2. devrenin başından beri iyi işler yapan, kış transferinde futbolun doğrularına imza atan iki takım Karabük'te kaderlerini çizecek bir maç için sahaya çıktı. Ligin bitimine daha 9 hafta olsa da buradan alınacak 3 puan, galibiyet çıkartacak takımı hem çok morallendirecek hem de puan açısından oldukça rahatlatacaktı. Sonuçta kazanan Süper Lig'in 7. en iyi iç saha takımı Kardemir Karabükspor oldu.
Son zamanlarda "kader"in bu kadar etkili olduğu bir maç hatırlamıyorum. Kardemir Karabükspor'un esame listesinde İlhan Parlak'ın yerine Güven Varol'un ismi yazıyordu. Güven sağ bek / ön libero tarzında bir futbolcu ve eğer oynasaydı İlhan kadar ofansa destek olamayacaktı. Güven'li kadroya göre hücum hattında diziliş bana göre şöyle olacaktı: Sarp, Kağan, Güven - Cernat, Mehmet Yıldız, Shelton. Ama Güven yerine İlhan 11'e girince diziliş şöyle oldu: Sarp, Kağan, Cernat - İlhan, M. Yıldız, Shelton.
Şimdi ilk golü hatırlayın, Cernat ceza sahasının dışında topu kafayla arkaya doğru indirdi topu Mehmet Yıldız kaptı ve İlhan işi bitirdi. Eğer Güven 11'de olsa Cernat belki sağ açıkta top bekliyor olacak, Yıldız'a o top hiç gelmeyecekti.
Belki abartıyorum, belki Bülent Korkmaz'ın aklındaki diziliş benim yukarıda yazdığım gibi değildi ama bunlar sahadaki "kader"in varlığını engelleyemez. Hele son 10 dakika. Maçın tartışmasız kahramanı Mehmet Yıldız penaltı yaptırır ve topun başına geçer. Bu sırada teknik direktör Bülent Korkmaz kenardan "Birol atsın", "Birol atsın" diye kendini yırtar. Ama Mehmet Yıldız topun başına geçip penaltıyı kaçırır, daha doğrusu kaleci Ertuğrul kurtarır. Ardından Samsunspor'un "şans" yardımıyla golü gelir. Baskılar iyice artar. Son dakikada Zenke sağ çaprazdan ceza sahasına girer, kaleciyle karşı karşıya kalır ama son bir hamleyle şut kaleye değil de kornere gider. Maç da böyle sonuçlanır. Soruyorum, bu da mı ofsayt?!
Maça romantik düzlemde değil de futbolun gerçekleri içerisinde baktığımızda Karabükspor'un akıllı oynayan, Samsunspor'un yürekli fakat ne yapacağını fazla bilmeden performans gösteren taraf olduğunu görüyoruz. Samsunspor oyunun genelinde hakim olan taraftı. Topla oynama oranlarında, pozisyonlarda üstün oldukları söylenebilir ama işin gerçeği baskılı oynamalarına rağmen son dakikalar hariç fazla pozisyona giremediler.
Giremediler çünkü Bülent Korkmaz rakibini gerçekten çok iyi etüt etmişti. Orta sahadan forvete topu aktarma sıkıntısı yaşayan Samsunspor'un Gekas'la olan bağlarını koparttı. Soldaki Ekigho'yu etkisiz hale getirdi ve tek silah Serdar Özkan durumuna geldi. Serdar Özkan ve orta saha tehlike yaratabilecek birkaç akın geliştirse de son top gelmeyince pozisyonlar eriyip gitti. Bunların akabinde gelişen ataklarda Karabükspor 2-0 öne geçti.
Bülent Korkmaz, Orkun'la yaşananları bir kenara atarsak K. Karabükspor'da çok başarılı işler yapıyor. Öncelikle sorunu teşhis edip derhal neşter vurması çok önemliydi. Takımın sorunu zayıf kadrosu ve buna karşılık kimi mevkilerde oyuncu şişkinliğiydi. Korkmaz çekinmeden harekete geçti, şişkinliği giderdi, imkanlar dahilinde transferler yaptı. Yapılan transferleri isim bazında tartışırım ama kadroya takviye şarttı, bu tartışılmaz.
Samsunspor bazı hamleler için geç kaldı. Ama bana göre hala ortada bitmiş bir şey yok. Oyunları umut veriyor, her maçı kazanabilecek güçteler. En büyük dezavantajları bundan sonraki tüm maçlarını final havasında oynayacak olmaları. Şu an 20 puanları ve içeride oynayacakları 5 karşılaşma var. 5'ini de alabilirlerse -ki olmayacak şey değil- 35 puan yaparlar. Deplasmandan gelecek 2-3 puan onları ligde tutar. Tabii Samsunspor'un işi Karabükspor'a göre çok daha zor. En büyük zorluksa üzerlerindeki büyük psikolojik baskı olacak.
Şu anki oyun ve performansları ayrıca son dönemde yapılan yönetimsel hamlelerle bu iki takım küme düşmeyi hak etmiyor. Ama cümledeki "şu anki" kısmına çok dikkat edin. Peki kim hak ediyor derseniz, ona da verecek cevabım yok.
Ve son olarak, Karabük'ten dönüşte kaza geçiren Samsunspor kafilesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Önemli olan can sağlığı!
0 yorum:
Yorum Gönder