BIY AD

4 Mart 2012 Pazar

Orta Sahalara Yer Yok


Beşiktaş 1 oyuncu haricinde alışılagelmişin dışında bir savunma hattıyla sahaya çıktı. Sağ bekte İbrahim Toraman, sol stoperde Sidnei ve sol bekte Ersan Gülüm zorunluluktan forma şansı yakalayan isimlerdi. Savunmaya genel olarak baktığımızda beklerin stoper özellikli olduklarını gördük. Özellikle Ersan sakatlıktan yeni çıkmış olmanın da verdiği zayıflıkla neredeyse hiç hücuma katılmadı. Toraman ilk yarıda hücuma çıkmakta arzuluydu ama tehlike yaratabilecek ortalar yapamadı. Sidnei de ağırlığının maç boyunca ceremesini çekti. Sezonun Beşiktaş adına en iyi futbolcularından olan Sivok'sa bu kaotik savunma hattı içerisinde en vasat maçlarından birini oynadı.

Trabzonspor çok ofansif bir 11'le İnönü'ye çıktı. Sağ açıkta Volkan, ortada Adrian, sol açıkta Olcan, önde Burak ve merkez orta sahada Colman sürekli hücumu düşünen bir görüntüdeydi. Beşiktaş ağır ve birbirine alışmamış oyuncularına rağmen savunmayı önde kurmayı düşününce Trabzonspor'un bu gol 5'lisine büyük bir fırsat tanımış oldu. Gerek ilk yarıda gerekse ikinci yarıda Volkan Şen sağ kanadı çok etkili kullandı. Bana göre Trabzonspor'daki en iyi maçını oynadı. Olcan beklediğimin altındaydı ama yine de etkili oldu. Burak'ı zaten anlatmaya gerek 30. golüne ulaştı. Trabzon hücum hattında eleştireceğim tek oyuncu Adrian. Hatrı sayılır bir bonservisle Trabzonspor'a gelmişti ama sanırım olmayacak. Umarım bonservis bedeli boşa gitmez.

Çok zevkli fakat kalitesiz bir maçtı. Neredeyse 90 dakikanın tamamında orta saha diye bir kavram iki takımda da yoktu. Savunmadan çıkan her top hücum oyuncularına geliyordu. Tabii böyle bir oyunda hücumcu sayısı ve yaptıkları büyük önem taşıdı. Trabzonspor 5 hücumcuyla oynarken Beşiktaş'ta Fernandes, Almeida ve Quaresma dışında gole dönük oyuncu yoktu. Bu üçlü beklenen etkiyi de veremeyince Beşiktaş neredeyse doğru düzgün şut çekemeden maçı tamamladı.

Beşiktaş'ta işlerin kötü gittiğini görmek için kulübün içinde olmaya gerek yok. Futbolcuların bölünmüşlüğünden dahi bunu anlayabiliyorsunuz. Artık cepheler çok belirgin ve sert. Belki de Quaresma Beşiktaş kariyerinde en az topla oynadığı karşılaşmayı çıkardı Trabzonspor'a karşı. Bu bir mesaj olabilir. Beşiktaş'ın kurtuluş yolu Avrupa'da başarılı olmaktan geçiyor. Braga'yı elemek önemli bir işti. Atletico Madrid'e karşı bir zafer gelirse tüm sıkıntılar unutulabilir. Fakat bu hiç kolay gözükmüyor.

Trabzonspor bu maçta çok pozisyon yemedi ama bunda Beşiktaş'ın katkısı, Trabzonspor savunmacılarının başarısından daha büyüktü. Trabzonspor geride hala çok güvensiz duruyor. Ve Zokora, Afrika Uluslar Kupası'ndan daha dönemedi. Bu maçta verilen az pozisyon Trabzonspor'u yanıltmamalı çünkü Beşiktaş gerekli hücum opsiyonlarını bir türlü yaratamadı. Sözün özü Trabzonspor savunması hala sallanıyor. Ama hücumu çok daha iyi durumda.

Bu sonuçla birlikte Avrupa Ligi play-off'u ile Şampiyonlar Ligi play-off'u arasındaki saflar iyice sıklaştı. Son beş haftada 5-8 arasından istikrarlı performans gösteren bir takım çıkarsa Beşiktaş ya da Trabzonspor'u saf dışı bırakması sürpriz olmaz.

Burak Yılmaz'a ayrı bir paragraf açmak lazım. Golü adeta kokluyor. Tam 30 gole ulaştı. Uzun zamandır böylesi güçlü bir santrfor performansı izlememiştik. Umarım şansını doğru bir takım ve doğru zamanla Avrupa'da dener.

Seyircisiz maçları kadın ve çocuklara açmak, bana göre son 10-15 yıldaki tüm Türkiye Futbol Federasyonları arasında yapılan en doğru iş. Çok uğultu çıkması, zaman zaman kadınların da küfür etmesi geyik konusu oluyor ama bu spor halka doğru ilerleyecekse, biraz daha ferahlayacaksa maçları kadın ve çocuklara açmak neden kötü olsun. Tamam kadınlar da bazen küfür ediyor ama "erkekler kadar mı" sorusunun cevabı tabii ki belli hem tek mesele küfür değil ki! Küfüre takmak, geneli gözden kaçırıp detaylarda boğulmakla eş değer.

0 yorum: