* Beşiktaş maçları 2 haftadır çok tartışmalı geçiyor. Geçen hafta Rüştü'nün topu yanlışlıkla içeri sokmasından sonra bu hafta Cenk filelere giden topu içeriden çıkardı ama yan hakem olayı süzemediği için gol güme gitti. Bu dakikaya kadar Antalyaspor üstünlüğünde giden maç birden şekil değiştirdi ve Beşiktaş bu sezon belki de ilk kez ilk yarısından daha iyi bir ikinci yarı oynadı. Ankaragücü deplasmanı Beşiktaş için ne kadar büyük bir ekstra kayıpsa bu 3 puan -oyuna da bakınca- o derece ekstra bir kazanç. Maçın en kötü olayı muhakkak ki Sammy'nin ayağının kırılması. Kaleyi devraldığından beri sadece 1 gol yedi diyerek nazar değdirdik.
* Kış transferinin en başarılı hamlelerinden biri kuşkusuz Marek Sapara. Olcan'ı bırakan Gaziantepspor, Sapara'yı almasaydı eğer çok daha kötü günler geçirebilirdi. Ayrıca Gaziantepspor'da ilk devrenin formsuz ismi Cenk Tosun geri dönüş sinyalleri veriyor. Cenk kendini bulursa neler yapabileceğini siz zaten biliyorsunuz. Mersin İdman Yurdu'nda tüm aksilikler üst üste geldi ve gelmeye devam ediyor. Bu maçta özellikle 2. yarıda çok pozisyon buldular ama atamadılar. Orta sahadaki boşluk onların canını fena yakıyor. Bir de Nobre'nin aklının başka yerlerde olması.
* İBB-Manisa maçı öyle bir başladı ki direkt olarak geçen haftaki Manisaspor-Fenerbahçe maçını sorgulamaya başladık. İBB 10-19. dakikalar arasında tam 3 gol buldu ve neredeyse bir o kadarını kaçırdı. 3-0'ın verdiği rahatlık az kalsın başlarına bela açacaktı ama Arif Erdem, stratejik açıdan çok önemli bu maçı kazanmayı başardı. Manisaspor'da en büyük şaşkınlığım Ahmet İlhan'ın yedek kulübesinde maça başlamasıydı. Ahmet İlhan sevgim malum, bunu subjektif bir yorum olarak görebilirsiniz ama takımdan Joshua Simpson, Yiğit İsmail Gökoğlan ayrılmışken sıra Ahmet'e nasıl gelmez merak ediyorum. Neyse, Kemal Özdeş yanlıştan çabuk döndü ve onu oyuna aldı. Maç da 3-2'ye geldi ama Manisaspor'un gereksiz ve aşırı telaşı 3-3'ün önüne koca bir engel çıkardı. Bu arada şunu söylemek şart, Kemal Özdeş bu ligin en efendi teknik direktörü. Hem de açık ara.
* Yunan bir oyuncunun Türkiye'de gol atması elbette ilgi çekici bir durum. Angelos Charisteas Yunan futbolunun Hakan Şükür'üyse Theofanis Gekas da Oktay Derelioğlu'sudur. İşte Samsunspor böyle önemli bir oyuncuyu kadroya dahil etmeyi başardı ve kritik Orduspor maçında meyvesini topladı. Samsunspor'un en büyük problemi topu 3. bölgeye taşıyamamaktı. Bu maçta da sıkıntıyı tam olarak yenemediler ama top 3. bölgeye indiği zaman onu kaleye vuracak iyi bir forvete sahip olmanın avantajını yaşadılar. Fanis Gekas ile Ekigho Ehiousun ileride iyi anlaşacak gibi. Eğer uyum sürerse Samsun için büyük kazanç olur. Bance, Zenke, Ekigho ve Gekas. Samsunspor'un uluslararası standartta sayılacak 4 forveti var ama hala küme düşme hattında. Bu işte bir yanlışlık var. Orduspor fena mücadele etmedi ama pozisyon yakalayamadı. Yakaladıklarını da Ertuğrul uzaklaştırmayı başardı. Yeni transferler Hasan Kabze, Bruno Mezenga ve sakatlıktan dönmesi beklenen Fatih Tekke Orduspor rotasyonuna dahil olunca daha iyi sonuçlar alacaklarını düşünüyorum.
* Sivasspor Bursaspor'u yenerek ilk 4 yarışına resmen dahil oldu. Grosicki ve Eneramo başta olmak üzere o kadar sağlam ve en önemlisi uyumlu bir hücum hatları var ki bu başarı sürpriz değil. Hep eleştirilen Rıza Çalımbay'ı şimdi övme vakti. Bursaspor kısır oyuna devam ediyor ve edecek gibi gözüküyor. Yeni transfer Pinto'yu çok detaylı izleyemedim. Konuşmak haksızlık olur. Gelelim çok konuşulan penaltıya. Öncelikle şunu söylemek gerek Carson'un yaptığı İngiltere milli takımında oynamış, Premier League havası solumuş bir oyuncuya yakışmadı. Hakemin kararı doğru ama oyunun genelinde tartışılacak epey durum var.
* Fenerbahçe'nin futbolu Manisa karşısındaki kadar tatmin edici olmasa da alınan skor çok daha ötelerdeydi. Oyunu 3 bölüme ayırabiliriz. Navarro'nun hatası ve ilk gol-Kayserispor ağırlığında geçen ama bal üretmeyen kısım-Alex'in penaltı vuruşu. Bu üç bölümde oyun tamamen biçim değiştirdi ve çok rahat bir biçimde Fenerbahçe'ye geldi. Stoch'un Fenerbahçe'de yavaş yavaş hak ettiği değeri bulması sevindirici. Mevcut kadroda Alex'in tahtını devralabilecek tek futbolcu o. Kayserispor'un sorunu biraz daha mental. Yönetim kurulundan başlayarak kulübün amacını en başından net bir biçimde ortaya koymalılar. Yoksa şimdi olduğu gibi kafa play-off oynayalım, ayaklar kümede kalsak yeter diyen bir takım ortaya çıkıyor. Bu arada Navarro çok büyük bir hatayla gol yedi ama bence üstüne düşülmesi gereken bir kaleci. Belli ki yetenekli bir eldiven.
* Ankaragücü'nü küçümseyen takım tokadı yer. Mersin ve Beşiktaş yedi, Gençlerbirliği direkten pardon Ramazan'dan döndü. Gençler özellikle golü bulduktan sonra çok rölanti oynadı. Özellikle Yasin Öztekin'le farkı açacak fırsatları yakaladılar ama bulamayınca Ankaragücü'nün direnci arttıkça arttı. Ve son dakikada Serol'un çektiği şut maçın kırılma noktası oldu. 3. ligden, Ankara Demirspor'dan kiralık dönen bu oyuncu belli ki iyi şutlara sahip. Kalan haftalarda dikkat etmek gerek.
* Galatasaray çift forvetsiz olmayacak. Bence bu, dün akşam net bir şekilde ortaya çıktı. Yine bana göre ortaya çıkan başka bir şey daha vardı: Baros'un sık sakatlandığını göz önüne alırsak Galatasaray'ın önceliği Shakiri değil bir "santrfor" olmalı. Çünkü Elmander, yanında ona koşu alanları açan bir santrfor olmayınca orta saha oyuncusu gibi kalıyor. Bir de şunu söylemem gerek. Eboue'nin gidişi sağ bekte oynadığı büyük rolü ve alternatifsizliğini gösterdi. Ama bana göre bir de Hakan Balta'nın değerini ispatladı. Eboue'nin gidişiyle sağ bek bu kadar çökerken Hakan Balta'nın istikrarına şapka çıkarmak gerek. Ersun Yanal kendi Eskişehirspor'unu yavaş yavaş kurmaya başladı. Dün akşam gördük ki savunma ve orta saha oturmuş. Yalnız hücum hattında sıkıntılar var. Tello, Batuhan ve Kamara kordinasyonsuzluk içinde. Orta sahada onları besleyen eski formundaki bir Alper de olmayınca ilerideki bu üçlü kendin çal, kendin oynadan başka bir şey yapamıyor. Eskişehirspor bunu oturttuğunda Skibbe'nin son dönemlerindeki formuna geri dönebilir.
Haftanın Kare Ası:
Kupa As: Luton Shelton(Kardemir Karabükspor)
Sinek As: Theofanis Gekas(Samsunspor)
Karo As: Miroslav Stoch(Fenerbahçe)
Maça As: Diego Angelo(Eskişehirspor)
5 yorum:
MİY'nin en değerli ortasaha oyuncusu şu an Afrika Kupası'nda bunun sıkıntısını fazlasıyla çekiyor. Ayrıca Nobre artık iştahlı değil. Keza Nduka da o ligin başındaki adam değil. Takımın en büyük problemi ise sağ bek. Sağ bek e acilen bir adam alınması lazım. Uğur Uçar'ı alacaklardı ama ne olduysa oldu ve gelmedi. Şimdi iyi bir sağ bek bulmak zorunda MİY. Takımın en zayıf yeri orası çünkü.
"direk" olarak değil "direkt" olarak ya da kasmayıp türkçesi "doğrudan"
Nduka bende çok hayal kırıklığı yarattı Murat. Misal Tonia Tisdell o sıkıntılı Ankaragücü'nde bile iyi işler yaptı ama Nduka kendini hiç gösteremedi. Joseph Boum'sa en beğendiğim adam. Uğur Uçar'ı Karabük aldı, daha oynatmadı. Wissem Ben Yahia hakikaten çok mühim bir eksik.
Düzeltiyorum adsız, dalgınlık.
Excellent blog.
Fancy the content I have seen so far and I am your regular reader of your blog.
I am very much interested in adding http://www.uzunpaslar.com/ in my blog http://southafrica-2010-fifa-worldcup.blogspot.com/.
I am pleased to see my blog in your blog list.
I would like to know whether you are interested in adding my blog in your blog list.
Hope to see a positive reply.
Thanks for visiting my blog as well !
Waiting for your reply friend !!!!!
Hi Megaan, I added your blog url in my blog list.
Yorum Gönder