırmızı kart gelince 5-1'lik sonuç kaçınılmaz oldu. Bülent Korkmaz düşündüğüm oyuncuları -1 stoper, 1 santrfor- alırsak işimiz kolaylaşacak demiş. Ben şu kadarını söyleyeyim, tren kaçmak üzere acil galibiyet şart. Hep dediğim gibi Galatasaray ligin en formda takımı ve 1 numaralı şampiyonluk adayı. Yine de bu maçta verilen pozisyonlar pek iyiye işaret değil. Bu durumu daha çok Galatasaray'ın rakibini küçümsemesine bağlıyorum.

*Ankaragücü erken gol yerse toparlanması çok zor olacak bir takım. Nitekim Sivasspor kapıyı 14'te açtıktan sonra bir daha Ankaragücü'nün kendisine yetişmesine müsade etmedi ve net bir sonuçla maçı kazandı. Sivasspor iyi bir takım ve play-off adaylarımın tepesinde yer alıyor. Ankaragücü'nün yaşadıkları 2 gündür yine medyanın gündeminde. Islak forma "ayıbı" nihayet çözülmüş. Ama şimdi Aydın, Bora Körk ve Ergin'in ayrılması tehlikesiyle karşı karşıyalar. Onlar adına işler gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.

*Cuper, Orduspor'a yavaş yavaş alışıyor. Cuper'in takımı kupa dahil oynadığı 4 maçta 2 gol atıp bir gol yedi. Henüz hiç mağlubiyet tatmadı. Oynanan futbol da gün geçtikçe gelişiyor. Gördüğüm kadarıyla transfer döneminin son günlerini de iyi kullanıyorlar. Barcelona altyapısında yetişmiş Javito ve son anda bir aksilik çıkmazsa Hasan Kabze'yi transfer ettiler. İlerleyen haftalarda daha iyi olacaklardır diye düşünüyorum. Arif Erdem takımın savunma kurgusunu bir türlü oturtamadı. Her hafta 11'inde değişiklikler yapıyor ve bu da şekilde görüldüğü üzere iyi sonuçlar vermiyor. Neyse, İBB için ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

*MP Antalyaspor hep bahsettiğim gibi enteresan bir takım. 8. haftada 2-2 biten Trabzonspor maçından sonra deplasman golü atamamıştı. Nihayet bu şanssızlığı kırdı ve 2. haftadaki Kayserispor deplasman galibiyetinden sonra ilk deplasman galibiyetini elde etti. Yine de Antalyaspor'a istikrarlı bir performans için hala güvenmiyorum. MİY çöküş evresinde. Bir de buna rağmen Nobre'yle yolları ayırmaya kalkıyor. Aslında MİY'in sorunu Nobre'den öte Ben Yahia. Onsuz galibiyeti bırakın puan almayı bile başaramadılar.

*Burak hakikaten insan değil. Bazen takımından fazla gol atacak diye korkuyorum. Bir de kendini atma huyunu bıraksa süper olacak ama şimdilik bu kusuru görmezden gelmemiz için pek çok sebep sunuyor bizlere. Ayrıca Olcan, şu ana dek gerçekleştirilen kış transferleri arasında en faydalısı. Ona verilen 3.250 mio Avro kesinlikle fazla bir rakam değil. Gelelim Samsunspor'a. Artık Petkovic'le olmayacağına eminim. Petkovic Süper Lig'e "yabancı" bir teknik adam ve o ısınıncaya kadar lig bitecek. Samsun'u lige çıkartan Hüseyin Kalpar'la yola devam etseler şu ana dek en az 20 puan toplayacaklarına eminim. İşleri bundan sonra hiç kolay değil. Haftaya Ordu maçı tam bir kilit olacak.

*Beşiktaş son dönemde klasiği olduğu üzere iyi bir ilk yarının ardından kötü bir ikinci yarı oynadı ve biraz da şansının yardımıyla Bursaspor'u 3-1 geçmeyi başardı. Rüştü'nün çok tartışılan pozisyonu ve Ozan İpek'in 3. golden önce kaçırdığı karşı karşıya maçın kırılma noktalarıydı. Birkaç haftadır Mustafa Pektemek yeni Ahmed Hassan mı diyordum, galiba öyle. Eğer onu 11'de santrfor olarak oynatmayacaksanız yedek kulübesinde oturup ciddi bir alternatif oluştursun çok daha iyi. Bursaspor'u doğrusu beğendim. Gol yollarında sıkıntı sürüyor ama artık 3. bölgeye daha rahat ulaşıyorlar. Pinto umarım iyi çıkar, onda da zarar ederlerse vaziyet kötü. Bu arada Turgut Doğan-Bursaspor transferi nihayet bitti deniyor. Resmi imzayı görmeden inanmam.

*İlk yarı Kayserispor, ikinci yarı Gaziantepspor pozisyonlar yakaladı ve maç bu adilliğe uyarak 1-1 berabere sonuçlandı. İşin aslı Kayserispor ilk yarıda 2-0, 3-0 gibi bir sonuç yakalayabilirmiş ama sahneye bir kez daha Karcemarskas çıkmış. Bu arada Biseswar Kayseri'nin yeni Amrabat'ı olacak gibi. Tabii önce zamana ihtiyacı var. Gaziantepspor ikinci yarıda toparlanmış ve beraberliği yakalamış. Bu puan onlar adına kazanç, Kayserispor adına kayıp. Ama iki takım da bana göre hayal kırıklığı.

*Fenerbahçe Alex'siz son zamanların en hızlı futbolunu oynadı ama topu çizgiden geçirmeyi bir türlü başaramadı. Son dakikadaki şans golü olmasa çok mühim bir 2 puanı Manisa'da bırakacaklardı. Fenerbahçe'de Stoch ve Caner'in performansı oldukça etkileyiciydi. Özellikle Caner hem hücumda hem savunmada maçın oyuncusu oldu. Alex gelince Stoch, Caner, Alex dizilişi nasıl olacak merak ediyorum. Manisaspor orta sahada oyunu derleyip toparlayacak bir oyuncuyu fazlasıyla aradı. Murat Erdoğan ile Mehmet Güven olmayınca oyunu çift yönlü yönlendiremediler. Takım savunmacılar ve hücumcular şeklinde ikiye ayrıldı. Son dakikaya dek sonucu korumaları bir şanstı ama son dakikada gelen kendi kalesine golle şans verdiklerini fazlasıyla geri aldı. Manisaspor 1-1'i getiren golden sonra Murat ile yakaladığı pozisyonu değerlendirse çok farklı ve beklenmedik bir skor ortaya çıkabilirdi.

*Gençler-Eskişehirspor maçı hakkındaki yorumumsa şurada ikamet etmekte.

Haftanın Kare Ası

Kupa As: Johan Elmander(Galatasaray)
Sinek As: Caner Erkin(Fenerbahçe)
Karo As: Burak Yılmaz(Trabzonspor)
Maça As: Ergün Teber(Gençlerbirliği)

1 yorum:

Muratonovic dedi ki...

Ergün Teber mi ? Stadda izledim maçı canlı olarak.. Ergün maçın en kötüsüydü resmen.. Soldan iki bindirme yaptı diye mi kare ası oldu.. İki bindirmesinin dışında olumlu hiç bir hareketi yok.. Maç boyunca pas hatası yaptı, arkasına adam kaçırdı vs.

İlle birisini yazacaksanız o maçtan kareasına, Herve Tum yazın.. Adam 33 yaşında yeniden doğdu resmen..